4 deyişle iyi tavsiye

#4 Doğru kaynaklar edinin #5 İnternetten faydalanın. Tabii ki, bilişim çağında olduğumuzu göz önünde bulundurursak, tüm bu klasik yöntem ve materyallere ilave olarak, internetin sunduğu sınırsız olanaklardan da yararlanmanız olmazsa olmazlar arasında yer almaktadır. BlueStacks 4 ile Rise of Kingdoms Oynayın . Aslına bakarsanız, tüm bu uzmanlıkları dört ana grupta toplamamız mümkün: Saldırı: Hasar verenler – okçu, piyade, lider, pişirici, süvari, etkisizleştirici ve kuşatma.; Savunma: Tanklar, yani Savunucular.; Destek: Toplayıcılar ve destekçiler, yani Şifacılar.; Diğer bir deyişle, RPG oyunlarından aşina olduğumuz klasik tank ... Üniversite Öğrencilerine 10 Mühim Tavsiye ... İyi Niyetler. Allah’a inancınız samimi olmalı, ve davranışlarınız O’nun rızasını kazanmaya yönelik olmalı. ... zararlı diğer bir deyişle benzeşmeyen hayatlarına dahil olmuş bulabilirsiniz. Daima Peygamberimizin sallallahu aleyhi ve sellem şu sözlerine kulak verin: Gurme Baba Mart 4, 2018 Yillarin mekani ve yillarin degismyen lezzeti ankara sarma gercekten 10 numero mart 2018 kocaman ankara sarma pasta versiyonu 34₺ en az 6-8 kisilik afiyet olsun. HTE Haziran 12, 2019 Mutlu Bir Kariyer İçin Darius Foroux’tan 4 Tavsiye Ecem Bölük , 1 sene ago 0 3 min read Girişimci, yazar ve podcast yayıncısı Darius Foroux’un kendi deneyimleri üzerinden, mutlu ve tatmin edici bir kariyer isteyenlere 4 tavsiyesi var. Daha mutlu bir kariyer için gelin tavsiyeleri inceleyelim. Bebeğinizi Sıcak Tutmak İçin 4 İpucu. Bahsettiğimiz gibi bu sorunun çözümü bebeğinizi battaniyeye sarmak ya da onu süreki kapalı alanda tutmak değildir. İşte bebeğinizin üşümediğinden emin olmak için 4 tavsiye. Annelik korkularına ve çocukluk hastalıklarına veda edin! Seni doyuruyorum, sana bakıyorum, seni koruyorum. Taşınabilir oyun konsolları, bir başka deyişle el oyun konsolları, oyun dünyasının her döneminde popüler olmayı başarmış ve kullanıcıların ihtiyaçlarına yanıt veren cihazlar olmuşlardı. Günümüzde PlayStation ve Xbox kadar olmasa da yine popüler olan Nintendo Switch, bunun en son örneği olarak karşımıza çıkmıştı. İlk ve 4 K monitörler ve o geldiğinde kabul edilmiştir en önemli teknik aynı zamanda kullanıcı en iyi alır ve sanatın devlet işlemek bu konuda diğer bir deyişle sadece temel alınarak yüksek çözünürlüklü aynı zamanda yapar emin iyi süreç bu nedenle bu konuda üretilen kesinleştirir. b. fiyat farkı 2020 yılı kripto para birimleri için olaylı bir yıl oldu. Bazıları son derece iyi iş çıkardılar, bazıları ise yıl başından beri negatif fiyat hareketi gördü. İyi iş çıkaranlar arasında, yıl içinde daha da iyisini yapma şansı daha yüksek olanlar var. Bu yazımızda ... Şişkinlik ve gaza karşı 4 tavsiye! ... ne kadar iyi çiğnerseniz sindirilmesi o kadar hızlı olacaktır. Ayrıca iyi çiğnemek mide ve bağırsakların daha az yorulmasına yardımcı olur. ... Diğer bir deyişle lif yapısını tamamen koruyan çiğ besinler yerine, ön pişirme, pişirme ile yumuşatılmış yemekleri tercih etmek ...

İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]

2020.08.09 01:08 karanotlar İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]

Sibel ÖZBUDUN ,
AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.
İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ[*]
“burada daha ne kadar öleceğim?
yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak
bulutu haraca kestiğiniz yerde?”[1]
AKP’nin ayağı İstanbul Sözleşmesi’ne fena dolandı. İktidarının henüz “demokrasiyle barışık”, “AB hedefinden kopmamış”, seçmen desteğinin yüzde 50’lerde seyrettiği günlerde hazırlanmasına nezaret edip Türkiye’nin ilk imzacısı olmasını sağladığı “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı parti çeperlerinden kopan “Kabakçı Mustafa İsyanı” ile karşı karşıya.
Şu sıralar bayraktarlığını Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’ın yaptığı “İsyan”, AKP etrafında kümelenen tarikat ve cemaatlerden, Akit ve Yeni Şafak yazarlarına, MÜSİAD erkânından, cep telefonunda Tayyip Erdoğan’ın özel numarası kayıtlı “hatırlı” kişilere, İslâmcı camia içinde yaygın bir destek bulmuş gözüküyor.
Türkiye Düşünce Platformu tarafından hazırlanıp Mayıs 2020’de Cumhurbaşkanına sunulan, imzacıları arasında “ağır toplar” bulunan “İstanbul Sözleşmesi’ne Yönelik Hukuki ve Psikososyal Değerlendirme Raporu” “isyan”ın “Manifesto”su niteliğini taşıyor. Murat Yetkin’in listelediği hâliyle, “Platformun ‘Yüksek İstişare Kurulu’ üyelerinden oluşan imzacılar arasında Cumhurbaşkanının Başdanışmanlarından AKP eski Artvin Milletvekili İsrafil Kışla var örneğin, MÜSİAD’ın kurucu başkanı, ‘İslâmi burjuvazi’ tezinin müellifi Erol Yarar var. Tanıtmaya gerek olmayan bir isim Emine Şenlikoğlu. Abdurrahman Dilipak’ı da tanıtmaya gerek yok, Akit yazarı. Taşkın Koçak da Akit yazarı. Hasan Çetinkaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul İmam Hatip Lisesinden hocası. Yusuf Ziya Kavakçı, hâlen Türkiye’nin Kuala Lumpur Büyükelçisi Merve Kavakçı ve AKP Milletvekili Ravza Kavakçı Kan’ın babaları. Resul Tosun da eski AKP Milletvekili, Yeni Şafak yazarı. Ve Raşit Küçük, Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi Başkanı. Adeta rüya takımı.”[2]
Dediğim gibi, bu “rüya takımı”nın İstanbul Sözleşmesi’ne karşıtlığı, cemaat-tarikat müdavimi tabanda ciddi bir karşıtlık buluyor. “Ne yani, bize serkeşlik eden kadınlarımızı, gözü dışarıda kızlarımızı (Kur’an’da yeri olmasına rağmen) ıslah edemeyecek miyiz?” ya da “Sözleşme eşcinselliği özendiriyor”dan başlayıp, “Bu sözleşmeyi hazırlayan Batılı çevrelerin hedefi, bizim (Müslüman) kültürümüzü, aile yapımızı vb. yok etmektir; alkolizm onlarda, eşcinsellik onlarda; onlar kendilerine baksınlar”a dek uzanan bir homurtular bulamacından beslenen bir zihniyet dünyasından. Ve bununla rezonans içinde.
“İsyancılar”ın itirazları birkaç noktada odaklanıyor:
  1. Sözleşme, feminist bir kategori olan(?) “toplumsal cinsiyet” kavramı üzerine temellenmekle, cinsiyet görüngüsünü “toplumsal/ kültürel olarak belirlenen bir hâle indirgiyor, bir başka deyişle, “fıtrat”ı es geçiyor.
  2. Şiddeti yalnızca erkekler tarafından, yalnızca kadınlara uygulanan bir olgu olarak sunarken, bir yandan da onu “psikolojik, fiziksel, ekonomik, cinsel” veçheleri olan çok geniş kapsamlı bir olgu olarak belirsizleştiriyor.
(“Psikolojik şiddet, kavramı çok geniş bir kavram. Erkeğin sesini yükseltmesi, sinirlenmesi, kızdığı zaman ters ters bakması ya da ağır bir söz söylemesi… hepsi bunun içine dahil. Kadın bunları kocasına yaptığında psikolojik şiddet sayılmıyor fakat erkek kadına yaptığında şiddet oluyor. Dünyanın en ikiyüzlü ve adaletsiz sözleşmesi bu olsa gerek.
Ayrıca özgürlüğünü kısıtlamayı özellikle belirtmişler. Erkek karısına ‘nereye gidiyorsun?’ diye sorsa ya da karısının gitmesini istemediği yer olsa suç oluyor. Erkek karısının gittiği geldiği yere karışamaz bu sözleşmeye göre. Fakat kadın kocasının gittiği geldiği yerleri karışabilir, erkeğin ailesi ile görüşmesine problem çıkarabilir, bunlar suç sayılmaz.”[3])
  1. Öte yandan, kadınların aile içinde şiddet görmesine neden olan etkenler (ki “red cephesi” bu meyanda neredeyse münhasıran “alkolizm”i vurguluyor) üzerinde sözleşmede hiç durulmuyor. Bundan zımnen çıkan sonuç, aile içi şiddet, Sözleşmede tanımlandığı üzere erkek ile kadın arasındaki eşitsizlikten kaynaklanan bir sonuç değil, her seferinde tekil ve özgül bağlamında ele alınarak çözümlenebilecek bir durum. (Akıllardaki “çözüm”, tabii ki kadının alttan alıp erkeğin suyuna giderek onu yatıştırması… Bu bağlamda Çorum Müftülüğü’nün kocasından şiddet görme kaygısını dile getiren kadına “Çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözersiniz. Akşam sevdiği şeyleri yapın, çayın yanında sakince konuşun”; veya “ ‘Nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. Suçlayıcı dille konuşmayın. ‘Nasıl istiyorsun, bilemedim. Bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun” yollu nasihat etmesi, Niğde Müftülüğü’nün ise, “Şiddet göstermesinin sebebi ne? Erkeğin eşinden beklediği nedir? Akşam geldiğinde güler yüz, yemeğinin hazırlanması… Elinden geleni yapmana rağmen yaranamıyorsan farklı şeyler olabilir. Başka ilişkisi olabilir mi?”[4] yollu fişteklemesi boşuna değil…)
  2. Bu bağlamda, Sözleşme’de şiddet gören kadınlara arabuluculuk, hakemlik vb. girişimlerin kesin bir dille reddedilerek kadının korunmasına yönelik önlemleri vurgulanması, gerideki “sinsi” “aile birliğini bozma” niyetini ifşa ediyor. Oysa “bizim” kültürümüzde aile kutsaldır ve her ne pahasına olursa olsun, korunması gerekir. Milli Gazete yazarı Şakir Tarım’a göre, örneğin, İstanbul sözleşmesi “Türkiye’nin bekasına yönelmiş en büyük tehdittir”. Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklı ise “İthal kanunlarla aile yaşatılamaz. Sözleşme iptal edilmeli, kendi dinimizi, inançlarımızı, örf ve adetlerimizi esas alan adaleti sağlayacak, ve aileyi yaşatacak düzenleme yapılmalı”dır. Saadet Partisi Konya milletvekili ve Gençlik Kolları Başkanı Abdulkadir Karaduman’a göre de “İstanbul Sözleşmesi adı verilen ucube, adeta aile yapımızı çökertmek için kaleme alınmış bir metindir”, ve “Kim ne diyorsa desin, hangi tarafta durursa dursun, toplumu bir felakete ve uçuruma sürükleyen, haneleri birbirinden ayıran İstanbul Sözleşmesi derhâl feshedilmelidir…”
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan geri kalır mı? O da dünyada aile ve toplum dokusunun en güçlü olduğu ülkelerin başında gelen Türkiye’de, “İstanbul Sözleşmesi ve cinsiyet eşitliği projeleriyle aile yapısı ile sosyal dokunun büyük bir saldırıyla karşı karşıya” olduğu “uyarı”sını yapıyor. Bu nedenledir ki, Kaplan’a göre, “Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden derhâl çıkmalı ve ‘cinsiyet eşitliği’ gibi sinsi projeleri vakit geç olmadan kaldırmalıdır.”[5]
  1. Sözleşmenin “sinsi” amaçlarından biri, erkek ve kadın cinsiyet kimliklerini muğlaklaştırmak, buna koşut olarak eşcinselliği “meşru”, “kabul edilebilir” ve “olağan” göstermektir. “Red cephesi”nin bu mealdeki itirazları en “bilimsel”inden[6] en “maganda”sına,[7] buram buram homofobi kokuyor. İstanbul Sözleşmesi’nin bütün “günah”ı, “ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka görüşe sahip olma, ulusal veya sosyal menşe, bir ulusal azınlıkla bağ, mülkiyet, doğum, cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş, sağlık durumu, engellilik, medeni hâl, göçmen ya da mülteci olma durumu vb. temelinde herhangi bir ayrımcılık” yapılmasına karşı çıkmak iken[8] bu, İslâmcı muterizlerce neredeyse istisnasız, “eşcinselliği normal gösterme/ teşvik” olarak okunuyor.[9] Ve büyük bir yaygarayla karşılanıyor…
  2. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, “Red Cephesi” nezdinde Sözleşme “yerli ve milli”liğin çok uzağındadır. Örf, adet, gelenekler ve hatta dine karşı bir saldırı niteliği taşımaktadır. (Sözleşmenin 12/1. maddesinde tarafların “kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı önyargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması”na yönelik tedbirler almaya çağrılıyor. Madde 12/5’de ise, “kültür, töre, din, gelenek veya sözde ‘namus’ gibi kavramların (…) herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmaması” isteniyor.) Bu ifadeler, “kültürümüz”e ve “dinimiz”e doğrudan bir saldırı olarak görülüyor:
“Proje, Türkiye’nin insanlığa örnek olan sağlam aile yapısını yıkmayı, İslâm’ın aile anlayışını devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır.”[10]
“Kabul edilenler gayet açık. ‘Din, gelenek, örf ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak’…”[11]
“… ‘Taraflar, kadın erkek için kalıp rollere dayanan ön yargıları, örf ve âdetleri, gelenekleri ve tüm diğer uygulamaları ortadan kaldırmak amacıyla kadın ve erkeklere ilişkin toplumsal ve kültürel davranış modellerinde değişim sağlamak için gerekli tedbirleri alır. M.12/1’ hükmüyle, Müslüman toplumun inanç, örf, adet ve geleneklerinden gelen her tür kalıp (kadın – erkek cinsiyet) rollerde değişimin teminatı devlet olacaktır. Bir başka ifade ile 3 ve + cinslerin teminatı olacaktır devlet.”[12]
Bunlar “kadınları şiddetten korumak” gibi saf ve masum bir gerekçeden kaynaklanamaz. Geride “sinsi” bir plan, bir “Büyük Akıl” vardır. Dinimizi, kültürümüzü, aile yapımızı tarumar ederek bizi yutmak isteyen AB ve Batı emperyalizmi:
“İstanbul Sözleşmesi Batı’nın toplum yapısı ve hayat anlayışıyla şekillenmiştir. Türkiye toplumu Batı’dan farklıdır. Huzur ve barışımız için bazı konularda Batılılarla işbirliği yapılabilir; fakat kimliğimizden taviz veremeyiz. Biz, Batı’dakinden daha özgün, insanî değerlerle iç içe, manevî zenginliği olan bir aile ve toplum anlayışına sahibiz. (…) Her işimize burnunu sokan AB’ye haddi bildirilmeli; özellikle aile ve sosyal konulardaki müdahalesi önlenmelidir. Bunlar milletimize özgü özelliklerdir. Bu konudaki kararları bu ülkede yaşayanlar vermeli; mahremiyetimize leke sürülmemelidir.”[13]
“Bu ‘Aileye karşı açılan savaş’ta, BM, AB, herkes vardı. İnanılmaz paralar harcıyorlar. İçeride, MEB, Aile Bakanlığı, DİB, YÖK, bir sürü vakıf, dernek, herkes var! Yeşil Feministler bu işi çok sevdiler. Mecliste bu işler hiçbir sorun yaşanmadan, engellemeyle karşılaşmadan, yönetim yanlısı ya da karşıtı fark etmiyor, el birliği ile hemen yasalaşıyor.”[14]
“Toplumsal cinsiyet eşitliği savunan derneklere ki ülkemizde bunların çoğu din ve devlet düşmanı ve LBGT destekçisidir, sözleşme ile taraflar bunları maddi olarak besleyeceklerine söz vermişler. Anlaşıldığına göre bu din ve devlet düşmanı derneklere sadece Avrupa fonundan değil, bizim cebimizden de para akıtılıyor. Bizim paramızla bize küfrediyorlar. (…) Muhafazakâr ve dindar görünen hükumetimiz de bu sözleşmeye imza atmış. Bu sözleşme iptal olmazsa Avrupa Konseyi belki kadın haklarına aykırı diye Kur’an-ı Kerimden bazı âyetleri çıkarmamızı isteyebilir, sonuçta kabul etmişiz, isteyebilirler.”[15] “Toplumu ifsad etmek için Avrupa Birliğinden fon alan sözde kadın derneklerinin sözleri dinlendi.”[16]
“Toplumsal cinsiyet merkezli inşa edilen İstanbul Sözleşmesi, toplumsal tabanı dikkate alan eleştirilere duyarsız, tek taraflı bir metin görünümündedir. Metin bu hâliyle bir toplumu ayakta tutan kültürel değerlerin belirlediği toplumsal rol beklentisini değersizleştiren, küçük bir grubun değerden arınık rol beklentisini temel değer hâline getiren yeni bir emperyalizm türüdür.”[17]
Son örnek de Diyanet’le bağlantılı olsun. Diyanet Hak ve Adalet Sen’in zinanın suç olması için yasal düzenleme yapılması ve İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi için bir imza kampanyası başlattı. İmza metninde, “AB uyum yasaları çerçevesinde zinanın suç olmaktan çıkarılması ve Avrupa Konseyi’nin hazırladığı kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla imzalanan İstanbul Sözleşmesi toplum da manevi yıkıma neden olmuştur. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve zinanın suç sayılması hususunda yasal düzenleme yapılması için Sayın Cumhurbaşkanı’nı ve Meclis’i göreve davet ediyoruz” deniliyor.[18]
“Red cephesi”nin AKP içinden bir kadın direnciyle karşılaşması, üslubun giderek bozulmasına yol açtı. Malum, iktidar partisinin sözleşmenin kotarılıp imzalanmasına katılan ya da destek veren tarafının başında kurucu ve başkan yardımcılığını yürüten Sümeyye Erdoğan’ın patronajı altındaki KADEM var. Yanısıra, grup başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın, Dilekçe Komisyonu Başkanı Belma Satır gibi AKP’li kadın milletvekilleri,[19] kimi AKP yandaşı kadın yazarlar…
Bu kesim, utangaç bir dille de olsa, Sözleşme’ye sahip çıkan, tabanda yanlış anlaşıldığını savunan açıklamalar yaptılar. Sözleşme yalnıza kadınları değil, aile içinde şiddet gören tüm bireyleri korumayı hedefliyordu; kesinlikle eşcinselliğin meşrulaştırılması gibi bir amacı yoktu, “milli kültürümüz”e, “örf ve adetlerimiz”e ters düşen yönleri varsa, bunlar düzeltilebilirdi…
Bu “maruzatlar” dahi Red’cilerin büyük tepkisiyle karşılaştı, Sözleşme’nin İslâmcı savunucuları “yeşil feministler” olarak damgalanmaktan ve Abdurrahman Dilipak’ın ağzından Sözleşme savunucularına yönelen “Fahişeler” salvosundan nasiplerini almaktan kurtulamadılar. İşin içinde bizzat Cumhurbaşkanı’nın kızı olmasına karşın… İşin ilginç yanı, Berat Albayrak’ın “mahremiyet”ine yönelik bir ‘taciz’i tüm sosyal medyayı cendereye alan bir yasal düzenlemeyle cezalandıran mercilerin, bu salvolar karşısında büyük ölçüde suskun kalması. En azından kamuoyu önünde…
Hatta AKP’nin Meclis grubu, Red’cilerin basıncına dayanamayarak, Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un ağzından, “Nasıl girmişsek, usulüne göre çıkarız,” açıklamasını yapacaktı. Bunun üzerine gözler “en tepe”ye dikildi. Beklenen işmar, gecikmedi: “Bizim için ölçü değildir. İstanbul sözleşmesi nass değildir.”[20]
“Parti içi kavga” ya da değil; “gelenekçi İslâmcılar ile modernist İslâmcılar”ın kapışması, ya da değil; tarikatların-cemaatlerin AKP’yi köşeye sıkıştırması ya da değil… Bunlar önemli değil.
Önemli olan, hergün birkaç kadının eril şiddete kurban gittiği, kadın dövmenin bir çeşit “maço sporuna” dönüştüğü ve vahşetin ölü bedenleri parçalayıp yakarak bidona doldurduğu, üstüne de beton döktüğü bir ortamda, kadın cesetlerinin bu kayıkçı dövüşüne nasıl meze yapılabildiği… Can havliyle polise sığınan kadınların “kocandır, döver de sever de” diye evlerine yollandığı, birkaç gün sonra da yollandıkları evden ölülerinin çıktığı bir iklimde, Sözleşme’ye karşı “toplumsal cinsiyet ibaresiyle insanları cinsiyetsizleştiriyor, eşcinselliği meşrulaştırıyor” gibi “sudan” gerekçelerle savaş açmanın pervasızlığı… “Ailenin birliği, kutsallığı” adına kadınları gözden çıkartan zihniyetin özel yaşamlarımızın derinliklerine sızması… Hoyrat bir efelenmeyle önüne çıkan her engele, hatta engel algısına diş göstermesi…
AKP MYK’sının sözleşmenin kaderini görüşeceği toplantısı ertelendi. Sözleşmenin akıbeti, ölü ya da sakat bırakılmış, tecavüze uğramış, küçücük yaşta tecavüzcüsüyle evlendirilip ebedi bir cehennem yaşamına mahkûm kılınmış kadınların tümüyle dışındaki şeylere bağlı. Örneğin hazretler şu sıralar ülkenin içinde debelendiği ekonomik krizden çıkışta Batılı finans çevrelerinin desteğine önem veriyorsa, olasıdır ki Sözleşme (“Red Cephesi”nin gazını alacak birkaç küçük revizyonla) kalacak. Yok eğer Batı dünyasından topyekûn bir kopuş yeğleniyorsa, İstanbul Sözleşmesi, yüzyüze oldukları şiddete karşı devlete bel bağlayan kadınların son umutlarıyla birlikte, tarihe karışacak ve şiddete uğrayan kadınlara “kocalarının en sevdiği yemeği pişirdikten sonra çay demleyip sakin bir ses tonuyla neden öfkelendiğini sormalarını, ‘bilseydim öyle yapmazdım’ demelerini” salık veren yeni ve “yerli ve milli” bir sözleşmeyle ikame edilecek…
Şu kanaatimi bir kez daha vurgulamama izin verin: Hiçbir sözleşme, kadınların bedensel ve psikolojik bütünlüklerini, onların kendi bedenlerine, emeklerine, kimliklerine ve geleceklerine sahip çıkma kararlılıkları kadar güvence altına alamaz. Bu kararlılık ve özgüven ise ancak, mücadele içinde biçimlenecektir. Kadınlarla erkeklerin eşit, tahakkümsüz, sömürüsüz bir dünyada kendi yaşamlarını özgürce biçimlendirebilecekleri bir dünya kurma mücadelesi içinde.
Bugün sözleşmenin hayata geçirilmesi için sokaklara dökülen kadınlar, bilerek ya da bilmeyerek, bu “yeni” kadın tipini biçimlendiriyorlar. İradesini herhangi bir mercie, yetkeye teslim etmeyen, boyun eğmeyen, kendi yazgılarını ellerine almakta kararlı kadınlar… İyi ki varlar!
N O T L A R
[*] Newroz, Ağustos 2020…
[1] Nilgün Marmara.
[2] Murat Yetkin, “İşte Erdoğan’dan Fesih İsteyen İstanbul Sözleşmesi Raporu”, Yetkin Report, 23 Temmuz 2020.
[3] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[4] “Diyanet’ten Kadınlara Tavsiye: Şiddet Görürseniz Yemek ve Çay Verip Nedenini Sorun!”, 14.07.2020, https://meydan.org/2020/07/14/diyanetten-kadinlara-tavsiye-siddet-gorurseniz-yemek-ve-cay-verip-nedenini-sorun/
[5] T24, “Tartışmaların Odağındaki İstanbul Sözleşmesi’nin Tam Metni”, 28.08.2019, https://t24.com.thabetartismalarin-odagindaki-istanbul-sozlesmesi-nin-tam-metni,836883
[6] “Sözleşme hükümlerinde cinsel yönelim ve cinsel kimliğe yönelik ayrım yapılmaması adına, bu olgular legallik elde etmiştir. LGBTİ örgütleri bu sözleşmeye dayanarak, siyasi iktidarın LGBTİ haklarına dair ifadelerin ve statülerin anayasallaştırılması ve yasallaştırılması konusunda hukuki yükümlülüğü olduğunu ifade etmektedir.” (Aile Akademisi Derneği, “10 Maddede İstanbul Sözleşmesi Neden İptal Edilmelidir?”, Temmuz 2019, Bursa, s.5.)
[7] “Diğer taraftan, cinsiyet eşitliği gibi muğlak bir kavramın içine kadın-erkek ilişkileri açısından toplumlarda yaşanan en çarpık örnekleri bir torbanın içine koyup masum bir kılıfla, kadına pozitif ayrımcılık sloganları ile başlatıp toplumsal cinsiyet eşitliği maskesi ile eşcinsellik, biseksüellik gibi hastalıklı ve arızi, sorunlu ve hatta tedavi gerektiren bu eğilimli insanların bu davranışlarını, meşru, normal hatta iyi olarak lanse etme gayretlerine dönüştüğüne tanık oluyoruz.” (Ahmet Gürbüz’ün görüşleri, Mücerret, “İstanbul Sözleşmesi ile Neyi İmzaladık?”, 6 Ocak 2019, http://www.mucerret.com/dosya/istanbul-sozlesmesi-ile-neyi-imzaladik/)
[8] Sözleşme, 4. Madde, 3. Bend.
[9] “Bu madde ile cinsel tercih ve istediğin tarafa cinsel yönelimin normal kabul edilip güvence altına alınmış olduğu netleştiriliyor.” (Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189)
[10] Şakir Tarım, “Rezil Tehlike: İstanbul Sözleşmesi”, https://www.milligazete.com.tmakale/2492739/sakir-tarim/rezil-tehlike-istanbul-sozlesmesi
[11] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[12] Muharrem Balcı’nın görüşü, Mücerret, “İstanbul Sözleşmesi ile neyi imzaladık?”, 6 Ocak 2019, http://www.mucerret.com/dosya/istanbul-sozlesmesi-ile-neyi-imzaladik/.
[13] Şakir Tarım, “Rezil Tehlike: İstanbul Sözleşmesi”, https://www.milligazete.com.tmakale/2492739/sakir-tarim/rezil-tehlike-istanbul-sozlesmesi
[14] Abdurrahman Dilipak, “Dilipak’tan İstanbul Sözleşmesi’ne Tepki: Sözleşme Kadını Kocasına Karşı Koruyor da Erkeği Kadına Karşı Neden Korumuyor?”, https://tr.sputniknews.com/turkiye/201911251040687625-dilipaktan-istanbul-sozlesmesine-tepki/
[15] Sema Maraşlı, “İstanbul Sözleşmesi Acilen İptal Edilsin”, http://www.anadolugenclik.com.tistanbul-sozlesmesi-acilen-iptal-edilsin-189
[16] Doğru Haber, “İstanbul Sözleşmesi Mağdur Ediyor: Tepki Çok, Çözüm Yok”, https://dogruhaber.com.thabe625952-istanbul-sozlesmesi-magdur-ediyor-tepki-cok-cozum-yok/
[17] Aile Akademisi Derneği, “10 Maddede İstanbul Sözleşmesi Neden İptal edilmelidir?”, Temmuz 2019, Bursa, s.1.
[18] “İstanbul Sözleşmesi’nin Feshi İçin İmza Kampanyası Başlatıldı”, https://www.halk54.com/yasam/istanbul-sozlesmesinin-feshi-icin-kampanya-baslatildi-h11007.html
[19] Ayşe Sayın, “AKP’li Kadın Milletvekilleri İstanbul Sözleşmesi’nden Geri Adıma Karşı”, BBC Türkçe, 28 Şubat 2020, https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51667766.
[20] T24, “Tartışmaların Odağındaki İstanbul Sözleşmesi’nin Tam Metni”, 28.08.2019, https://t24.com.thabetartismalarin-odagindaki-istanbul-sozlesmesi-nin-tam-metni,836883
http://rojnameyanewroz2.com/istanbul-sozlesmesi-sibel-ozbudun-15649.html
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.28 03:33 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 10

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 10
https://preview.redd.it/o4ulfrp63id51.jpg?width=750&format=pjpg&auto=webp&s=cd5a993c71e87be745898fbbf5093e26c1f0101c

Marksizm 5.2

Yeri gelmişken, güçlü üretici ve tüketici hareketlerinin muazzam bileşimi ile bastırılmaları halinde devlet ve kapitalizmin ne yapacağı ve ne yapmak zorunda kalacağına dair öngörü, “Şimdi ne yapabiliriz? Devlet bunu yasaklayacaktır!” şeklindeki bildik kalıp ile işçilere bir uyarı olarak anlaşılmamalıdır. Bu tür bir uyarı bizim yolumuz ve bizim görevimiz değildir. Yine de diğerlerinin kendi rollerine göre hareket edeceğini varsayıyoruz; bu beklenir bir şeydir ve bize sıkıntı vermemelidir. Bu bakımdan her kim kapitalistlerin işçilerden çok daha az kazandığını ve işçilere çok daha fazla ödeme yaptığını görmeyi kendine görev addetmişse bizden şunu öğrenmiştir: başarılı bir sendika mücadelesiyle birleşmiş güçlü bir tüketici-örgütü uygun olan silahtır. Zira neredeyse hiç kimse bunun alternatifine, hükümet tarafından ücretin ve fiyatın sabitlenmesine, çok fazla umut bağlamayacaktır. Tıpkı gelir vergisi yoluyla kapitalistin fazla gelirine, bu fazlalığı örneğin işçi birlikleri aracılığıyla proletaryaya yönlendirmek için ilgili el koyma girişimine çok az umut bağlayacakları gibi. Bu da zar zor devrimci bir yöntemdir, kifayetsiz ve amatörcedir ve buna sadece geçiş aşamasında geçici olarak başvurulabilir. Benzer vasıtalar, Fransız devrimci hükümeti idaresi altında başarısız bir şekilde zaman zaman denenmiştir ve 1848’den hemen sonra Fransa’da Girardin tarafından da tavsiye edilmiştir. Lasalle’ın siyasal eylemi ve programı da bu yönde ilerlemiştir.
Bu bakımdan devrim ve sosyalizm, mücadele ve inşa bileşimi ile toplumu durma noktasına getirme amaçlı bu özel girişime karşı uyarıda bulunmuyoruz. Sadece bu noktadan şu anda çok uzak olduğumuzu ve tüketici kooperatiflerinin, bugün var oldukları gibi – gerçi bunların sosyalizmin sadece acınası başlangıcı olup olmadığını bilmeden – ciddi bir biçimde kapitalizmin fiyatlarını çökertmek ya da müşterilerini ellerinden almak için en az uygun olan vasıtanın bunlar olmadığını söylemeliyiz. Dolayısıyla sosyalizme çağrı yapanların ana görevi budur. Sosyalizm, eğer gelecekse, yalnızca tüketimle başlamalıdır ve başlayabilir.
Bu aşağıda açıklanacaktır. Buradaki görev, kapitalist üretim alanındaki tüm faaliyetlerin ve tüm tek taraflı mücadelelerin ve dolayısıyla üreticilerin tüm faaliyetlerinin kapitalizm tarihinin bir parçası olduğunu, başka da bir şey olmadığını göstermekti.
Kapitalizmin idaresi altında işçi, ihtiyacı dışında gelirini belirleyecek başka her hangi bir ilkeye sahip olmayı kaldıramaz. Lakin kendisinin ve ailesinin var olması için sadece yeteri kadar kazanmak hayati bir zorunluluk değildir; sağlığını, uykusunu ve dinlencesini uzun çalışma saatleri ile harap etmemek de böyledir.
Fakat üreticilerin sendika faaliyetini, işçilerin ekonomik olarak kendi kendilerine-yardımlarını ve yasal düzenlemeler için devlete uyguladıkları baskıyı tarif edip eleştirdiğimiz için bu örgütlerin ve mücadelelerinin iki önemli görevi daha kısaca ele alınmalıdır. Sendikaların ana görevleri halen daha çalışma saatlerinin kısaltılmasını ve ücret yapısındaki değişimi kapsamaktadır. Ki bunlar, yani götürü işin ikamesi ve günlük ödemeli sözleşmeli iş, birbiri ile yakından ilişkilidir. Götürü iş ve sözleşmeli iş elde edilen ürünün niteliğine ve niceliğine göre iş için yapılan ödemedir. Adil bir takas sisteminin emek için her zaman bu tür bir ödemeye geri döneceği söylenmelidir fakat insana karşı adil olmayan, insanın asli ihtiyaçlarını ihmal eden bir toplumda eşya odaklı adalet ile insanlara karşı adaletsizliğin şiddetlenmesinden daha kötü neredeyse hiçbir şey olamaz. Kapitalizmin idaresi altında işçi, ihtiyacı dışında gelirini belirleyecek başka her hangi bir ilkeye sahip olmayı kaldıramaz. Lakin kendisinin ve ailesinin var olması için sadece yeteri kadar kazanmak hayati bir zorunluluk değildir; sağlığını, uykusunu ve dinlencesini uzun çalışma saatleri ile harap etmemek de böyledir. Çalışma saatlerini kısaltma mücadelesi götürü işe ve sözleşmeli işe karşı çıkmak için işçiye yeni bir sebep de verir. Kısaltılmış saatler gelirini düşürmemeli ve kendisini çalışma yoğunluğunda ölçüsüz bir artışa zorlamamalıdır. Buna göre bazı mesleklerde örneğin inşaat sektöründe günlük değil saatlik ücret ödenmesi belirsiz bir değer taşır. Bu da işçileri daha az çalışma saati için verdikleri her savaşta aynı zamanda daha yüksek saat ücreti için de çarpışmaya zorlar ve genellikle böyle bir çekişme sonunda bir taviz ortaya çıkar: işçiler bir hedeflerini kazanırken diğerinden vazgeçmek zorunda kalırlar. Böylelikle mesela iş sürelerini kısaltırlar fakat aynı zamanda kendi gerçek gelirlerini azaltırlar. Buna göre kapitalist sistem altındaki her yerde işçiler sadece götürü işe ve sözleşmeli işe karşı değil saatlik ücrete de karşı çıkmak zorundadır. Günlük ücret kapitalist işçinin talebi olmalıdır. Bu durum kültür ve ahlak bozulmasının sesini duyan herkese şunu açıklar: yaşam pazarına giren ve mal takas eden işçi özgür bir adam olmayıp, iaşesi efendisi tarafından bahşedilmesi ve toplum tarafından garanti edilmesi gereken bir köledir. Günlük ücretler sistemi altında iş ile ürünlerinin niteliği ve niceliği arasında açık bir ilişki yoktur; quid pro quo (verilen şey karşılığında alınan şey) takası yoktur. Sadece geçimi arzulayan ihtiyaç vardır. Bu bakımdan biz yine fark ediyoruz ki kapitalist dünyada işçi kendi varlığını korumak için bir kapitalisti, kültür karşıtı kurumu savunmak zorundadır. İhtiyaç ve üretici olarak rolü işçiyi kapitalizmin bir hizmetçisi ve tebaası yapar. Kendi günlük ücret sistemi için verdiği örgütlü emek mücadelesinin, diğer bir deyişle gizli oy için siyaseten militan olan işçinin mücadelesinin devlet yaşamında muadili bulunur. Geçimini ürüne karşı ürün takas etmek yerine, yani ürün için fiyatı ya da ücreti almak yerine günlük iaşe ücreti biçiminde elde etmek ne kadar haysiyetsiz ise kişinin topluma karşı görevini ve hakkını oy kabininde korkudan saklanarak icra etmesi de aynı derecede acınasıdır. Egidy’nin halkın oyunu kullanmasını savunmasının sebebi buydu: özgür ve namuslu adamlar açısından oylamanın hiçbir kötü sonucu olamayacağını iddia etmişti. Fakat bu donkişotvari asil bir adam düşüncesiydi. Zamanımızda işçi günlük-ücret-kazanan olmayı ve vatandaş da ürkek kul olmayı istemelidir. Bireysel ölçekte, kapitalist ekonominin ve kapitalist devletin girift semptomlarının izhar olduğu yerde tedaviyi başlatmayı istemek imkânsızdır. İşçi yaşamını korumalıdır ve kapalı bir kabinde oy vermeye gitmediği takdirde yaşamı tehdit edilecektir. Bu arada günlük ücretini almadığı takdirde de geçimi tehdit edilecektir. Tüm bunlar ve burada konuştuğumuz her şey, kapitalizmi terk etmediğimiz müddetçe yaşamın zaruriyetleridir, fakat elbette bunlar sosyalizmin yolları ve araçları olmaktan çok uzaktır.
İş saatlerini kısaltmanın iki yönü bulunmaktadır. Bu yönlerden ilki sık sık anılmasına karşın ikincisi ile bildiğim kadarıyla çok ilgilenilmemiştir. İlk olarak, çalışma süresini kısaltmak işçi için, gücünü muhafaza edebilsin diye, gereklidir. Burada kapitalizm altında mücadele ve düzenleme için gerekli bir kurum olan sendikalara saldırmak bizim görevimiz değildir, zira bu kesinlikle aptalca ve neredeyse suç olurdu çünkü yaşayan insanın refahı hürmetine kapitalizmin her bir yönüne karşı çıkılmayacaktır. Serinkanlı ve objektif bir eleştiri önermekle birlikte bizlere burada bir an durup önemli çalışmaları için sendikalara hak ettikleri teşekkürü belirtmeliyiz. Sendikalar, tüm ülkelerde işçilerin yapageldikleri zahmetli işlerin, faaliyetlerini ruhsuz ve ölümcül sıkıcı kılan, aşırı yoğun tekniklerle kendilerini yorgun ve bunalımlı yapan fabrikalarda, çoğunlukla da kendilerini ilgilendirmeyen işlerin sürelerini kısaltmıştır. Onlara teşekkür etmeli ve onları övmeli: kaç kişiye iş saatlerinden sonra dinlenme, güzel bir aile yaşamı, ucuza elde edilebilen yaşam sevinci, güzel kitaplar ve yazılar ve kamu yaşamına katılım fırsatını sunmuşlardır. Kaç kişi – ve ne kadar az! Sadece son yıllarda bir başlangıç yapılmış ve çoğunlukla yetersiz, genellikle saçma bir biçimde kötü ve parti-politika vasıtaları ile elde edilen dinlenme saatlerinin doğru kullanımı için de bir şeyler yapılmıştır. Sendikalar uzun çalışma saatlerine karşı mücadelenin yanı sıra alkolizmin zararlarıyla savaşmak için ortaya çıkmıştır. Sadece üretken işçi ile değil işten sonra dinlenme zamanlarındaki işçi ile ilgilenmeyi de kendi görevleri addetmelidirler. Bu alanda daha yapılacak çok iş var ve halkımız arasında sanatçılar, şairler ve düşünürlerle işbirliği için çok fırsat var. Sadece sosyalizme çağırmamalıyız. Sadece düşüncenin sesini takip etmemeli ve geleceği inşa etmemeliyiz. Bizler için beden ve biçime dönüşmek isteyen ruhun hürmetine, dikkatimizi, halkımızın yaşayan insanlarına, yetişkinlerine ve çocuklarına çevirmeliyiz ve bedenleri ve ruhları güçlü ve iyi, sıkı ve esnek olsun diye elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Sonra bu yaşayan insanlarla sosyalizme ilerlemeliyiz! Fakat bu ifadeden bunlara belli bir sözde sosyalist sanat veya bilim ya da eğitim sağlamamız gerektiği anlamı çıkarılmasın. Heyhat, parti broşürleri ve taraflı yazılar ile bu konuda ne kadar çok kötülük yapılageldi ve Sosyal Demokrat olana göre, sözde burjuva bilimi örneğin, ne kadar da çok değerli, doğal ve özgürdür! Bu tür tüm girişimler resmi, doktrinci bürokrasiye yol açar. İşçi sınıfı çevrelerinde sessiz ve sonsuz olan her şeyin küçümsendiği veya bunların bilinmediği, öte yandan ajitasyonun ve günün suni sloganlarının abartıldığı ve incelikten yoksun bir şekilde geliştiği [anlayışı] tüm Marksist ekollerin, Sosyal Demokratların ve de anarşistlerin paylaştığı büyük bir hatadır. Geçenlerde Sosyal Demokrat bir dernek tarafından desteklenen ve işçi sendikası üyelerinin katılım sergilediği Alman edebiyatı ile ilgili on konferans verdiğim büyük bir Alman şehrinde, bir konferans sonrasında, anarşist işçilerin daha önceden bana sormaktan kaçındıkları soruyu sormak için (lütfen bir ara kendilerine konferans vermemi istemek için) gelmelerini ben kendim de tecrübe ettim! O zaman kendilerine şu cevabı vermeye karar verdim: Goethe, Hölderlin ve Novalis, Stifter ve Hebbel, Dehmel ve Liliencron ve HeinrichvanReder ve Christian Wagner ve pek çok başka isim üzerine konuştuğum bir konferans verdim fakat siz bunları duymak istemediniz çünkü bize gelen insani güzelliğin sesini bilmiyordunuz, yaşamın güçlü ve sakin ritmi ve armonisi, dinlenmiş meltemlerin yumuşak hareketlerinde ve hareketsizliğin kutsal dinginliğinde olduğundan daha fazla fırtınanın sesinden bulunamaz. “Esen meltemin, damlayan suyun, büyüyen ekinin, dalgalanan denizin, yeşeren yeryüzünün, parlayan gökyüzünün, parıltılı yıldızların muhteşem olduğunu düşünüyorum: görkemli bir şekilde yaklaşan boranın, evleri paramparça eden şimşeğin, dalga getiren fırtınanın, ateş püskürten volkanın, tüm ülkeleri sallayan depremlerin önceki olaylardan daha fazla muhteşem olduğunu düşünmüyorum, aslında bunları salt daha yüksek yasaların etkileri oldukları için daha küçük düşünüyorum… İnsan ırkına kılavuzluk eden yumuşak ve nazik yasayı bir an için görmek istiyoruz… Adalet yasası, ahlak yasası, her insanın, diğerleri ile birlikte, saygın, onurlu ve güvenli yaşamasını isteyen yasa ki böylelikle insan yüksek insani yolu takip edebilsin, yoldaşlarının sevgisini ve takdirini kazansın. Böylelikle bir mücevher gibi korunsun, zira her insan diğer tüm insanlar için bir mücevherdir, bu yasa insanların diğer insanlarla birlikte yaşadığı her yerde bulunur ve insanın diğer insanlara karşı davranışlarında gösterilir. Bu yasa eşlerin birbirine duyduğu sevgide, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinde, çocukların ebeveynlerine olan sevgisinde, erkek ve kız kardeşlerin sevgisinde, arkadaşların birbirine olan sevgisinde, iki cins arasındaki tatlı meyilde, geçinip gittiğimiz çalışkanlığımızda, küçük çevremiz, çok uzak yerler ve tüm dünya için eylemlerimizde bulunur…” (Albert Stifter) Bu yüzden burada yüksek sesle çağırdığımız, sessizce konuştuğumuz sosyalizm, aynı zamanda insanın birlikte yaşamının daimi güzelliğinin nazik gerçekliğidir. Sosyalizm, çirkin çağdaşlığın vahşi, çirkin geçişsel yıkımı değildir. Öyle bir yıkım ki belki de bir yan ürün olmak zorunda kalacaktır. Fakat yaşamın güzelliğinin nazik çalışması daha önceden ruhlarımızda ve ruhlarımız kanalıyla gerçek hayatta yapılmamış olsa [sosyalizmi]çağırmak yıkıcı, sağlık-sız ve yararsız olacaktır. Taşıdıkları tüm ateşli hevese rağmen tüm yeniliklerde viran, çirkin ve imansızca bir şeyler vardır. Tüm eski şeyler, ordu ve ulus devlet gibi en kötü nama sahip ya da arkaik kurumlar bile, eski ve bir geleneğe sahip olduklarından, tüm köhneliklerine, gereksizliklerine ve eskimişliklerine rağmen, güzelliğin deyim yerindeyse ışıltısına sahiptir. Bu yüzden, geçmişte, kadim ve kutsal yaşamda demirli, bitmiş, denenmiş ve test edilmiş bir şey olarak hâlihazırda yaşamlar yaratmak isteyen, ileriye yönelik tahayyüle sahip türde yenilikçilerden olalım. Bu yüzden daha çok kendi inşa ettiğimiz nazik, sonsuz ve bağlayıcı gerçeklik vasıtasıyla yıkalım. Cemiyetimiz [Bundt] bizleri gerçeklik dünyasına bağlayan ebedi güçlerle birlikte mücadele eden bir yaşam cemiyetidir. Bizleri güdüleyen düşüncenin gerçekten de bir düşünce, diğer bir deyişle ruhun sakin toplumu ile birlikte fani, parça parça ve yüzeysel geçici fenomenin ötesinde bizleri birleştiren bir bağ olmasına izin verin. Bu bizim sosyalizmimizdir, sanki ezelden beri var olmuş gibi geleceğin yaratılmasıdır. Anın coşkusundan, öfkeli, şiddetli tepkilerinden gelmesine müsaade etmeyin, ruhun varlığından, beşeriyetimizin geleneğinden ve mirasından gelmesini sağlayın.
Teknolojinin elinde neredeyse her zaman artan işi salt makinelerin hizmetçileri olan insanların faaliyetlerinden çıkarma ihtiyacını karşılayacak düşünceleri ve modelleri bulunur.
Sendikalara çalışan insanların dinlenme vakti ve boş zaman edinmeleri için verdikleri mücadeleleri nedeniyle minnettarlığımızı ifade etmek amacıyla konudan saptık. Burada söylenen her şeyi teşekkürümüz olarak kabul edin. Salt arkaik ve eskimiş olana ait korkunç çürüyen urların ürünleri, sonuçları ve aksi tesiri olmaktan ziyade bir zamanlar ortak olan ve şimdilerde bir başına bırakılan batmış ruhu yeni biçimlere ve yaşama ve güzelliğe geri yönlendiren üretken insanlar olmayı istediğimiz için, minnettarlığımız da üretken olmalı ve işçilerin dinlenme vaktini ve serbest zamanını oluşturması gereken şeye yönlenmelidir. Ancak o zaman sağlıklı, güçlü ve ruhani insanlar, bizden kadim bir şeymiş gibi çıkması gereken yeni gerçekliği hazırlayabilecektir, eğer herhangi bir faydası ve kalıcılığı varsa.
Çalışma saatlerinin azaltılması işçiler için daha fazla boş vakit yaratır. Ancak kişi bu gerçeğe sevinse bile, bu tür kazanımların genellikle nasıl sonuçlara sahip olduğunu gözardı etmemelidir: işçilerin gücünün daha fazla sömürülmesi, işin yoğunluğunun artması. Çoğunlukla yüksek düzeyde kapitalistleştirilmiş müteşebbis, örneğin büyük bir anonim şirket, işçilerin zaferinden sevinç duymakta haklıdır. Diyelim ki belli bir sektörün tüm müteşebbisleri, çalışma saatlerini kısaltmaya zorlanmış olsun. Büyük teşebbüsler işçiyi seri makinelerin hizmetine daha da sürekli olarak zincirleyen yeni makineleri getirmek suretiyle bundan kaynaklanan kayıplarını genellikle tazmin edebilmektedir. Böylelikle orta ve küçük ölçekli rakipleri üzerinde büyük bir avantaj kazanırlar. Elbette bazen tersi gerçekleşir ve devasa teşebbüsün muazzam mekanizmasını yeniden şekillendirmesi engellenir. Öte yandan orta ve küçük ölçekli müteşebbis, aktif satışı varsa ve kredisi iyiyse, yeni koşullara daha kolay adapte olabilir.
Teknolojinin elinde neredeyse her zaman artan işi salt makinelerin hizmetçileri olan insanların faaliyetlerinden çıkarma ihtiyacını karşılayacak düşünceleri ve modelleri bulunur.
Bu, çalışmaksızın daha uzun bir gecenin diğer acı tarafıdır: daha yorucu iş günü. Yaşayan insan, aslında sadece yaşamak için çalışmaz, işte iken yaşamını hissetmek ve iş sırasında işinden sevinmek ister. Akşamları sadece boş zaman, dinlenme ve neşe değil, hepsinden öte faaliyetinin kendisinden, bedeninin fonksiyonlarında ruhunun güçlü varlığından haz almaya ihtiyaç duyar. Çağımız sporu, kaslar ve sinirlerin verimsiz, oyunbaz faaliyetini, bir tür işe veya uğraşa çevirmiştir. Gerçek kültürde işin kendisi bir kere daha tüm enerjilerimizin oyunbaz sağılışına dönüşür.
Ayrıca sanayici, çalışma süresinin kısaltılmasının kendisinden götürdüklerini yeniden kazanmak için, teşebbüsünün mekanik aygıtını değiştirmek zorunda bile kalmaz. Fabrikada demir ve çelikten inşa edilmemiş ilave bir mekanizma vardır: çalışma sistemi. Birkaç yeni düzenleme, birkaç yeni denetleyici ve ustabaşı pozisyonu genellikle bir teşebbüsü yeni makinelerden daha çok hızlandırır. Ancak bu tür bir sistem nadiren uzun ömürlü olur. Her zaman işçinin tembelliği veya doğal yavaşlığı ile gözetmenlerin sevk edici enerjisi arasında sessiz bir mücadele vardır. Zamanla iş insana karşı insan meselesi haline geldiğinde, her zaman bir tür eylemsizlik yasası kazanır. Yavaş çalışma için verilen bu mücadele her zaman, sınıf mücadelesinde bilinçli bir silaha ve sözde sabotaj biçimine dönüşmeden çok önce, var olmuştur. Belli bir amaç için, yavaş, ucuz, kötü hatta zararlı iş teslim etmek üzere işçilere çağrıda bulunan bu tür bir sabotaj, özel durumlarda, mesela postane, demiryolu veya liman işçileri grevlerinde mükemmel hizmet gerektirebilir. Bununla beraber sorgulanabilir bir yanı da vardır. Üretici rolünde işçilerin aşırı mücadele araçları [kullanılırken] sınıf bilincine sahip militanın nerede sona erdiğini ve ruhen boş, harap ve yoz, her tür faydalı işin tiksindirici geldiği sorumsuz insanın nerede başladığını ayırt etmek her zaman mümkün olmaz.
Hızlandırılmış çalışma sisteminin sadece geçici etkisi olur fakat makine amansızdır. Kendisine ait belirli bir atım sayısı, verili çıktısı vardır ve işçi artık az çok insan kişisine değil insan enerjisini sömürmek üzere insanlar tarafından yaratılan metal şeytana dayanır. İnsanın işindeki neşesinin psikolojik düşüncesi burada tali bir rol oynar; her işçi bilhassa acı bir biçimde bilir ve hisseder ki makineler, aletler ve hayvanlar çalışan insandan daha iyi muamele görür. Bu, yukarıda söylenen herhangi bir şey kadar provokatif, demagojik abartı olmaktan uzaktır. Bu, soğuk, sade hakikattir. İşçilere genellikle azami kızgınlık tonuyla köleler denmektedir. Ancak kişinin, birinin ne dediğini bilmesi gerekir ve “köle” gibi kelimeyi dahi ciddi, edebi anlamı ile kullanmalıdır. Köle, ölümü maliyete sebep olduğundan – yeni bir köle alınmak zorundadır – psikolojik olarak yönlendirilmesi gereken, himaye edilmiş (protege) [kişidir]. Modern işçinin efendisiyle ilişkisinin korkunç tarafı şudur ki modern işçi kesinlikle bu tür bir köle değildir; çoğu durumda müteşebbis işçinin yaşamasına ya da ölmesine tümüyle kayıtsız kalabilir. Modern işçi kapitalist için yaşar fakat kendisi için ölür. İkame edilebilirdir. Makineler ve atlar satın alınmak zorundadır ki her ikisi de satın alım ve işletim maliyetlerini kapsar. O yüzden köle önce satın alınmalı ve çocuk olarak dahi eğitilmeli ve sonra onun iaşesi sağlanmalı idi. Modern müteşebbis modern işçiyi ücretsiz edinmektedir; birine ya da diğerine geçimlik ücret temin etmek kendisi açısından farksızdır.
Teknolojinin sınırları, kapitalizme dâhil olduğu için, insanlığın sınırlarının ötesine geçmiştir. İşçilerin yaşamı ya da sağlığı ile ilgili çok fazla bir kaygı yoktur (burada kişi sadece makineleri düşünmemelidir; atölyelerin ve fabrikaların kirli havasında bulunan tehlikeli metal atıklarını, tüm şehirler üzerindeki havanın zehirlenmesini de hatırlamalıdır) ve kesinlikle işçilerin yaşam sevinci ya da iş sırasında rahat etmesi ile ilgili kaygı da yoktur.
Yine burada müteşebbis ile işçi arasındaki ilişkinin duyarsızlaşması ve insanlıktan uzaklaşması sırasında kapitalist sistem, modern teknoloji ve devlet kapitalizmi ele ele yürür. Kapitalist sistemin kendisi işçiyi sayıya indirger. Teknoloji, kapitalizm ile ittifak içinde işçiyi çarkın bir dişlisi yapar. Son olarak devlet, kapitalistin işçisinin ölümüne yas tutmaması için hiçbir gerekçesi olmamasından hatta ölüm ya da kaza durumlarında işçi ile şahsen ilgilenme ihtiyacı duymamasından emin olur. Devletin sigorta kurumları kesinlikle pek çok açıdan ele alınabilir fakat bu yönü de gözden kaçırılmamalıdır. Onlar da yaşayan insanlığı kör işleyen bir mekanizma ile değiştirir.
Teknolojinin sınırları, kapitalizme dâhil olduğu için, insanlığın sınırlarının ötesine geçmiştir. İşçilerin yaşamı ya da sağlığı ile ilgili çok fazla bir kaygı yoktur (burada kişi sadece makineleri düşünmemelidir; atölyelerin ve fabrikaların kirli havasında bulunan tehlikeli metal atıklarını, tüm şehirler üzerindeki havanın zehirlenmesini de hatırlamalıdır) ve kesinlikle işçilerin yaşam sevinci ya da iş sırasında rahat etmesi ile ilgili kaygı da yoktur.
Bunlardan etkilenen Marksistler ve işçi kitleleri, sosyalistlerin teknolojisinin bu çerçevede kapitalist teknolojiden temelde ne kadar farklı olduğu (gerçeğinden) tümüyle bihaberdir. Teknoloji, kültürlü halk arasında kendisini kullanmak isteyen özgür insanların psikolojisine göre yönlendirilmelidir. İşçilerin kendileri hangi koşullar altında çalışma istediklerine karar verdikleri zaman üretim dışında harcamak istedikleri zaman ile üretim içinde kabul etmeye istekli oldukları işin yoğunluğu arasında uzlaşma sağlayacaktır. Kayda değer şahsi farklılıklar olacaktır: bazıları dinlenme ve boş vakitlerine daha uzun zaman harcayabilmeleri için çok hızlı ve enerjik çalışacak, diğerleri ise günün hiçbir saatini salt araçlara indirgemeyi tercih etmeyecek ve işlerinin kendisinin zevkli olmasını ve rahat bir tempoda ilerlemesini isteyecektir.
Bugün bunların hepsi göz önünde tutulmamaktadır. Teknoloji tümüyle kapitalizmin etkisi altında bulunmaktadır. Makine, alet, insanın ölü hizmetçisi, insanın efendisine dönüşmüştür. Büyük ölçüde kapitalist bile kendi getirdiği mekanizmaya bel bağlar ve bu an, kısaltılmış çalışma süresinin ikinci yönünü inceleyebileceğimiz andır. İlki teknolojinin işçinin gücünü muhafaza etmesine hizmet etmesiydi; artan iş yoğunluğunun ne ölçüde bu eğilimi karşıladığını şimdi gördük. Fakat çalışma saatlerinin kısaltılması işçi sınıfının yaşayan üyeleri açısından işsizlerin sayısını azaltan ilave pozitif etkiye de sahiptir.
Anlayacağınız sanayici makinesini kapasitesine göre kullanır. Makineler, karlı olabilmeleri için belli bir süre çalışmalıdır. Eğer teşebbüsü kar edecekse sanayici yurt içinde ve dışında rekabetine uyum sağlamalıdır: sanayici elektrik santrali masrafını çıkarmak için pek çok sektörde makinelerini gece gündüz çalıştırmaya zorlanmaktadır. Bu yüzden çalışma saatleri kısaltıldığında sanayici daha fazla işçi alacaktır. 24 saatlik çalışma periyodunu, yani nöbetleşe vardiya sistemini getirmek için işçiler ile mücadele fırsatını sık sık kullanacaktır. Kâr ihtiyacı, sistemin talepleri, işçilerin talepleri, bunların hepsi genellikle müştereken, daha fazla işçinin istihdamına ve dolayısıyla sözde yedek sanayi ordusunun sayısının düşmesine yol açar. Sınır hep teşebbüsün kârlılığı ile belirlenir ve bu vesile ile sistemin gerektirdikleri ile piyasanın hazmetme kapasitesi arasında bir tür anlaşma sağlanır.
Genellikle müteşebbis, elektrik santralini makinesi ile bu makineleri çalıştıran işçilerin sayısı tarafından belli bir hacimde işletmeye devam ettirmek için zorlanmaktadır ve piyasa çıktıyı tüketemez hale gelirse o zaman sanayici fiyatları düşürmelidir: zira yeterince ucuz olduğu müddetçe kapitalist piyasa tüm malları emebilir. Bir kapitalistin gece gündüz çalışan binlerce işçisinin olmasının sebebi budur ve yine de her saat başı para kaybeder. Kapitalist bunu fiyatların yine artacağı daha iyi zamanların umuduyla kabul eder. Bu umut gerçekleşmezse belli günlerde tesisinin bir kısmını ya da tamamını kapatmak zorunda kalacaktır.
Teknolojinin kapitalizmin etkisi altında bulunduğuna dair ifademiz kapitalizmin de buna mukabil kendi yarattığı teknolojinin kölesi olduğu sonucu ile tamamlanmalıdır. Bu açmaz sihirbazın çırağının açmazı gibidir: “Çağırdığım ruhlardan bir daha kurtulamıyorum!”. Refah, zamanlarında, lehte piyasa koşullarında teşebbüsünü belli bir ölçekte ayarlayan her kim olursa olsun artık ne kadar üretmesi gerektiği ile ilgili bir seçeneğe sahip değildir. Müteşebbisin kendisi de kendi makine çarklarına bağlanır ve genellikle işçileri ile birlikte ezilir.
Burada, kapitalist üretimin spekülasyonla en yakın bağlantılı olduğu noktalardan birine temas ettik. Kapitalizm ölçeğinde çok az insan ancak teşebbüsünün ve piyasasının koşulları yüzünden spekülasyona zorlanmayacaktır. Herkes, birbirinden tümüyle bağımsız şu iki faktöre dayandığı ölçüde spekülatördür: birincisi, müteşebbisin insanlardan ve makinelerden müteşekkil aygıtının gerektirdikleri ve ikincisi dünya piyasasının fiyat dalgalanmalarıdır. Bu durumdaki insanlar – ki genellikle yıllarca her hafta yüzlerce ya da binlerce işçiye sabit bir ücret ödeyip her hafta kayıp yaşarlar – “İşçilerim benden iyi durumda!” sızlanması ile sık sık feryat etmelidir. Sayısız endişe ile eziyet çeken zavallı zengin adam genellikle servetinin bir kısmı ile borsada başarılı spekülasyonlar yaparak kendisini kurtarabilir. Bu şekildeki ticaret, spekülasyon alanındaki kötü şansını dengeler. Öte yandan işi gelişen kişi sık sık tümüyle farklı bir sahadaki spekülasyonlar yüzünden kendisini mahvedebilir. Kapitalist pazara bağımlı olan herkes spekülason yapmalı, en değişken sahalarda spekülasyon yapmaya kendini alıştırmalıdır.
Marksizm sosyalizmin bizzat burjuva toplumunun kurumlarında ve yıkıcı sürecinde hazırlanmakta olduğunu, sürekli büyüyen, her zamankinden kararlı ve her zamankinden daha devrimci proleter kitlelerin sosyalizmi getirmek için bir gereklilik, tarihsel olarak kaderi belirlenmiş bir eylem olduğunu iddia etmişti. Fakat gerçekte kapitalist pazar için üretici rolündeki işçilerin söz konusu mücadelesi sadece kapitalizm içerisindeki kısır döngüdür.
Kapitalizm altında acı çeken işçi bu belirleyici gerçek ile ilgili çok az şey bilir. İstisnasız herkes kapitalist koşullar altında ölçüsüz acı çeker ve çok az neşeye sahiptir, gerçek neşesi yoktur. İşçinin, kapitalistin yüzleştiği korkunç, alçaltıcı ve baskıcı kaygılara, katlanmak zorunda olduğu tümüyle gereksiz ve tümüyle verimsiz eziyet ve gerginliğe dair de çok az bilgisi vardır. Ve işçiler kendileriyle kapitalistler arasındaki bu benzerliğin yeterince farkında değildir. Sadece kapitalistler değil, iş gücündeki yüzbinlerce insan da tümüyle faydasız, verimsiz, yersiz işten karlarını veya ücretlerini kazanır. Kesinlikle bugün gittikçe daha fazla lüks mallar yaratan üretime yönelik korkunç bir eğilim vardır. Buna proletarya için beş para etmez mallar da dâhildir. Gerçek ihtiyaçları karşılamak içinse çok az makul ve gerekli ürün üretilir. Gerekli ürünler gittikçe daha pahalı, lüks anlamında değersiz ve ucuz hale gelmektedir – temayül budur.
Sendika faaliyetlerine ayrılan konu dışı sapmamızdan dönelim ve son bir özet verelim.
Kapitalizmden çıkarı olan müteşebbislerin, imalatçıların ve tüccarların ve de kendi geçimlerini kazanmakla ilgili olan işçilerin ve son olarak devletin kapitalist ekonomi sisteminin korunması için nasıl çalışmak zorunda olduğunu ve hepsinin bu çalışmayı nasıl devam ettirdiğini gördük. Tüm insanların bu karşılıklı sömürüye nasıl bulaştığını, nasıl hepsinin ittifakla kendi özel çıkarlarını nasıl koruması gerektiğini ve amme menfaatine zarar vermek zorunda olduğunu ve hangi kapitalizm seviyesinde bulunurlarsa bulunsunlar hepsinin nasıl güvencesizlikle tehdit edildiğini de ilave olarak not ettik.
Bunu gördüğümüzde Marksizm’in başarısızlığını da gördük çünkü Marksizm sosyalizmin bizzat burjuva toplumunun kurumlarında ve yıkıcı sürecinde hazırlanmakta olduğunu, sürekli büyüyen, her zamankinden kararlı ve her zamankinden daha devrimci proleter kitlelerin sosyalizmi getirmek için bir gereklilik, tarihsel olarak kaderi belirlenmiş bir eylem olduğunu iddia etmişti. Fakat gerçekte kapitalist pazar için üretici rolündeki işçilerin söz konusu mücadelesi sadece kapitalizm içerisindeki kısır döngüdür. Bu mücadelenin işçi sınıfının durumunda genel bir iyileşmeye sebep olacağı dahi söylenemez; sadece bu mücadelenin ve mücadelenin etkilerinin işçi sınıfını kendi durumlarına ve toplumun genel koşullarına alıştırdığı görülebilir.
Marksizm, kapitalist şartları koruyan, kapitalizmi güçlendirip kapitalizmin halkın ruhuna etkilerini daha da viran eden, önemsiz de olmayan faktörlerden biridir. Halklar, burjuva ve aynı ölçüde işçi sınıfı sırf para kazanma amacı için duyarsız, spekülatif ve kültürsüz üretim koşullarına her zamankinden daha fazla müdahil olmuştur. Bu koşullar altında en çok acı çeken ve genellikle zorluk, yoksunluk ve yokluk içinde yaşayan sınıflarda net bilgi, isyan ve iyileşme arzusu gittikçe azalmaktadır.
Kapitalizm bir ilerleme dönemi değil, gerileme dönemidir.
Sosyalizm, kapitalizmin daha fazla gelişmesi ile gelmez ve üreticilerin kapitalizm içerisindeki mücadelesi olamaz.
Bunlar, vardığımız sonuçlardır.
İçinde bulunduğumuz yüzyılın da parçası olduğu yüzyıllar bir olumsuzlama zamanıdır. Birlikler ve şirketler, bizim geldiğimiz daha evvelki kültürlü zamanın tüm ortak yaşamı, tüm güzel dünyevi faaliyeti ve motivasyonu, cennet yanılsamasına sarılmıştı. Üç şey birbirinden ayrılmaz şeklide birleşmişti: birincisi, yaşamdaki birlik ruhu, ikincisi, tarifi imkânsız birlik, evrenin ruhsallığı ve önemi için sembolik dil – zira ferdin ruhunda doğru olarak kavranmıştır – ve üçüncüsü, hurafedir.
Zamanımızda, motomot anlaşılan Hristiyan dogmatik düşüncelerin hurafeleri ciddi saldırıya uğramıştır ve halk arasında giderek daha çok yerinden olmaktadır. Yıldızlar evreni keşfedilirken yeryüzü ve onun üzerindeki insan aynı anda daha küçük ve daha büyük hale gelmiştir. Dünyevi faaliyet genişlemiştir.
Zamanımızda, motomot anlaşılan Hristiyan dogmatik düşüncelerin hurafeleri ciddi saldırıya uğramıştır ve halk arasında giderek daha çok yerinden olmaktadır. Yıldızlar evreni keşfedilirken yeryüzü ve onun üzerindeki insan aynı anda daha küçük ve daha büyük hale gelmiştir. Dünyevi faaliyet genişlemiştir. Şeytan, göksel güçler, yer altı cinleri ve iblis korkusu yok olmaya başlamıştır. İnsan dünyaların sonsuz uzayında, kendi etrafını dönen küçük yıldız üzerinde, Tanrı’nın grotesk dünyasına göre, daha güvende hissetmiştir. Etkileri kesin bir şekilde ölçülebilen reddedilemez doğal güçler bilinir hale gelmiştir. Korku olmaksızın bunlar kullanılabilir ve bunlara itimat edilebilir. Yeni iş ve doğal ürün işleme yöntemleri bulunmuştur. Yeryüzü keşfedilmiş ve tüm yüzeyi yeniden iskân edilmiştir; tüm dünyada seyahat ve iletişim henüz alışamadığımız ve bize hala inanılmaz gelen bir hızla gelişiyor ve tüm bunlarla bağlantılı olarak aynı anda yaşayan insan sayısı önemli oranda artmıştır. İhtiyaçlar ve de bu ihtiyaçları karşılama vasıtaları olağanüstü artmıştır.
Hurafe içinde olduğumuz bu olumsuzlama çağında kesinlikle sarsılmıştır. Olumlu bazı şeyler de hurafenin yerini almıştır: objektif doğa terkibi bilgisi doğadaki şeytani düşmanlara ve dostlara olan inancı ilga etmiştir. Ruh dünyasının ani kaprislerinden ve ihanetinden duyulan korkuyu doğa üzerinde kurulan iktidar takip etmiş ve sayısız ruh ve perinin bu ölümü insanların çocuklarının doğum oranında olağanüstü artışta gerçek ifadesini bulmuştur.
Fakat tüm derin hisler, tüm coşkunluk ve insan birliği ve bağı ruh-cennet ile derin bir biçimde iç içe geçmiştir. Keşfettiğimiz yıldız dünyalar, etkilerine aşina hale geldiğimiz doğal güçler sadece dışsaldır; faydalıdır ve dış yaşama hizmet eder. Bunların birliğini iç yaşantımızla her şekilde, bazen derin bazen sığ felsefelerle, doğa teorileriyle ve şiirsel ilhamlarla ifade etsek de, bizim bir parçamız değildir, hayat kazanmamıştır. Bilakis, hakikatinde dünyanın, özümüzde taşıdığımız şekliyle, faydacı duyularımızın bize söylediklerinden tümüyle farklı, daha önce canlı olan ne varsa, imge ya da inanç ya da tarif edilemez bilgi ve de bu dünya görüşüne bağlı küçük gönüllü gruplardaki hakiki insan toplumu hepsi birlikte hurafe ile gerilemiştir. Bilim ve teknolojideki tüm gelişmeler bunun en düşük yedeğini sağlamayı başaramamıştır.
İşte bu nedenle bu zamanlara gerileme dönemi diyoruz çünkü kültürün ana özelliği, insanları bir arada tutan ruh, gerilemiştir.
Eski hurafeye ya da anlamını yitirmiş sembolik dile geri dönüş girişimleri, eski şablonlara bağımlı, hissi akıldan daha güçlü olan halkın zayıflığı ve köksüzlüğü ile bağlantılı sürekli yenilenen bu tepki çabaları tehlikeli engellerdir ve de nihayetinde sadece sonucun belirtileridirler. Kendisi örgütlü ruhsuzluk olan devletin baskıcı yönetimi ile bağlantılı oldukları zaman, ki kolaylıkla böyle olur, daha rahatsız edici olurlar.
O halde gerilemeden bahsedince, bu bahsimizin ruhbanın dünyamızın günahkârlığı ile ilgili şikâyeti ya da dönüşüm çağrısı ile hiçbir ortak yönü yoktur. Bu çöküş geçici bir devir olup bünyesinde yeni bir başlangıç, taze bir iyileşme, birleşik bir kültürün tohumlarını barındırır.
her kuruntunun, her dogmanın, her felsefenin ya da dinin dış dünyada değil kendi iç dünyamızda köklere sahip olduğunu hatırlayalım. İnsanların doğayı ve kendisini uyumlu kıldığı tüm bu semboller bu bakımdan halkların komünal yaşamına güzellik ve adalet getirmeye uygundur çünkü bunlar içimizdeki sosyal dürtünün yansımalarıdır ve çünkü kendisi ruha dönüşen bizim kendi biçimimizdir.
Sosyalizmi, ruhsal bir hareket olarak insanlar arasında yeni şartlar için mücadeleyi düşünmek, diğer bir deyişle yeni insan ilişkilerine varmak için tek yolun insanların kendileri için yaratan ruhtan etkilenmeleri gerektiğini anlamak bizim için çok acil olmakla birlikte geriye, geri getirilemeyen bir geçmişe doğru bakmamamız ve güçlü olmamız da aynı şekilde önemlidir. Kısacası, kendimize yalan söylememeliyiz. Cennet sanrısı, hakikat, felsefe, din, dünya görüşü veya kişi, dünya ile ilgili hissiyatı kelimeler ve biçimler şeklinde billurlaştırma çabalarına her ne ad vermek istiyorsa o, şimdilerde bizim açımızdan sadece bireyler olarak var olmaktadır. Toplulukları, mezhepleri, kiliseleri, bu türden ruhsal muadillerine dayanan her türde birlik kurma girişimi sahteliğe ya da tepkiye yol açmıyorsa en azından sırf zayıf bir lafügüzafa sebep olur. Duyular dünyasının ve doğanın ötesine giden her şeyde derin bir biçimde yalnızız ve sessiz bir yalıtılmışlığa tabiyiz. Bu da tüm dünya görüşlerimizin hiç bir yıkıcı ihtiyaç, etik inandırıcılık içermediği, ekonomi ve toplum üzerinde bağlayıcı olmadığı anlamına gelir. Bunu, böyle olduğu için, kabul etmeliyiz ve bireysellik çağında yaşadığımız için bunu pek çok şekilde, memnuniyetle ya da vazgeçerek, umutsuzca ya da arzu ile, kayıtsızca ya da hatta isyankarca kavrayabiliriz.
Ancak her kuruntunun, her dogmanın, her felsefenin ya da dinin dış dünyada değil kendi iç dünyamızda köklere sahip olduğunu hatırlayalım. İnsanların doğayı ve kendisini uyumlu kıldığı tüm bu semboller bu bakımdan halkların komünal yaşamına güzellik ve adalet getirmeye uygundur çünkü bunlar içimizdeki sosyal dürtünün yansımalarıdır ve çünkü kendisi ruha dönüşen bizim kendi biçimimizdir. Her ruh komünal ruhtur ve ister uyanık ister uykuda bütüne, diğerleri ile birleşmeye, topluma, adalete yönelik dürtünün dindiği hiç bir birey yoktur. Topluluk amaçları için gönüllü birliğe yönelik doğal dürtü kökleşmiştir fakat bu dürtü uzun yıllar kendisinden kaynaklanan dünya kuruntuları ile bağlantılı olduğu ve şimdilerde kaybolduğu ya da çürüme sürecinde olduğu için sert bir darbe ile uğraşmış ve uyuşmuştur.
O halde insanlar için öncelikle bir dünya görüşü yaratmak zorunda değiliz; bu tümüyle suni, geçici ve yetersiz, hatta romantik ve ikiyüzlü olurdu ve aslında bugün modaya tabii olurdu. İçimizde yaşayan, bireysel komünal ruh realitesine sahibiz ve sadece bu ruhun yaratıcı bir şekilde çıkmasına izin vermeliyiz. Küçük gruplar ve adalet toplulukları yaratma arzusu – bir halk oluşturmak için göksel bir sanrı ya da sembolik bir biçim değil, dünyevi toplumsal neşe ve hazır oluş- sosyalizmi ve gerçek bir toplumun başlangıcını getirecektir.
Ruh doğrudan harekete geçecek ve yaşayan insanlıktan kendi görünür biçimlerini yaratacaktır: sonsuzluk sembolleri topluluklara, ruhun tecessümleri dünyevi adalet şirketlerine, kiliselerimizdeki aziz imgeleri rasyonel ekonominin kurumlarına dönüşecektir.
Rasyonel ekonomi: bu kelime kasıtlı olarak kullanıldı çünkü burada bir şey daha eklenmelidir.
Bu çağa gerileme devri dedik çünkü esas – ortak ruh, gönüllülük, halk yaşamının ve biçimlerinin güzelliği – zayıflatılmış ve yıkılmıştır. Bilimde, teknolojide ilerlemeye, nesneleştirilmiş doğanın tarafsız fethine ve zaptına başka bir isim – aydınlanma – verilmiştir. Akıl daha kıvrak ve net hale gelmiştir; – en geniş anlamıyla – doğadan fiziği kazandığımız için, fiziğin fiili uygulamaları değerini kanıtladığı için ve doğanın güçlerini sömürerek matematiği kullanmayı öğrendiğimiz için, şimdi de, tüm dünyada olağanüstü geniş bir sahada insan ilişkilerinin teknolojisini uyguladıkça matematiğin sıkça uygulanması, iş bölümü ve bilimsel yöntemler ile en doğru ve makul olanı yapmayı öğreneceğiz. Önceleri her ikisi de oldukça gelişmiş olan sanayi teknolojisi ve ekonomik ilişkiler adaletsiz bir sisteme ve anlamsız bir güce koşulmuştu. Fakat hem psiko-endüstriyel hem ekonomik-sosyal teknoloji artık yeni kültüre, geleceğin insanlarına yardım edecektir, tıpkı daha önce ayrıcalıklı olanlara, güçlü olanlara ve borsa spekülatörlerine hizmet ettikleri gibi.
Bu bakımdan içinde olduğumuz gerileme devrinden bahsetmek yerine – eğer istersek – doğa gözlemi ve hâkimiyetinin, teknoloji ve rasyonel ekonominin hiç olmadığı kadar üstünlük kazandığı ilerlemeden de bahsedebiliriz. Ta ki birkaç yüzyıldır gömülü olan ortak ruh, gönüllülük ve sosyal dürtü yeniden zuhur edene kadar, insanları zapt edip bir araya getirene kadar ve yeni güçlerin kontrolünü eline alana kadar.
Bir kez, bireylerdeki aynı ruh eğilimi doğal dürtüsü ile bu yeni kapasiteleri ele geçirip bunları mücessem gruplara katınca bireyi dönüştüren, fenomeni uyumlu birliklere ayıran düşünce, holistik perspektif, bir kez daha bireysel insan ruhundan çıkacak ve bir insanlar cemiyetine, tüzel kişiye ve birleştirici bir biçime dönüştürecektir. Bir kez bu dünyevi-cismani ruh biçimi var olunca yeniden insanların yüzyıllar boyunca ruhsal coşkunluğa uyumlu dünya görüşüne ve kuruntusuna sahip olması kolaylıkla mümkün olabilir. Bu duygulara bu kadar yenik düşmeyi istemiyoruz, buna karşı kendimizi koruyoruz ve bağlılık düşkünü değiliz. Ayrıca herhangi bir ihtimal dâhilinde bu döngünün bir kez daha kapanması gerektiği, düşünce ve birliğin kozmik-dini, suni hurafe biçimine bağlanmak zorunda kalacağı ve ortak ruhun cesaretinin bir kere daha kırılacağı ve yalıtılmışlığın yeniden eski haline döneceği vb. ile ilgili bir şeyler söyleyebilmek için insan tarihinin gidişatına ilişkin çok az şey biliyoruz. Bu tür inşaları yapmaya hakkımız yok. Tüm bunlar bir zorunluluktan ibaret olabilir fakat gelecek tümüyle farklı olabilir. Bu tür bir bilginin halen daha uzağındayız. Görevimiz önümüzde şu anda net olarak duruyor: yalancılık değil hakikat. Bir din taklidinin yapaylığı değil, bireylerin tüm ruhsal bağımsızlığını ve çeşitliliğini kısıtlamadan toplumsal yaratımın gerçekliği.
Hazırlamak istediğimiz, köşe taşlarını yerleştirmek üzere olduğumuz yeni toplum eski hiçbir yapıya geri dönmeyecektir. Bu son yüzyıllarda medeniyetin keşfettiği araçlara sahip bir kültür, yeni bir biçimde eski olacaktır.
Ancak bu yeni insanlar kendi kendine gelmez: yanlış bilimin Marksistinin bu “gelmek zorunda”yı anladığı gibi “gelmek zorunda” değildir. Gelmelidir, çünkü biz sosyalistler onun gelmesini istiyoruz ve hâlihazırda ruhlarımızda bu tür bir insan biçimlerini taşıyoruz.
Nasıl başlayacağız? Sosyalizm nasıl gelecek? Ne yapılmalı? Öncelikle mi yapılmalı? Hemen mi yapılmalı? Buna cevap vermek son görevimiz olacak.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5528
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.04 03:13 osmanonurkoc Kürt sorununa dair

CUMHURİYET DÖNEMİ KÜRT RAPORLARI
PKK ile Ankara yönetimi arasındaki diyalog sürecinin başlamasıyla önemli bir dönüm noktasına gelen Kürt Sorunu’nun kökleri, PKK’nın silahlı faaliyete başladığı 1984 yılından çok daha gerilere, Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar gidiyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde devletin en önemli odaklarından birisi olan Kürt Sorunu, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından ilk kez, bir yıl arayla çıkan Nasturi ve Şeyh Sait İsyanı’yla görünür hale geldi.
1924’te Güneydoğu Anadolu'da Süryanilerin bağımsızlık için başlattığı Nasturi isyanını, 1925’teki Kürt aşiretlerinden yaklaşık beş bin isyancının merkezi yönetime başkaldırışı takip etti. 1925’le 1937 yılı arasında yaklaşık yirmi bölgesel isyan başlatılsa da, hepsi ordu birlikleri tarafından bastırıldı ve hiçbiri, Kürt Sorunu’nun kilometre taşlarından birisi olan ve Tunceli’de resmi rakamlara göre 13 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan Dersim İsyanı kadar büyük etki oluşturmadı.
Bugün adı Tunceli olan Dersim’de yedi ay süren isyanın ardından uzun yıllar sessizliğin hakim olduğu bölgede çatışmalar, 1984 yılında faaliyete başlayan PKK’nın Eruh ve Şemdinli Baskını’yla yeniden başgösterdi. Söz konusu kırılma noktalarıyla zaman zaman siyasi çatışma düzeyinde tartışılan Kürt Sorunu, güvenliği ve askerin rolünü esas alan veya sözkonusu etnik gruba yönelik engellerin kaldırılmasını hedefleyen değişik yaklaşımlarla ele alındı.
1925 ile 1961 yılları arasında ve 1980’lerin sonundan günümüze dek sorunun çözümüne yönelik çeşitli raporlar yazıldı. Bunların belli başlıları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Meclis Başkanı Abdülhalik Renda Raporu (1925) Dahiliye Vekili Cemil Uybadın Raporu (1925) Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey Raporu (1926) Vali Ali Cemal Bardakçı Raporu (1926) Umum Müfettişi İbrahim Tali Öngören Raporu (1930) Fevzi Çakmak Raporu (1931) Korgeneral Ömer Halis Bıyıktay Raporu (1931) Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Raporu (1931) Umum Müfettişi Abdullah Alpdoğan Raporu, 1936 Başvekil İsmet İnönü Raporu (1935) Umum Müfettiş Abidin Özmen Raporu (1935) İktidar Vekili Celal Bayar Raporu (1936) CHP Azınlıklar Raporu, 1940 Umum Müfettiş Avni Doğan Raporu (1943) Maliye Müfettişi Burhan Ulutan Raporu (1947) 27 Mayıs 1960 Doğu Raporu (1961) DSP Güneydoğu Raporu (1987) SHP Raporu (1990) Recep Tayyip Erdoğan Raporu (1991) MÇP Doğu Ve Güneydoğu Anadolu Raporu (1991) SHP Nevruz Raporu (1992) Adnan Kahveci Raporu (1992) ANAP Raporu (1993) TBMM Göç Araştırma Komisyonu Raporu (1997,98) CHP Demokratikleşme ve İnsan Hakları Raporu (1999) Algan Hacaloğlu Raporu, 2000 DTP Siyasi Tutum Belgesi/ Demokratik Özerklik (2007) Saadet Partisi Raporu (2009) AK Parti Demokratik Açılım Kitapçığı (2010) 
Abdülhalik Renda Raporu, 1925
Dönemin Meclis Başkanı Abdülhalik Renda tarafından 1925 yılında kaleme alınan raporda, Kürtler arasında 'artan milliyetçilikten' duyulan endişe aktarılıyor. 14 Eylül 1925 tarihinde dönemin Başbakanı İsmet İnönü’ye sunulan rapor, Cumhuriyet Dönemi’nin ilk Kürt Sorunu raporu olarak biliniyor.
Bastırılan Şeyh Sait İsyanı’nın ardından doğudaki 10’un üzerinde şehri gezerek paylaştığı izlenimler ışığında Renda, Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgede 'Türkleştirme politikası' izlemenin gerektiğini savunuyor.
Kürtlerin kendi dillerini yaşatıyor olmasını milli aidiyete bir darbe olarak gören Renda, Türkçe konuşmaya 'teşvik' için bölgede Kürtçe konuşanlara işlerinde zorluk çıkarılmasını savunuyor. Dilin anahtar rolüne işaret eden rapor, devletin yaklaşımının temellerini oluşturması sebebiyle büyük önem teşkil ediyor.
Ayrıca bölgedeki gizli silahlanmanın da önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Renda, bölgedeki aşiretlerin de zayıflatılmasını istiyor.
Cemil Uybadın Raporu, 1925
Renda’yla birlikte Şark Islahat Planı’nın temelini oluşturan bir diğer rapor ise, aynı yıl Dahiliye Vekili Cemil Uybadın tarafından kaleme alındı.
Diyarbakır (Ergani), Mardin, Siirt, Şanlıurfa (Siverek), Tunceli (Dersim) valileriyle yaptığı görüşmelerde edindiği bilgileri temel alan Uybadın, Şey Sait isyanının bastırılması sürecinde devletin sert tutumunun asayişi sağladığı, ancak bunun halk nezdinde devlete karşı bir tepki oluşmasına sebep olduğu şeklinde bir sorun tespitinde bulunuyor. Bölgedeki Kürtçü hareketin arkasında dış güçleri gören Uybadın, sorunun sürmesinde İngiltere ve Fransa’nın rolüne işaret ediyor. Kürt hareketinin aşamalı olarak Fırat Nehri'nin doğusuna ve sınır dışına sürülmesi gerektiği görüşünde olan Uybadın, Şeyh Sait İsyanı’nda 60 bin silah toplanmasına rağmen, Dersim’de tedbir alınmadığına değiniyor.
Uybadın’ın raporunda yer verdiği Kürt Sorunu’na yönelik çözüm önerileri arasında, zorunlu iskan politikası da var. Ubaydın, 'Kürt köylerine Türkleri yerleştirmek', 'Hristiyan azınlıkları bölgeden çıkarmak', 'doğudaki nüfusun batıya göçünün özendirilmesi' ve 'sıkıyönetim ilan edilmesi' gibi politikalarla öne çıkıyor.
1925’te yazılan Abdülhalik Renda ve Cemil Ubaydın raporları; Mahmut Esat Bozkurt, Kazım Orbay, Cemil Ubaydın ve Abdülhalik Renda tarafından kaleme alınan 1925 yılı tarihli 'Şark Islahat Planı'nı şekillendirmesi açısından büyük önem taşıyor. Aynı yıl Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilerek yürürlüğe giren plan, hemen öncesinde yazılan iki raporun işaret ettiği gibi doğunun demografik yapısının değiştirilmesi, Kürtlerin doğuya yerleştirilmesini öngören iskan politikası, güvenlik odaklı olarak istihbarat ve ulaşım ağının iyileştirilmesi, güvenlik görevlilerinin, hükümet temsilciliklerin ve eğitim kurumlarının artırılması, Kürtçenin yasaklanması ve çocukların ailelerinden alınarak Türkçe eğitimi verilmesini ve Türklük propagandası yapılmasını öngörüyordu.
1921 yılından itibaren çeşitli bölgelerde güvenlikten iskan politiklarına kadar geniş yetkilerle donatılmış Umum Müfettişliklerinin varlığı, Kürt Sorunu’na yönelik bakışın geçerli olduğu dönemin anlaşılması için önemli bir ipucu niteliği taşıyor. Ulus devlet anlayışının ülke sınırındaki her bir bölgeye nüfuz etmesini hedefleyen ve Tek Partili Dönem’in bitimine kadar varlığını sürdüren bu kurumlar, söz konusu Islahat Planı’nın hayata geçmesinde önemli bir role sahipti.
Hamdi Bey Raporu, 1926
1926 yılında Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey’in raporu, Dersim bölgesindeki 'olası bir krize' ve bunu engelleyecek 'tedbirlere' odaklanıyor.
Dersim Sorunu’nun Osmanlı Dönemi’ne dayandığını söyleyen Hamdi Bey, giderek 'Kürtleştiği' gerekçesiyle umutsuzluğa kapıldığı bölgenin ancak askeri bir harekat ile 'düzene gireceği' görüşünü savunuyor.
Bölgeyi güvenlik odaklı olarak geliştirmeye yönelik, fabrika kurmak, yol yapmak gibi faaliyetleri nafile girişimler olarak gören Hamdi Bey’in raporu da kendisinden önceki raporlar gibi, hükümet politikalarını değiştirmeye yönelik özeleştiri niteliği taşımaktan çok uzak olmak ve durumu yalnızca asayiş sorununa indirgemekle eleştiriliyor.
Cemal Bardakçı Raporu, 1926
Dönemin Elazığ Valisi olan Cemal Bardakçı’yı kendisinden önce rapor kaleme alan isimlerden farklı kılan, Osmanlı İmparatoru Padişahı Yavuz Sultan Selim döneminden bu yana süregelen sorunun, bölgede devlet eliyle gerçekleşen katliamlara bağlaması. Askeri hareket yerine bölgedekilerin hükümetin iyi niyetine inandırılmasının gereğine inanan Bardakçı, çözümün Dersim’deki sosyo ekonomik sorunların bölgedeki işsizliği ve eğitimsizliği gidermek suretiyle refahı arttırmaktan geçtiğine inanıyor.
Dersim’deki temel rahatsızlıkların bölgedeki Sünnilerin Alevilere yönelik baskısı ve ‘Kürt’ diye ötekileştirmesinden geçtiğini ifade eden Bardakçı, bölgede Kürtlerin çoğunlukta olduğu bilgisinin doğru olmadığını savunuyor.
Bardakçı'ya göre, Dersimliler, öldürülmekten ve göçe tabi tutulmaktan korkuyor. Silah bırakmamalarının sebebini de devletin olası bir müdahalesine yönelik korku olarak açıklıyor.
İbrahim Tali Öngören Raporu, 1930
Umum Müfettişi İbrahim Tali Öngören’in, 1930 yılında rapor haline getirdiği anlatımında sertlik yanlısı ve güvenlik odaklı bir perspektifin izleri görülüyor.
Dersim’in izole edilmesi fikrine taraf olan Öngören, Elazığ’da bulundurulacak ordu birliklerinin isyan eden köyleri bombalamak, köylülerin iskan hakkını elinden almak ve bölge halkının mallarına zarar vermek suretiyle durdurulmasından yana.
Dersim’in köy ağalarının etkisi altında olduğunu altını çizen Öngören, bu kişilerin Dersim’den çıkartılıp Batı’ya göçe zorlanmasını da temel çözüm önerileri arasında sunuyor.
Fevzi Çakmak Raporu, 1931
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ardından ülkenin ilk Başbakanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı olan Fevzi Çakmak, yazdığı Kürt Sorunu raporunda, Dersim halkını, 'eşkıyalığı alışkanlık haline getirmiş grup' olarak tanımlıyor. "Dersimliler okşanmakla kazanılmaz" sözleriyle sert tedbir yanlılığını ortaya koyan Çakmak, Hamdi Bey ve Öngören’in söylediği gibi, bölgedeki soruna, Dersimlilere yönelik zorunlu iskan politikaları ve askeri baskıyı artıran yöntemlerini çare olarak sunuyor.
Çakmak’ın 'Kürtlüğün eritilmesi gerektiğini' savunduğu bölgeye 'koloni' muamelesi yapılmasını ve burada bir koloni idaresi kurulmasının gereğini savunduğu bölüm raporun en çarpıcı bölümlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Ömer Halis Bıyıktay Raporu, 1931
Mustafa Kemal’in yanında birçok cephede savaş veren Korgeneral Ömer Halis Bıyıktay, aynı dönemde konuya değinen Çakmak’ın aksine Dersimlilerin 'eşkıya' olduğu görüşünü reddediyor. Halkın zor şartlar ve ağalık boyunduruğu altında olduğunu savunan Bıyıktay, Dersim’e yapılacak Türklük ve din esaslı bir harekata karşı çıkıyor. Silah yerine serbestliğin aracılığına inanan Bıyıktay, askerin bölgeyi silahsızlaştırmak için hızlı bir çalışma yapamaması durumunda, asıl silahlı grupların güvenlik güçlerinin bulamayacağı noktalara saklanacağı ve hedefin yerli halk olacağı yönünde görüş belirtiyor.
Dersim’in vilayet olması gerektiğini savunanan Bıyıktay raporunda, bölgeye yetiştirilmiş memurların gönderilmesi, yol ve köprü inşaatlarıyla hem bölgenin gelişmesi hem de yerli halka istihdam sağlanması gibi silah içermeyen çözümlere yöneliyor.
Şükrü Kaya Raporu, 1931
Dahiliye Vekili Şükrü Kaya, kendisiyle aynı dönem rapor kaleme alan pek çok ismin tersine, Dersim’e yönelik herhangi bir askeri müdahalenin gerekli olmadığını savunuyor.
Aynı zamanda eski İçişleri Bakanı olan isim, 1931 yılında yazdığı raporda, Dersim’deki sorunun devlet eliyle yaratılmış olduğunu ifade ediyor.
Kaya raporunda, pek çok isimden farklı olarak ağaların baskısı altındaki halkın topraklandırılması ve ağalara bağımlılıklarının önüne geçilmesinin gereğini savunuyor.
Yerli memurların yerine idealist görevlilerini bölgeye tayin edilmesinin gereğini savunan Kaya; yol, okul gibi bölgeyi kalkındıracak adımları da destekliyor.
Olası bir askeri harekettan önce, bölgedeki tüm silahların toplanması, aşiret reislerinin batıya göçünün sağlanması ve bölgeye sığınan kaçak mahkumların yakalanması gerektiğini savunan Kaya raporunda, çeşitli safhalardan oluşan ve yıllarca sürmesi öngörülen bir plana yer veriyor.
Abdullah Alpdoğan Raporu, 1936
Dönemin Tunceli Valisi ve Dördüncü Umum Müfettişi Abdullah Alpdoğan, Dersim’e yönelik askeri bir operasyona destek veren isimler arasında yer alıyor.
Alpdoğan’ın 15 gün boyunca süren Umum Müfettişliği toplantısında paylaşılan raporunda Dersim’de "Hükümetin halkı Ermeniler gibi katledeceği gerekçesiyle" isyan tohumları ekildiğine yer veriliyor. Bölgedeki Türk aidiyeti kurulması ve arttırılması gerektiğini savunan Alpdoğan, bölge halkını 'dağ Türkçesi konuşan' ve 'kendisini Kürt zanneden Türkler' olarak tanımlıyor.
Alpdoğan’ın raporu, Dersim’e yönelik sert müdahalenin çıkış noktası ve hareket planı sayılabileceği için büyük önem arz eden bir metin diye tanımlanabilir.
İsmet İnönü Raporu, 1935
Şeyh Sait İsyanı’nın bastırılmasında önemli rol oynayan ve isyanın akabinde sıkı yönetim ilan eden dönemin başbakanı İsmet İnönü’nün raporunda Dersim’de olanların sorumluluğu devlet politikasıyla ilintilense de çözüm, iskan politikaları ve güvenlik tedbirlerinde aranıyor.
İnönü, bölgedeki sorunun zeminini, hükümetin halka inememesi, bölgedeki toprak ağası baskınlığı ve valilerin politika tutarsızlığı olarak görüyor. İnönü, bu değişkenlerin, Dersimli Kürtlerin soygun gibi suçlar işlediği, 'tekinsiz' bir ortam yarattığı görüşünü savunuyor.
Sorunun çözümünde asker gücünü anahtar olarak gören İnönü, bölgede 'Kürdistan kurulması tehlikesine' vurgu yapıyor. Tam da bu sebepten İnönü de kendisinden önce tespit ve çözüm önerisinde bulunan isimler gibi, bölgeye yönelik askeri operasyonların okullar yoluyla gerçekleştirilecek Türkleştirmeyle desteklenmesi gerektiğini düşünüyor.
Abidin Özmen Raporu, 1935
Umum Müfettişi Abidin Özmen, raporunda "Türk nüfusunun asimile olmasından" ve Ermenistan’daki Markist ve Leninist enstitülerde yapıldığını ifade ettiği Kürtçülükten duyduğu endişeyi dile getiriyor.
Özmen, öncüllerinden farklı olarak 'Kürtçülük' meselesini Suriye, ABD ve Rusya başta olmak üzere pek çok yabancı ülkenin desteğiyle oluşan bir sorun olarak görüyor.
Kürtlerin giderek artması endişesiyle yola çıkan isim, iskan politikaları, Türkçe eğitim, doğu bölgelerine özel öğretmenlerin gönderilmesi gibi önerilerin yanı sıra, daha önce telaffuz edilmemiş iki fikre daha yer veriyor: Türk erkeklerin Kürt kızlarıyla evlendirilmesi ve devşirme usulüyle çocukların ailelerinden alınıp ayrı yetiştirilmesi.
Sorunun çözümünün asimilasyon olduğunu savunan Özmen, raporunun sonunda meselenin zamana bırakılmamasına ve derhal çözümüne vurgu yapıyor.
Celal Bayar Raporu, 1936
Daha sonraları başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak İktisat Vekili Celal Bayar, 1936 yılında yazmış olduğu raporuyla, Kürt Sorunu’na, kısa bir süre önce bölgeyi inceleyen İnönü’den çok farklı bir tutumla yaklaşıyor. Bölgedeki sorunun vatandaşla devletin arasına girmiş olan ağalık sistemi olduğuna işaret eden Bayar, bölgede suç işleyenlere yönelik cezalandırma politikalarının kurunun yanında yaşın da yanmasına sebep olması ihtimaline değiniyor.
Doğu illerindeki otorite boşluğunun Cumhuriyet'in kuruluşunun çok öncesine dayandığını ve bu hassas soruna yönelik herhangi bir müdahalenin büyük hassasiyetle yapılması gerektiğini söylüyor.
Bölgeye deneyimli memurlar gönderilmesi gerektiğini savunan Bayar, bölgedeki ulaşım sorununun çözülmesinin öncelikli olduğunu düşünüyor. Sosyoekonomik yapının da önemine değinen iktisat vekili, köylünün toprak sahibi yapılması gerektiği ve bölgedeki ağalık sisteminin gücünün kırılması gerektiğini söylüyor.
Bayar ayrıca kendisinden önceki hiçbir raporda yer verilmeyen bir öneriyi dile getiriyor: Evlerinde çok vakit geçiren halkın el sanatlarına yönlendirilmesi. Ayrıca, henüz sanayileşmeye elverişli koşulların oluşmadığı bölgede, hayvancılık ve tarımın geliştirilmesi gerektiğine değiniyor.
CHP Azınlıklar Raporu, 1940
Yazarı ve yazılış tarihi bilinmeyen, ancak 1940 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) sunulan rapor, şimdiye kadar kaleme alınan pek çok raporla benzer bir perspektife sahip. Söz konusu rapor, Kürt Sorunu’nun çözümünde zorunlu iskan politikası ve asimilasyonla Türkleştirmenin gereğini savunuyor. Dil sorunun çözümüne öncelik verilmesi gerektiği savunulan raporda, bunun bölgeye yatılı okullar inşa edilmesi, Kürtçe bilen öğretmenlerin köy enstittülerine dahi alınmaması gibi sert çözüm önerilerine yer veriyor.
İlkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılmış olan Köy Enstitüleri 1940'tan 1954'e kadar faaliyet gösterdi. [AA]
Avni Doğan Raporu, 1943
Birinci Umum Müfettişi Avni Doğan, 1943 yılında hazırladığı raporu, Abdülhalik Renda ve Cemil Uybadın’ın raporlarına dayandırıyor. Doğan’ın raporundaki "Cumhuriyetin Doğu’ya yerleşmesi, medeni milletlerin Afrika’ya yerleşmesi gibidir" cümlesi metnin en çarpıcı ifadelerinden biri olarak göze çarpıyor.
Doğan'ın raporu, kısa vadede bölgeye gönderilecek memurların şartlarının iyileştirilmesi, jandarma ve güvenliğin artırılması ve okullara bölge dışından öğretmen takviye edilmesi gibi 'önleyici' önerilerden oluşuyor. Ancak Doğan, uzun vadede izlenecek yolun şiddet içermemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Doğan’ın aktarımında bir diğer dikkat çeken bölüm ise uzun vadeli çözümlerin 60-70 yıllık bir süreci kapsadığı kısmı. Doğan, bölgedeki çözümün anahtarı saydığı Türkleştirmenin çok uzun yıllar boyunca, yumuşak bir yöntemle uygulamaya koyulmasını savunuyor.
Burhan Ulutan Raporu, 1947
Maliye Müfettişi Burhan Ulutan, 1947 yılında kaleme aldığı raporunda, sorunun çözüm aracının silahlı kuvvetler, yönteminin de şiddet olmadığının altını kesin olarak çiziyor. Sınırların değişmemesi için bölge halkıyla devlet arasında yakınlık sağlanmasını savunan Ulutan, bölgede güç sahibi olan ağaların Irak ve İran’la yakın ilişkide olmasının sınır güvenliğine büyük bir darbe olduğu görüşünü aktarıyor.
Halkın devletten güleryüz ve iyi muamele beklediğini belirten Ulutan bölgeye, 'hırsız ve zalim' memurlar yerine iyi yetişmiş görevlilerin atanmasını gerekli görüyor. Başka bir deyişle Ulutan, şiddet siyasetine son verilmesi gereğini savunuyor.
27 Mayıs Raporu, 1961
1960 Darbesi’nin etkisi altında kaleme alınmış ve dönemi içerisindeki en keskin görüşlere sahip raporun en çarpıcı yargılarından birisinin "Kürt meselesi yoktur" cümlesi olduğu söylenebilir. Rapor, Doğu’daki soruna "Kendini Kürt sanan Türklerin meselesi" diye bakıyor.
1961 yılında kaleme alınan rapor, öncüllerinden çok daha bir sert iskan politikasını savunuyor. Bölgede asimilasyon politikasına hız verilmesi gerektiğini belirten rapor, Türklerin doğuya, Kürtlerin ise batıya yerleştirilmesini gerekli görüyor. Bölgenin Irak Kürtleriyle ilişkisinin kesilmesinin önemine işaret eden rapor, fabrikalar kurulması suretiyle bölgenin ekonomik anlamda güçlendirilmesini savunuyor.
Bölgeye yatılı okullar kurulması gerektiğinin savunulduğu raporda, güvenliğin sağlanabilmesi için bölgenin ulaşım bakımından iyileştirilmesi gerekliliği aktarılıyor. Raporda, öncüllerinden farklı olarak yer alan "akademik işler" bölümü dikkat çekiyor. Bu başlık, "Kürtlerin Türk olduğunu kanıtlayan" çalışmalara öncelik verilmesini destekliyor.
DSP Güneydoğu Raporu, 1987
Demokratik Sol Parti’nin 1987 yılında yayınladığı raporun ana fikrini, parti başkanı Bülent Ecevit’in bölgedeki güvenlik sorununun ancak güvenliğin sağlanmasının yanı sıra, sosyo-ekonomik çözüm planıyla çözülebileceği görüşü net şekilde ortaya koyuyor.
Bölgedeki sorunun feodal yapıyla ilintili olduğunu savunan rapor, sıkı yönetim gibi baskıcı yöntemler yerine, bölgede her yönden iyileştirici etki sağlamanın hedeflenmesi gerektiğine işaret ediyor.
BDP İl Başkanı Çelik ve beraberindeki iki kişinin emniyetteki sorgusu sürüyor.
1984'ten bu yana Türk askeri PKK'ya karşı mücadele verdi.
SHP Raporu, 1990
Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin (SHP) 1990 yılında yayınladığı rapor, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki sorunun ayrılıkçı silahlı grupların yanı sıra, yanlış hükümet politikaları sebebiyle artarak sürdüğü görüşünü savunuyor. Bölgedeki anadil yasağına dikkat çeken rapor, sorunların demokratik bir yöntemle çözülmek yerine, baskının arttırılması yoluna gidildiğine işaret ediyor.
Herhangi bir etnik grubun diğerine göre daha avanatajlı olmadığı bir yurttaşlık tanımının hayata geçirilmesi gerektiği savunulan rapor, çözümü ekonomi politikalarında yapılacak değişimde görüyor. Rapor, bölgesel kalkınma için orta ve uzun vadedeki hedeflerin detaylıca belirlenmesini ve özel istihdam projelerinin hayata geçirilmesini destekliyor.
Ekonominin yanı sıra, devletin 'terör örgütlerine' yönelik tutumunda değişiklik yapması gerektiği belirtilen raporda, yönetimin bölge halkını silahlı örgütlere karşı yanına çekmesi öneriliyor.
Rapor ayrıca, çözüm için anayasadan başlayarak, olağanüstü hal kanunundaki kısıtlamaların kaldırılması ve tutukluluk süre ve koşulları başta olmak üzere pek çok konuda olumlu adım atılmasını destekliyor.
Kürt Sorunu’nu daha önceki raporlardan farklı olarak güvenlik ve ekonomi alanlarının dışında da inceleyen rapor, bölge halkının anadilde konuşma ve eğitim alma gibi hakları elde etmesi gerektiğini bildiriyor.
Recep Tayyip Erdoğan Raporu, 1991
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 1991’de Refah Partisi İstanbul İl Başkanı’yken hazırlattığı raporda, daha önce 'Şark Sorunu' diye nitelendirilen sorunun aslında 'Kürt Sorunu' olduğu tespitine yer veriyor. Sorunun çözümünde resmi ideoloji ve devletin tutumunu sorgulayan Erdoğan, Kürtlerin etnik kökenleri sebebiyle çektikleri acının teleffuz edilebilmesinin çözüme giden ilk adım olduğu görüşünde.
Kürtlere, dillerini öğrenme gibi kültürel hakların tanınması gerektiğini savunan rapor, anadilde eğitimin de önünün açılmasının gereğini vurguluyor. Raporda, Kürtlere, Türklerle ortak paydaları olan İslam üzerinden ulaşılabileceğini savunuyor.
Kürtlerin çoğunluğunun Türkiye Cumhuriyeti’nden kopmak istemediğini vurgulayan rapor, çözümün şiddet ve baskıdan değil birleştirici bir tutumdan geçtiğine vurgu yapıyor.
MÇP Doğu ve Güneydoğu Anadolu Raporu, 1991
Muhafazakar Parti’nin 30 Kasım 1985 tarihinde adının değiştirmesiyle kurulan ve sekiz yıl boyunca faaliyet gösteren Milliyetçi Çalışma Partisi’nin kamuoyuyla paylaştığı tek çalışmasında PKK, ABD ve Batılı ülkelerin Anadolu’yu ele geçirmek için yarattıkları bir güç olarak görülüyor.
Doğu ve Güneydoğu’daki sorunu ekonomik olarak yorumlayan parti, raporunda, Kürt diye bir etnik kimlik ve Kürtçe diye bir dil olmadığını savunuyor.
Kürtlerin Türklerden geldiğini savunan parti, Kürt Sorunu'nu 'suni' olarak yorumluyor ve çözüm önerilerinde yalnızca ekonomiyi eleştiren bir stratejiyi hedefliyor.
Adnan Kahveci Raporu, 1992
Dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından 1988 yılında getirildiği maliye bakanlığı görevi sırasında bir rapor kaleme alan Adnan Kahveci, silahlı faaliyetlerin, demokratikleşme adı altında verilen hak ve tavizlere rağmen sona ermeyeceğini savunuyor.
Türkiye’nin gerekli demokratik olguluğa erişmediğini savunan Kahveci, "Terör ile demokratikleşmeyi birbiriyle ilişkilendirmek en büyük hatadır" diyor.
Kürtlere talep ettikleri demokratik hakların sağlanmasının mühim olduğunu söyleyen Kahveci, sıkı terör yasalarının Avrupa’nın bazı ülkelerinde olduğu gibi uygulamaya koyulması gerektiğine vurgu yaparak silahlı faaliyetle Kürtlerin taleplerini net bir biçimde ayırıyor.
Kahveci ayrıca, bölünme endişesi taşımak yerine bölgenin ekonomik olarak geliştirilmesi önerisine de yer veriyor.
SHP 'Newroz' Raporu, 1992
Sosyal Demokrat Halkçı Parti’nin 'Newroz Raporu', 1992 yılı Nevruz kutlamalarında, güvenlik güçlerinin sivil halka ateş açtığı olaylarla ilgili tespit ve çözüm önerisi kaynağı olarak yazıldı. Askerin tek taraflı saldırısı mı yoksa karşılıklı çatışma mı olduğu tartışmalı olayların ardından, SHP ekibi Kürtlere yönelik pek çok özgürlüğü savunan çözüm önerileri sıralıyor. Bunlar arasında, olağanüstü hal, bölge valiliği ve köy koruculuğun kaldırılmasının yanı sıra, Kürtçe öğrenmenin, Kürtçe yayın yapmanın ve demokrasiyi destekleyen bölge yönetimlerinin önünün açılmasının gereği savunuluyor. Raporda, 'propaganda suçunun' kaldırılması tavsiye ediliyor.
Rapor, devletin bölgeye yatırım yapması ve bölgedeki işsizliğe çözüm getirmesinin önemine de yer veriyor.
ANAP Raporu, 1993
Anavatan Partisi’nin, 1993 yılında kaleme aldığı Kürt Raporu, Kahveci’ye benzer şekilde 'teröre' karşı sert tedbirler alınmasını, ancak bölge halkına haklar tanınmasını savunuyor.
PKK’nın Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli ilçelerinde, 1984 yılında düzenlediği saldırılar ve sonrasında, 19 Temmuz 1987 tarihinde başlatılan 'Olağanüstü Hal' uygulamasına son verilmesi gerektiğini savunuyor.
Buna karşılık parti, öncelikli saydığı güvenlik konusunda çeşitli sıkı tedbirleri destekliyor. 1993 tarihli raporda, valilere yeni yetkiler verilmesi, Güvenlik Müsteşarlığı kurulması, terörle mücadele eğitimi görmüş polis ve jandarma sayısının artırılması, PKK için özel tip cezaevleri inşa edilmesi gibi tedbir önerilerine yer veriliyor.
Refah Partisi Güneydoğu Raporu, 1994
Refah Partisi’nin 1995 seçimleri öncesi yayınladığı raporda, henüz çözülemediği belirtilen 'terör sorununa' ilişkin durum tespitleri ve çözüm önerilerine yer veriliyor.
RP’nin raporunda, olağanüstü halin kaldırılması ve istihdam sorunun çözülmesi gibi öncüllerinin de yer verdiği çözüm önerilerinin yanı sıra, Kürtçe radyo ve televizyon yayını yapılması gibi öneriler getiriliyor.
TBMM Göç Araştırma Komisyonu Raporu, 1997-98
1997 tarihli TBMM Göç Araştırma Raporu, metnin kaleme alınışından bir yıl önce, dokuz CHP’li milletvekilinin Doğu ve Günyedoğu Anadolu bölgelerinde bazı yerleşimlerin boşaltılmasının ardındaki gerekçeleri araştırma çabasının eseri olarak ortaya çıktı.
Rapor, temel olarak 3 bin 428 yerleşim bölgesinde bulunan 57 bin 314 hanedeki, 378 bin 335 kişinin göç ettiğini ortaya koyuyor. Rapor, bu olgunun arkasında bulunan başta ekonomi ve güvenlik olan çeşitli sebeplere değiniyor.
CHP’li milletvekilleri, kaleme aldıkları metinde yerleşim birimlerinin boşaltılması uygulamasına son verilmesi, göçe tâbi tutulanlara tazminat ödenmesi, OHAL’in sona erdirilmesi ve TBMM bünyesinde kalıcı bir göç komisyonu kurulması gibi öneriler de bulunuyor.
Rapor, göçle sonuçlanan ve dönemin en önemli sorunlarından biri olan Kürt Sorunu’nun sivil irade olmadan çözülmesinin imkansız olduğu gibi tespitlerde bulunması açısından büyük önem teşkil ediyor.
CHP Demokratikleşme ve İnsan Hakları Raporu, 1999
CHP Merkez Yürütme Kurulu üyesi Algan Hacaloğlu’nun başkanlığındaki bir komisyon tarafından hazırlanan rapor, Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkının yaşadığı 'mağduriyetin' sebep ve çözüm önerilerine yer veriyor.
Bölgede şiddetin, eşitsizlik, hukuksuzluk ve kuralsızlığın hüküm sürdüğünün altının çizildiği raporda, 'polis devleti' görüntülerinin halk arasındaki güvensizlik ortamını körüklediği belirtiliyor. Birliğin ancak din veya ırktan bağımsız şekilde sağlanabileceğine değinen rapor, 'sosyal demokrasinin' yapıcı rolünün altını çiziyor.
Yargı sisteminde ve kanunlarda önemli değişiklikleri savunuyor ve ölüm cezasının koşulsuz olarak kaldırılması gerektiğini ifade ediyor.
Söz konusu rapor, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nden (DGM), olağanüstü hal uygulamaları ve illegal istihbarat birimi diye adlandırdığı JİTEM gibi baskı aracı olan ve insan haklarına aykırı saydığı pek çok kurum ve uygulamanın sonlanması taraftarı olması açısından da önem arz ediyor.
Algan Hacaloğlu Raporu, 2000
1992 yılında insan hakları üzerine rapor yazan komisyonun başındaki isim olan Hacaloğlu, bir yıl önceki raporla büyük tutarlılıklar içeren yeni bir 'demoratikleşme' belgesine imza attı.
Çoğulcu demokrasinin hayata geçemediğini savunan rapor, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sicili, askerler ve silahlı grupların kan dökmesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun hak mahrumiyeti, köy boşaltmaları uygulamalarının sürmesi ve anti-demokratik kurum ve uygulamalarının kaldırılması önerisinin yanı sıra, yeni bir anayasa yazılması tavsiyesiyle dikkat çekiyor.
DTP Siyasi Tutum Belgesi, 2007
Demokratik Toplum Partisi’nin 8 Kasım 2007 tarihinde yayınladığı belge, Kürt Sorunu’nun çözümünde Halkın Emek Partisi’nden (HEP) doğan oluşumların yayınladığı belgeler arasında en net ve detaylısı oldu. Söz konusu belge, son döneme kadar Kürt Sorunu’nun çözümü adına yapılan tartışmalarda önemli bir tez olarak karşılaşılır nitelikte.
Bunlardan birisi, belgenin önemine vurgu yaptığı 'Türkiyelilik üst kimliği' oldu. Parti, yerel yönetimleri güçlendirmeyi amaçlayan 'demokratik özerklik' fikrinin de savunucu oldu. Kültürel farklılıkların ifadesi önündeki engellerin kaldırılmasının gereğini savunan parti, bunun da sağlıktan güvenliğe toplumu ilgilendiren tüm konularla yetkilenmiş bölge meclislerinin kurularak gerçekleşeceğini söylüyor.
Öncüllerinin olduğu gibi, Doğu ve Güneydoğu’da ekonomik kalkınmayı da zorunlu gören parti, göç sorununun çözümü için ekonomik alt yapının oluşturulması gerektiği yönünde görüş belirtiyor. DTP, bölgedeki refahın ancak işsizlik, eğitim, kadın ve sağlık sorunlarının çözüme ulaşmasından geçtiğini ifade ediyor.
Saadet Partisi Raporu, 2009
Milli Görüş Hareketi’nin Fazilet Partisi’nden sonra kurulan son partisi SP'nin 2009’da yayınladığı belge, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da süregelen sorunu "kirli bir oyun" olarak niteliyor ve bu sorunun acil bir şekilde çözümünün gereğini savunuyor. Kürt ve Türkler için "aynı medeniyetin varisleri" diyen parti, ırkçılık karşıtı net bir tutum sergiliyor.
Türkiye’de değişimin ancak anayasal değişiklikleri de kapsamak suretiyle gerçekleşeceği ifade edilen raporda, insan hakları da önemli yer tutuyor. Türkiye’deki hukuki uygulamalar sebebiyle 18 yaşın altındaki pek çok sayıda kişinin "terör örgütüne yardım ve yataklık" suçlamalarıyla 10 yılla yargılandıklarına değiniyor, söz konusu maddelerin derhal değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Sorunun anahtarını itidalde gören SP, hükümetin daha yumuşak bir tavır ve söylem geliştirmesini, sorunun çözümünde de hükümetin değil devletin taraf alınması gerektiğini dile getiriyor. Parti her şeyden önce, Kürt Sorunu’nun demokratikleşme sorunu olarak algılanmasının iyi bir başlangıç olacağı şeklinde görüş bildiriyor.
submitted by osmanonurkoc to KGBTR [link] [comments]


2020.06.28 16:47 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 9

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 9
https://preview.redd.it/zcsn2eeixn751.jpg?width=738&format=pjpg&auto=webp&s=a2a5bb17450b251273e45f66fe956b9450db2dd6

Marksizm 5.1

Marksistler:
  1. Sanayide, ticarette, para ve kredi sisteminde kapitalist temerküz bir ön evredir, sosyalizmin başlangıcıdır.
  2. Kapitalist müteşebbislerin – ya da en azından kapitalist şirketlerin – sayısı sürekli düşmektedir; özel şirketlerin büyüklüğü genişlemektedir; orta sınıf küçülmektedir ve yok olmaya mahkûmdur; proleterlerin sayısı sınırsız artmaktadır.
  3. Bu proleterlerin miktarı her zaman çok fazladır, o kadar ki aralarında her zaman işsizlerin bulunması gerekir; bu yedek sanayi ordusu yaşamın koşullarını düşürmektedir; tüketilebilenden daha fazlası üretildiği için aşırı-üretim meydana gelir. Bu yüzden, dönemsel krizler kaçınılmazdır.
  4. Birkaç kişinin elindeki muazzam servet ile kitlelerin yoksulluk ve güvencesizliği arasındaki orantısızlık sonunda öyle büyüyecektir ki korkunç bir kriz ile sonuçlanacaktır ve kitlelerin hoşnutsuzluğu o denli yoğunlaşacaktır ki kapitalist mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüştürülebildiği ve dönüşmesinin zorunlu olduğu süreç yaşanırken bir felaket, bir devrim gelmek zorunda kalacaktır.
iddiasındadırlar.
Yeni orta sınıf meselesi sık sık ele alınmıştır. Bu sınıfın varlığı inkâr edilemez. Hiç kimse, hiçbir zaman, orta sınıfın sadece bağımsız zanaatkâr, tüccar, küçük çiftçi ve emekli anlamına geleceğini yazmış değildir.
Marksizm’in bu ana ilkeleri anarşist, burjuva ve son olarak revizyonist bilim adamları tarafından sık sık eleştirilmiştir. Biri ister bundan memnun, isterse üzgün olsun, ikisi de aynı şeydir, eleştirinin aşağıdaki sonuçlarının doğruluğunu dürüstçe kabul etmeliyiz.
Kapitalist müteşebbislerle ilgili olarak kişi, kapitalist toplumun varlığının özellikle sayılarına bağlı olduğu varsayımı üzerinden konuşmamalıdır. Bunun yerine kapitalizmde kaç kişinin çıkarı olduğunu, kaç kişinin kapitalizm idaresinde dış geçimleri açısından görece refah ve güvenceye nail olduğunu konuşmalıdır. Bu, kapitalizmden çıkarı olanların ve genellikle, istisnalar olsa da düşünceleri, mücadeleleri ve haleti ruhiyeleri kapitalizme bağlı olanların meselesidir. Bunlar, ister bağımsız müteşebbis, ister iyi pozisyona sahip bir aracı, ister yüksek kademe bir memur olsun, isterse işçi, hissedar, emekli ya da her ne olursa olsun fark etmez. Burada, vergi verilerine ve diğer yadsınamaz gözlemlere dayanarak, sadece bu kişilerin sayısının düşmediği, aksine hem mutlak hem de göreceli olarak arttığı söylenebilir.
Özellikle bu sahada kişi, küçük şahsi deneyimlerden ve kısmi gözlemlerden genel sonuçlar çıkarmaktan ve duygularla yönlenmekten kaçınmalıdır. Elbette herkes mağaza zincirlerinin ve bazı yerlerde tüketici kooperatiflerinin yoğun bir biçimde küçük ve orta ölçekli tüccarları yok ettiğini görebilir. Göz önüne alınması gerekenler sadece yıkılan ve işten zorla çıkarılan tüccarlar değildir; daha çok, bağımsız olma cesaretine ve araçlarına sahip olmayanlardır. Mesele sadece, bağımsız-olmayan bu kişilerin büyük bir bölümünün hangi başlık altında sınıflandırılacağı, yani proleter olup olmadıklarıdır. Bu konu, aşağıda, doğrudan, biz “proleterler” kavramını incelerken ele alınacaktır. Bu türden tüm şahsi deneyimlere ve amatör mizaçların bireysel algılamalarına rağmen kapitalizmden çıkarı olanların sayısının hiçbir şekilde düşmediği, aslına bakılırsa yükseldiği inkâr edilemez.
Kapitalist şirketlerin sayısına gelince, bu sayının kesin olarak düştüğünü varsayabiliriz. Ancak eklemek gerekir ki bu düşüş yavaş ve önemsizdir ve hızlı ilerleme için hiçbir meyil göstermez. O kadar ki kapitalizmin sonunun, eğer gerçekten de söz konusu düşüşe bağlı olması gerekiyor ise, yine de binlerce yıl öngörülebilir olmayacaktır.
Yeni orta sınıf meselesi sık sık ele alınmıştır. Bu sınıfın varlığı inkâr edilemez. Hiç kimse, hiçbir zaman, orta sınıfın sadece bağımsız zanaatkâr, tüccar, küçük çiftçi ve emekli anlamına geleceğini yazmış değildir.
“Kim orta sınıfa aittir? sorusunu, “Proleter kimdir” sorusuna bağlayabiliriz. Marksistler tüm güçleriyle, adeta son emniyet halatına tutunur gibi şunda ısrar eder: mülk sahibi sınıfının bir üyesi bağımsızdır, kendi araçlarına ve kendi müşterilerine sahiptir. Öte yandan bağımlı bir proleterya, kendi araçlarına sahip olmayan ve mallarının ve hizmetlerinin alıcılarından bağımsız olmayan her kişidir. Artık bu açıklama yeterli değildir ve oldukça anlamsız sonuçlara yol açar. Yıllar önce, Berlin’in en büyük salonlarından birinde yapılan halk toplantısında meselenin bu yönünü Clara Zetkin ile tartışmış ve kendisine salonun sahibinin, büyük ihtimalle, bu tür tesislerin çoğu sahibi gibi, birasını teslim eden bira fabrikasına tümüyle bağımlı olup olmadığını sormuştum. Bu fabrikanın, salon sahibinin mekânı üzerinde ipoteği vardır; salon sahibi gelecek yıllar boyunca yalnızca fabrikanın biralarına hizmet etmek zorundadır ve masalar, sandalyeler, bardaklar fabrikanın malıdır. Salon sahibinin geliri yıldan yıla 30.000, 40.000 veya 50.000 Mark olacaktır. Bu kapitalist çağda, geleneksel terimlerin yetersiz kaldığı fonksiyonlar ortaya çıkmıştır. Salon sahibi ne işçidir ne de aracıdır. Fakat bağımsız olmadığı gibi kendi emek aracının da sahibi değildir. Proleter midir? – Herkes buna inanmak istemeyecek fakat aslında bu soruya benim cevabım evet idi: O, proleterdir. Bu yaşam standardı ya da toplumsal konum meselesi olamaz; sadece emek ve güvenlik araçlarının mülkiyeti meselesi olabilir. Kendi emek araçlarından mahrum bırakılan bu adamın varlığı oldukça güvensizdir.
Güvencesizliğin kapitalist toplumun tüm üyeleri için geçerli olduğuna dikkat edilmelidir. Fakat bunun derecesini ayırt etmeliyiz. Kapitalizmde hassaten çıkarı olan belli bir tabakadan bahsediyoruz ve onlara kısaca kapitalist diyoruz lakin gerçekte hepimiz, hiçbir istisna olmaksızın, kapitalizm var olduğu müddetçe kapitalizmde paya sahibiz, onunla iç içe geçmişiz ve gerçekte kapitalist anlamda aktifiz. Buna proleterler de dâhildir.
O zaman, oldukça basit ve pek de bilimsel olmayan bir dille proleter yaşam standardına sahip herkesin proleter olduğunu söylemek için kendime müsaade ettim. Elbette, her zaman en azın sınırında yaşayan varlık yüzünden en büyük sefalet içinde ailesiyle yaşayabilen, işsizlik zamanlarını atlatabilen, diğer yandan bilmeyerek yetersiz beslenme ile yaşam süresini kısaltan veya en azından kendisinin ve zürriyetinin canlılığını zayıflatan ve kendisi olmaksızın sanata, güzelliğe, özgür neşeye katılımın mümkün olmadığı mütevazı artı değer gelirini hiçbir zaman elde edemeyen işçiye kadar her tür olası sınıflandırma bulunmaktadır. “Proleter” kelimesinin genel itibariyle anlaşıldığı şekil budur ve biz de onu bu şekilde kullanacağız. İşin doğrusu Marksistler bile kelimeyi bu şekilde kullanıyor ve başka türlü de yapamazlar zaten. Tek fark şu ki bu proleterlerin kapitalizmden hiçbir çıkarı yoktur ve koşulları değiştirmekle (yani, tüm toplumun bakış açısına göre kendi çıkarlarını kavradıkları vakit) ilgilenirler. Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur ve kazanacakları bir dünya vardır ifadesi yalnızca bu proleterlere uyar.
İş gücünün üst tabakalarında bile artık tümüyle proleteryaya ait olmayan iş kolları bulunmaktadır. Kitap ticaretindeki bazı işçi kategorileri, bazı inşaat işçileri, görece yüksek maaşlarına ve uygun çalışma saatlerine rağmen, konumlarının güvencesizliği ve daimi işsizlik tehdidi sebebiyle gene de proleterler arasında sınıflandırılmalıdırlar. Fakat kendileri için, kapitalizm içerisinde yaşam güvenliği açısından paha biçilemez değere sahip kurumları – sendikaları – vasıtasıyla bu dönemleri oldukça iyi bir şekilde atlatma araçları temin eden proleterler bu sınıflandırmanın dışındadır. Lakin bunun sınırda bir örnek olduğu kabul edilmelidir ve kaza, yaralanma ya da yaşlılık durumlarında yoksulluktan yeteri kadar korunmama tehlikesi yüzünden bunlar, gene de proleter olarak sınıflandırılabilirler.
Öte yandan, bir başka tabakada, yakıcı bir fakirlik içerisinde yaşayan fakat yine de kendilerine proleter denmemesi gereken kişilerin olduğu da söylenmelidir. Bunlar arasında yoksul yazarlar, doktorlar, askeri memurlar, vb. bulunmaktadır. Ağır mahrumiyet koşulları altında bunlar ya da bunların aileleri, kendilerine genellikle açlıktan ya da çorba sırasında bir tabaktan ya da bayat ekmekten korumayan bir kültür biçimi temin etmiştir. Buna rağmen bunlar kendi dışsal yaşam alışkanlıkları ve içsel servetleri bakımından proleterlerden farklıdırlar ve ister yalnız, sıradan isterse vahşi bir yaşam sürdürüyor olsunlar kendilerince bir sınıf oluştururlar. Laf arasında sayılarının büyük proletaryadan daha hızlı arttığı görünmektedir. Bunların bir kaçı, eğer iç kontrollerini kaybetmişlerse, zaman zaman proletaryanın en alt tabakasına batarlar, dilenci, berduş, pezevenk, dolandırıcı ya da müzmin suçlu haline gelirler.
Bununla birlikte, herhangi bir biçimde bağımlı olanların meydana getirdiği geniş kademeler arasında hiçbir şekilde proleter olmayan pek çok [sınıf] bulunmaktadır. Örneğin, hiç şüphe yok ki mağazalardaki işçiler arasında ne fiziken ne de zihnen proletaryadan farklı olmayan pek çok işçi vardır. Aynısı pek çok tasarımcı, teknisyen vb. için de geçerlidir. Alt kademe memurlar da kendilerince bir kategori oluştururlar; psikolojik bakış açısına göre kendilerine proleter yerine köle denmelidir. Parti memurlarının ve sendika memurlarının hangi kategoriye ait olduğunu açıklamayalım. Bunlar sayılarından ziyade nüfuzları bakımından ele alınmalıdırlar.
Şimdi, hiç şüphesiz, zengin gruba ait değillerse eğer, yeni bir orta sınıf oluşturan geniş, aslında giderek artan sayıda insana sahibiz. Mesela, mağaza işçileri, dal ve bölüm yöneticileri, müdürler, mühendisler ve yüksek mühendisler, temsilciler, satıcılar, vs. Bunların kapitalizmdeki rolü öyledir ki ne bunların proleterleşmesi ne de devrim yapması kendi maddi konumlarından ve mütekabil davranışlarından kaynaklanmayacaktır. Fakat yalnızca bu türden “proleterler” Marksizm için düşünülebilirler. Müstesna insanların ya da müstesna zihniyete sahip müstesna insan kitlelerinin var olduğu gerçeği, bu nedenle konunun bundan böyle doğrudan ve mekanik davranış ilişkisi ve dışsal konuma göre bir irade meselesi olmaması tam da Marksizm’in göz ardı ettiği ve bizim de yeniden-vurgulamamız gereken husustur.
Kapitalizm her yerde canlılığını muhafaza etmektedir ve tüketicileri sömürme ve piyasayı tekelleştirme amaçları için sosyalizme yol açan biçimlerin yerine, tam aksine gerçekten sosyalist kooperatif biçimini, karşılıklı işbirliğini kullanmaktadır.
Peki ya güvencesizlik? Güvencesizliğin kapitalist toplumun tüm üyeleri için geçerli olduğuna dikkat edilmelidir. Fakat bunun derecesini ayırt etmeliyiz. Kapitalizmde hassaten çıkarı olan belli bir tabakadan bahsediyoruz ve onlara kısaca kapitalist diyoruz lakin gerçekte hepimiz, hiçbir istisna olmaksızın, kapitalizm var olduğu müddetçe kapitalizmde paya sahibiz, onunla iç içe geçmişiz ve gerçekte kapitalist anlamda aktifiz. Buna proleterler de dâhildir. O halde bizler, güvence ile ilgili olarak bile gevşek ayrımlar yapmalıyız ve sadece esnek sınırlar çizmeliyiz zira soyut yapılarla değil tarihsel olarak verili gerçekliklerle uğraşıyoruz. Kendi emek araçlarını ve müşterilerini bir tarafa atmasalar da mülk sahibi tabaka arasındaki orta sınıfta sınıflandırmamız gereken pek çok kişi için güvencesizlik normal olarak sadece teorik bir olasılıktır ve uygulamada istisnadır. Ancak Marksistler gerçekte ince eleyip sık dokumadıkları ve kavramlar oluşturmadıkları ve fakat görünürde bilimsel bir dille kaderi ve belli tabakaların davranışını öngörme girişiminde bulundukları için – tüm açıklamalara rağmen kendi arzularını ve kendilerini kandırmayı ve yanlış teorileri sonuna kadar savunmayı tercih etmeksizin – oldukça kayda değer, yavaşça büyüyen sayıda bağımlı ve gene de kendi emek araçları olmadan, her şey göz önüne alındığında, proletere dönüşme tehlikesini bünyesinde hiçbir zaman barındırmayan kişilerin var olduğunu inkâr etmemelidir.
Bu bakımdan Marksizm’in kehanetlerinin kötü durumda olduğu şimdiden görünmektedir. Ve yine de kabullenilmelidir ki bu kehanetler, bir zamanlar yapılmış kehanetvari herhangi bir açıklama kadar doğruydu. Karl Marx, nadir coşku anlarında sahici kehanet ve şiirsel dil kullansa da ve genellikle bilimsel dil ve nadir olmayan biçimde bilimsel aldatma yöntemini benimsese de, kapitalizmin ilk yıllarındaki gözlemi temelinde, ilk kez görüşlerini oluşturup açıkladığı günlerde gerçek bir kâhindi. Fakat bunun anlamı şudur: o bir uyarıcıydı. Bir başka açıdan da kâhin idi, sadece bir uyarıcı olarak değil: nüfuz adamı olarak da bizzat kendisi gördüklerinin oldukları gibi kalmasını engellemede büyük bir rol oynadı, uyarıları etkisini gösterdi ve değişiklikler yapıldı. Kendisi bilmeden sözleri söylendi: Siz kapitalistler, eğer aranızdaki bu çılgın sömürü, bu hızlı proleterleşme ve vahşi rekabet sürerse, birbirinizi yiyip yutmaya devam ederseniz, birbirinizi proletaryaya iterseniz, teşebbüsleri pekiştirirseniz, şirketlerin sayısını azaltırsanız, bunların her birinin çapını arttırırsanız, o zaman her şey hızlı bir sona varmak zorunda kalır.
Fakat işler bu şekilde gitmedi. Kapitalizm bir yandan o kadar geniş çaplı dallanmış ihtiyaç çokluğu yaratmış, çok pahalı, orta fiyatlı, ucuz ve beş para etmez lüksü tatmin etmiş, öte yandan büyük endüstriler, endüstrileri desteklemek için öyle bir ihtiyaç doğurmuştur ki sonunda her teknoloji biçimi ehemmiyetli hale gelmiş, tümüyle yeni işler, mesela, ev ve köy endüstrileri, küçük ve orta ölçekli fabrikalar oluşmuş ve hatta kapı kapı gezen satıcılar ve satış temsilcilerinin sayısı bile azalmamışken özelleşmiş dükkânlar, küçük ve orta ölçekli olsalar da pek çok sahadan kovulmuşlar, buna mukabil başka yerlerde yeni imkânlar bulmuşlardır.
Rekabet mücadelesi katiyen soyut bir şemayı ya da şairane coşmuş umutsuzluğu her daim takip etmiş değildir. Halen tröstlerin ve kartellerin bütünleşmesine doğru olan büyük bir hareketinin göbeğindeyiz. Bu durum tartışmasız pek çok küçük firmayı müşterilerinden ve varlıklarından ettiği gibi pek çok orta-ölçekli, büyük ve çok büyük şirketlerin de tüketiciler için yaşanan acımasız yarışta kendilerini mahvetmek yerine, tüketicilere karşı ittifak içerisinde karşılıklı çıkarlarını tanımasını ve korumasını mümkün kılmıştır. Küçük tacirlerin de bunlardan öğrendiğini ve hayatta kalmak için kendi birliklerini ve kooperatiflerini oluşturduğunu görüyoruz. Bağımsız marangoz birliklerinin kendi büyük teşhir salonları bulunmaktadır ve bunlar büyük firmalarla rekabet etmektedir. Küçük tüccarlar, satın alım gruplarında bir araya gelmektedir veyahut fiyat sabitlemede anlaşmaya varmaktadır. Kapitalizm her yerde canlılığını muhafaza etmektedir ve tüketicileri sömürme ve piyasayı tekelleştirme amaçları için sosyalizme yol açan biçimlerin yerine, tam aksine gerçekten sosyalist kooperatif biçimini, karşılıklı işbirliğini kullanmaktadır.
Marksistlerin en kötü yanlışından biri, bunlar kendilerine ister Sosyal Demokrat ister anarşist desinler, bir devrimin devrimciler aracılığıyla elde edilebileceğini düşünmeleridir. Oysaki tam tersi doğrudur: devrimciler ancak devrim kanalıyla vücut bulurlar. Devrim halinde doğru sayıya sahip olduklarından emin olmak için birkaç on yıl boyunca devrimci yaratmayı, çoğaltmayı ve toplamayı istemek çocukça bir bilgiçlik ve işe yaramaz tipik bir Alman düşüncesidir.
Devlet, yasama yoluyla kapitalizmin çeşitli ülkelerde sağlıklı ve güçlü kaldığını da gördü. Bir ülke içerisindeki karteller fiyat kırmanın yaşanmadığından ve adil olmayan rekabetin sınırlandığından emin olurken gümrük tarife politikası da bir ülkenin kapitalizminin diğerininkini yok etmesini önler. Milli gümrük tarife-yasası ve uluslararası anlaşmalar temayülü dünya pazarında artan bir şekilde eşit imkânlar sağlamaktır. Bu ticaret imkânı eşitliği görünüşe bakılırsa sadece serbest ticaret sisteminde temin edilmektedir zira halklar, ücret koşulları, medeniyetler, teknolojiler, doğal koşullar, fiyatlar ve mevcut kaynakların miktarı muhtelif ülkelerde aynı değildir. Gümrük tarife politikasının suni düzenlemelerle gerçek eşitsizlikleri dengeleme eğilimi vardır. Ancak bu sadece başlarda böyledir. Şu an için bu alanda faaliyet halen barbarcadır. Her devlet hala anlık gücünden faydalanmaya çalışır fakat bu eğilimin istikameti her halükarda nettir.
Ayrıca devlet üç aşağı beş yukarı tüm alanlarda kapitalizmin en kötü aşırılıklarının bertaraf edildiğini de görmüştür. Buna sosyal politika denmektedir. Çocukların ve gençlerin sömürüsü gibi kapitalizmin en kötü aşırılıklarına karşı işçileri koruyan yasalar tartışmasız bir şekilde belli bir koruma yaratmıştır. Başka yollarla devlet müdahalesi, düzenlemeler ve hükümler proleterlerin kapitalizmdeki konumunu iyileştirmiş ve böylece kapitalizmin kendi konumunu da iyileştirmiştir. Sosyal güvenlik yasaları, özellikle hastalık durumlarında aynı etkiyi yaratmıştır.
Fakat kapitalizm açısından bu yasaların ahlaki sonuçları asli etkilerine kıyasla çok daha önemliydi. Söz konusu yasalar hem proleter kitleler hem de politikacılar açısından gelecek hükümetler ile mevcut hükümetler arasındaki farkı bulanıklaştırmıştır. Devlet kendisi ve polisi için yeni bir iktidar alanı edinmiştir: fabrikaların denetlenmesi, işçi ve müteşebbis arasında aracılık, hasta, yaşlı, emekli proleterlerin bakımı, sadece iş tehlikelerine karşı değil bağımlı ve güvencesiz konuma karşı da koruma. Devletin ataerkil tavrı, vatandaşlar açısından devlete ve yasalarına duyulan çocuksu güveni güçlendirmiş ve artırmıştır. Kitlelerdeki ve siyasi partilerdeki devrimci ruh esasen zayıflamıştır.
Hem müteşebbislerin kendisinin hem de devletin üstlendiği [pozisyon], proleterler tarafından sadece hükümet yasalarında siyasi işbirliği yaparak değil kendi dayanışmaları içerisinde yarattıkları kurumlar aracılığıyla da devam ettirilmiştir. Marx ve Engels’in işçi sendikaları ile hiçbir ilgilerinin olmamasını istemeleri sebepsiz yere değildi. Bu profesyonel örgütleri faydasız, küçük burjuva çağının zararlı artıkları olarak değerlendirdiler. Ayrıca üreticiler olarak işçilerin sergilediği dayanışmanın bir gün kapitalizmin istikrara kavuşturulmasında ve muhafaza edilmesinde oynayabileceği rolü de muhtemelen hissetmişlerdi. İşçileri kader tarafından seçilmiş kurtarıcılar ve sosyalizmin icracıları olarak hareket etmekten alıkoyamazlardı fakat sanki kapitalizm altında yaşamaya zorlandıkları ve öyle ya da böyle bu hayatlarına ellerinden geldiğince şekil vermeleri gerektiği tek bir hayatları olduğunu düşünmelerini sağlayabilirlerdi. Bu bakımdan işçiler de, kendi sendika fonları üzerinden işsizlik, ikamet değişikliği, hastalık, bazen yaşlılık ve ani ölüm durumunda ortaya çıkan zorluklara karşı kendilerini korurlar. Müteşebbislerin, belediyelerin ya da özel istihdam kurumlarının şartlarına karşı kendi çıkarlarını muhafaza edebildikleri her yerde çıkarlarına uygun hızlı iş temin ederler. Müteşebbislerle işçiler arasında her iki tarafı da bağlayıcı uzun süreli ücret sözleşmeleri üzerinden güvenli ilişki oluşturmaya başlamışlardır. İşçiler günün gerçekliğine ve şartlarına göre hareket etmek için rahattılar ve hiçbir teori veya parti programı bunları yapmaktan işçileri alıkoyamadı. Aksine parti programları ve teoriler kapitalist çalışma koşullarının gerçekliği ile yaratılan bilgi araçlarını takip etmek zorunda kaldı. Çeşitli kamplardan her türde kuramcı ve idealist, maksatlı tedbirlerle işçileri, halihazırdaki acınası yalnız yaşamlarını temin etmelerini engellemek ister. Bu elbette başarılı olamaz. İşçiler, kitleler halinde, onur verici ve sevgi dolu sözcüklerle devrimci sınıf olarak adlandırılmaktan hoşlanır fakat bu onları devrimci yapmaz. Devrimciler kitleler halinde sadece devrim olduğunda var olurlar. Marksistlerin en kötü yanlışından biri, bunlar kendilerine ister Sosyal Demokrat ister anarşist desinler, bir devrimin devrimciler aracılığıyla elde edilebileceğini düşünmeleridir. Oysaki tam tersi doğrudur: devrimciler ancak devrim kanalıyla vücut bulurlar. Devrim halinde doğru sayıya sahip olduklarından emin olmak için birkaç on yıl boyunca devrimci yaratmayı, çoğaltmayı ve toplamayı istemek çocukça bir bilgiçlik ve işe yaramaz tipik bir Alman düşüncesidir. Devrimcilerin olmamasından korkmanın hiç gereği yoktur: devrimciler gerçekte bir tür kendiliğinden oluşan nesil ile – yani devrim geldiğinde ortaya çıkarlar. Fakat devrimin, yeni bir oluşturucu gücün gelmesi için yeni koşullar yaratılmalıdır. Bu koşulların en iyisi, kendilerine pekâlâ iyimser de denebilen (öyle olmak zorunda olmasalar bile) tarafsız insanlar, devrimin gelmek zorunda olduğunun kesin olduğunu düşünmeyen ve fakat yeni davalarının gerekliliğine ve adaletine derinden ikna olmuş, engelleri ve tehlikeleri aşılmaz ve kaçınılmaz görmeyenler tarafından yaratılabilir. Bu tür insanlar, en iyi ihtimalle araç olan devrimi istemezler; daha ziyade amaçları olan belli bir gerçeklik ararlar. Tarihsel anıların kötü etkileri olabilir: mesela insanlar gerçekleştirecekleri başka pek çok göreve sahipken, kendilerine Romalı ya da Jakoben süsü verebilirler. Hatta daha kötüsü Hegelcileştirilmiş Marksizm’in getirmiş olduğu tarihsel bilim türüdür. Gelmekte olan devrimi hiç düşünmemiş olsaydık kim bilir ne kadar zaman önce devrimi arkamızda bulurduk. Marksizm bize hiçbir şeyi anımsatmayan bir çeşit adım getirdi. Kişinin her zaman iki adım öne ve bir adım geriye atladığı ve bu eyleminin sonunda en azından bir miktar ileri doğru hareketle sonuçlandığı Echternach sıçrama işlemini bile sağlamamıştır. Marksizm devrimin amacına doğru kasti görünür hareketlerde bulunur fakat bu yüzden sadece ondan çok daha uzağa gider. Devrimi sonucuna göre tasavvur etmenin her zaman için ondan korkmaya eşdeğer olduğu sonunda anlaşılmıştır. Birine harekete geçerken ne olabileceğini düşünmesi değil ne yapması gerektiği tavsiye edilmesi uygundur. Günün talebi, tam da kalplerinin, arzularının, adaletlerinin ve muhayyilelerinin çalışmalarını çok temel ve çok radikal bir biçimde inşa etmek isteyenler tarafından karşılanmalıdır.
Elbette bu kişiler, yukarıda açıklandığı üzere bu son on yıllarda gözlemlediğimiz müteşebbisler, devlet ve işçilerin yaptığı gibi kapitalizmi yamamaktan farklı bir şeyler inşa etmelidirler.
İşçilerin örgütlerindeki, sendikalardaki mücadeleleri, yaşam içindeki durumlarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek de bu bağlamın bir parçasıdır. İşçilerin kendi sendika fon sistemleri üzerinden, Marksistlerin önlenemez kaderleri dedikleri, üreticiler olarak müdahale ve düzenlemelerindeki kapasitelerinin nasıl olduğunu gördük. Fakat sendikaların bir diğer önemli görevi de halen müzakereler ve grevler yoluyla çalışma saatlerinin kısaltılması ve daha yüksek ücretler için mücadeledir.
Ücretleri yükseltme mücadelesi, ferdi üreticilerin tüketicilerin toplamına karşı – bu tüketiciler ne kadar çok ve birleşmiş olsalar dahi – her daim gerçek bir mücadeledir. Söz konusu üretici mücadelesine bir ara herkes ya da başkaları girdiği için bu, işçilerin kendilerine karşı verdiği bir mücadeledir. İşçiler ve işçilerin örgütleri, tümüyle amatör bir biçimde, aldıkları ücreti mutlak bir miktar olarak düşünme eğilimindedir. 5 Mark’ın 3 Mark’tan büyük olduğu şüphe götürmez. Elbette dün sadece 3 Mark alıp bugünden sonra ücret olarak gün başına 5 Mark alacak olan işçinin sevincini çok göremeyiz ya da anlamamazlık edemeyiz. Burada mesele sadece o işçinin üç, beş veya on yıl içinde sevinmek için hala bir nedeni olup olmayacağıdır. Zira para sadece fiyatların ve ücretlerin birbiri ile ilişkisinin ifadesidir. Bu tümüyle paranın satın alım gücüne bağlıdır.
Kapitalizm içinden mücadelelerde sadece kapitalist olarak savaşanlar gerçek zaferler kazanabilirler, diğer bir deyişle kalıcı avantajlar elde ederler.
Elbette, ücret artışları, tıpkı vergiler ve gümrük tarifelerinin artışları gibi malların fiyatlarının artmasına sebep olur. Doğal olarak piyano-işçisi müteakip şekilde tartışma eğilimindedir: Piyanolar daha pahalı olmuşsa bundan bana ne! Ben daha yüksek ücret alıyorum ve piyano da satın almıyorum; ekmek, et, giysi ve konut vs. alıyorum. Dokumacılar bile örneğin şöyle diyebilir: Almam gereken malzeme daha pahalı olmasına rağmen, ihtiyaçlarımın sadece çok küçük bir kısmının pahalı olmasına neden oldum fakat kendi toplam ihtiyacımı karşılayacak olan bütün maaşımı arttırdım.
Şahsi bencilliğin bu ve benzeri itirazlarına cevap P.J. Proudhon’a borçlu olduğumuz temel, kapsayıcı biçim ile anında verilebilir: “Ekonomik meselelerde sıradan özel kişi için doğru olarak düşünülen [şey], kişi onu tüm topluma uygulamak istediği anda yanlışa dönüşür.”
Ücret mücadelelerinde işçiler, tıpkı kapitalist toplumun katılımcılarının hareket etmesi gerektiği gibi, dirsekleri ile savaşan benciller gibi hareket ederler ve tek başlarına hiçbir şey elde edemeyeceklerinden örgütlü, birleşmiş benciller olarak savaşırlar. Örgütlü ve birleşmiş işçiler ekonominin bir kolunun yoldaşıdır. Tüm bu dernek-şubeleri, birlikte, kapitalist mal pazarının üreticileri rolünü oynayan işçilerin toplamını oluşturur. Bu rolde işçiler, kapitalist müteşebbislere karşı olduğunu düşündükleri, gerçekte tüketiciler olarak kendi kapasitelerine karşı olan bir mücadeleyi sürdürürler.
Sözüm ona kapitalist, sabit, elle tutulur bir figür değildir. Kabahatin elbette çoğunun atfedilebileceği kapitalist bir aracıdır, fakat işçinin üretici olarak militanca ona yöneltmek istediği yumruklar hedefi ıskalar. İşçi vurdukça vurur, fakat sanki mücerret bir seraba karşı vuruyor gibidir ve yumrukları kendi geri düşer.
Kapitalizm içinden mücadelelerde sadece kapitalist olarak savaşanlar gerçek zaferler kazanabilirler, diğer bir deyişle kalıcı avantajlar elde ederler. Bir mühendis, müdür ya da satış elemanı şahsi özellikleri ya da bilgisi nedeniyle kendi işvereni için vazgeçilmez ise, bir gün şunu söyleyebilir: Şu ana kadar 20.000 Mark ücret aldım, bana 100.000 ver yoksa rekabetin safına geçeceğim! Bunda başarılı olursa, hayatının geri kalanı için belki de son zaferi elde etmiş olacaktır. Bir kapitalist gibi hareket etmiştir. Bencillikle bencilce savaşmıştır. O halde bir bireysel işçi kendisini zaman zaman vazgeçilmez kılabilir, hayat içindeki konumunu iyileştirebilir ya da tümüyle servet alanına geçiş yapar. Fakat işçiler kendi sendikalarında mücadele ettikçe kendilerini sayıya indirger; her biri şahsen önemsizleşir. Bu nedenle işçiler çarkın dişlisi olarak rollerini kabul ederler. Sadece bir bütünün parçaları olarak hareket ederler ve bütün onlara karşı tepki verir.
Böylelikle üreticiler olarak işçilerin mücadeleleri tüm malların üretiminin daha pahalı hale gelmesine sebep olur. Bu enflasyon, kısmen lüks malları etkilese bile, çoğunlukla zaruri kitle ihtiyaç mallarının fiyatlarında artış ile sonuçlanır. Doğrusu bu fiyat artış orantılı değil orantısız olur. Ücretler yükseldiğinde fiyatlar orantısız artar; ücretler düştüğünde ise fiyatlar orantısız bir şekilde yavaş ve az düşer.
Sonuçta bir süre sonra işçinin bir üretici rolü ile mücadelesi gerçeklikte tüketici olarak işçilere zarar verir.
Bu, pek çoğu için hayatı daha da güçleştiren yaşamsal maliyette olağandışı enflasyondan dolayı tümüyle ya da çoğunlukla işçilerin kendilerinin suçlanabileceği anlamına kesinlikle gelmez. Pek çok sebep vardır ve bencillik her zaman kabahatlidir, zira hiç genel ekonomi ve dolayısıyla kültür tanımaz. Bu faktörlerden biri, bu mücadelede en alt seviyede bile olsa kapitalizmin üyesi olmaya açıkça rıza göstermiş üreticilerin mücadelesidir. Kapitalistlerin kapitalistler olarak yaptığı her şey temeldir; işçilerin kapitalistler olarak yaptığı her şey proleterce temeldedir. Elbette ki bu ifade sadece onların rezil bir rolü kabul ettikleri anlamına gelir. Bu, onların rolleri dahilinde ve haricinde düzgün, cesur, yüce gönüllü, kahraman olabilecekleri gerçeğini değiştirmez. Hırsızlar bile kahraman olabilir, fakat ücret ve fiyat artışı mücadelelerinde işçiler bilmeden hırsızdırlar, kendi kendilerinin hırsızıdırlar.
Kimileri sendikaların grevlerle sadece ücret artışları için değil çalışma saatlerinin kısaltılması, diğer işçilerin şikâyetleri ile dayanışma sergileme, çalışma belgeleri, vs. için de mücadele ettiğini işaret edecektir.
Buna cevap şudur ki bu bağlam içerisinde tek ilgili etken ücret artışıdır ve bizim burada sendikalara karşı savaştığımızı düşünmek bariz bir yanlış anlaşılma olur! Ah hayır! Sendikaların kapitalizm içerisinde tümüyle gerekli bir örgüt olduğu burada kabul edilmiştir. Burada gerçekte ne söylenmekte olduğunun nihayetinde anlaşılmasına müsaade edin. İşçilerin devrimci bir sınıf olmadığı, fakat kapitalizm altında yaşaması ve ölmesi gereken bir grup yoksul gariban olduğu burada kabul edilmiştir. Belediyelerin, devletin “sosyal politikasının”, işçi partisinin proleter politikalarının, işçi sendikalarının proleter mücadelesinin ve sendika fonunun, hepsinin işçiler için ihtiyaç olduğu burada teslim edilmiştir. Ayrıca yoksul işçilerin, bütünün çıkarlarına, hatta tüm emek gücünün çıkarlarına her zaman saygı gösteremediği de kabullenilmektedir. Çeşitli ekonomik sektörler kendi bencil mücadelelerini vermelidir, zira her sektör diğer sektörlere nispetle azınlıktır ve artan geçim gideri enflasyonunu göz önünde tutarak kendisini savunmalıdır.
Fakat burada tanınan, teslim edilen ve kabul edilen her şey, işçilerin üretici rollerini kapitalizmin yoksul, en alt seviyesi olarak değil de devrimin ve sosyalizmin kader tarafından seçilmiş taşıyıcıları şeklinde anlamak isteyen Marksizme bir darbedir.
Sendikalar her zaman devrimci çalkantının bir unsuru olmuşlardır ve içkin bir genel grev çağrısı yapma temayülüne sahiptir. Kooperatifler sosyalizme doğru mütevazı ve bilinçsiz olsa da bir ilk adımdır. Eğer bu iki hareket daha güçlü ve daha saldırgan olup bütünleyiciliğinin farkına varırsa, o zaman ekonomideki felç öyle bunaltıcı bir şekilde tehdit eder ki bir emniyet vanasının açılması gerekir ve her iki ekonomik alandaki koalisyon ya sınırlandırılır ya da tümüyle yasaklanır.
Burada söylüyorum: Hayır! Tüm bunlar, işçiler kapitalizmden nasıl çıkılacağını anlamadığı müddetçe kapitalizm altında gereklidir. Fakat tüm bunlar sadece kapitalizmin fasit döngüsü içinde daire çizmeye neden olur. Kapitalist üretim içerisinde ne olursa olsun sadece kapitalizmin daha derinlerine sürükler ama ondan çıkışı asla sağlamaz.
Aynı şeye bir başka açıdan bir kere daha bakalım. Kapitalist – Marx ve diğerlerinin kapsamlı şekilde ve pek çok değerli, ayrıntılı pek çok tanımla gösterdikleri gibi – işçilere karşı gasp suçu işlemektedir; kapitalist eylemleri ile sizin hiçbir emek aracınızın, hiçbir iş-yerinizin ve teşebbüs aracınızın olmadığını; işçilerin büyük sayılarda, genellikle ihtiyaçlarından daha fazla sayıda olduğunu o yüzden onların önerdiği ücrete çalışmaları gerektiğini söyler. Kapitalistler, açık bir anlaşmaya ihtiyaç duymaksızın, işçilere karşı basbayağı aynı davranışı sergilerler, fakat ulusal ve uluslararası ölçekte birbirlerine karşı sert bir rekabette kilitli kalırlar. Bundan iki dizi gerçek çıkar: düşük ücretler ve düşük fiyatlar. Fakat eğer işçiler bu gaspa karşı ihtiyaçtan ve doğru bir şekilde birleşir ve cevap verirse – Yüksek ücret ödemeyi reddederseniz hiçbirimiz çalışmayacağız – o zaman sonuç şu olur: yüksek ücretler ve yüksek fiyatlar. Bunun üstüne kapitalistler de önce karşılıklı destek ve işçilerin baskısına karşı güvenlik için, ikinci olarak ücret sabitleme için kartellerle birleşirse, o zaman ücretleri artırmak çok daha güç, fiyatları yükseltmek ise çok daha kolay olacaktır. Ardından ucuz yabancı rekabete karşı gümrük-koruma gelecektir. Bazen de yabancı ülkelerden veya en azından kırsal bölgelerden ucuz, talep sahibi olmayan işçilerle, ya da erkek işçilerin kadın işçilerle, vasıflı işçilerin vasıfsız işçilerle, el emeğinin makinelerle ikamesi gelecektir. Görülebileceği üzere kapitalizmin, işçiler fiyatları değil de sadece ücretleri etkileyebildikleri müddetçe, her zaman avantajı olacaktır.
Bu bakımdan eğer işçiler kapitalist mal pazarı için üretici olarak rollerini sürdürürse ve fakat buna karşın kendi durumlarını radikal bir biçimde iyileştirmek isterlerse, diğer bir deyişle kapitalin çıkarlarından kendileri için bir pay alırlarsa, bu durumda ücretleri ve aynı zamanda düşük fiyatları hedeflemekten başka bir seçenekleri kalmaz. İşçiler, sosyalist örgüt biçimini, bir kooperatifi, kendi tüketimlerinin hizmetine koyup böylelikle aracıların bir kısmını yaşamdaki ihtiyaçlarının bir kısmından – gıda, konut, giysi, ev eşyaları vs. – tasfiye edebildikleri takdirde, kendi kendine-yardım ile belli bir dereceye kadar, kapitalizm içerisinde bile bu yönde hareket edebilirler. Dolayısıyla sendikalarda örgütlenen, görece yüksek ücret alan işçiler, tüketici kooperatiflerinde (buna konut kooperatifleri de dâhil) görece düşük fiyatlarda ihtiyaçlarını karşıladıklarında başarılarının bir kısmının keyfini gerçekten de çıkarma şansına sahip olurlar.
Kapitalist kârın bir kısmını işçilerin ellerine aktarmanın bir başka radikal yolu, diğer bir deyişle, servetin müsaderesi, devlet ya da belediye yasası ile eşanlı asgari ücret ve azami fiyat belirlemektir. Bu, orta çağ komünlerinin aracılığıydı ve Fransız devriminde – gerçek başarı olmaksızın – fiilen denendiğinden daha çok önerilmişti. Hadi koşulların tümüyle farklı olduğu ve tabiri caizse gerçek kültürün ve toplumun olduğu Orta Çağlar’ın komünal politikalarına itibar etmeyelim. Bu tür bir servet müsaderesi belki sert geçiş zamanlarında geçici olarak tavsiye edilebilir bir devrimci sınıf politikasıdır fakat en fazla sosyalizme giden yolda sadece küçük bir adımdır, sosyalizmin kendisi değildir zira sosyalizm kesinlikle sert bir cerrahi müdahale değil, daimi sıhhattir.
Her iki izlenen yolda – sendika ücretleri ve kooperatif fiyatlarının bileşimi ile eş anlı yüksek ücret ve düşük fiyat sabitleme yasası – amatörce ve sadece geçişsel kapitalizm ve sosyalizm alaşımına sahiptir. Tüketimin örgütlenmesi sosyalizmin başlangıcıdır; üreticilerin mücadelesi kapitalizmin çürüme belirtisidir. Yüksek ücretler ve düşük fiyatlar eşanlı, ürkütücü bir uyuşmazlıktır ve kapitalist bir toplum, hükümetin yüksek ücret ve düşük fiyat uygulamasından daha fazla, güçlü bir sendika hareketi ve sağlam bir tüketici-işbirliği hareketinin eşanlı etkilerini atlatamaz.
Böylesi sabitlenmiş bir para değeri – ki her iki durumda da sahip olacağımız şeydir – korkunç bir patlama tesis edecektir ve devlet ve toplumun iflasının başlangıcı olacaktır.
Bu şiddetli bir devrimin işareti olabilir fakat elbette bir kez daha kapitalizm paçasını kurtaracaktır. Bugün bile sendika ve kooperatif hareketlere yan bakılmaktadır. Sendikalar her zaman devrimci çalkantının bir unsuru olmuşlardır ve içkin bir genel grev çağrısı yapma temayülüne sahiptir. Kooperatifler sosyalizme doğru mütevazı ve bilinçsiz olsa da bir ilk adımdır. Eğer bu iki hareket daha güçlü ve daha saldırgan olup bütünleyiciliğinin farkına varırsa, o zaman ekonomideki felç öyle bunaltıcı bir şekilde tehdit eder ki bir emniyet vanasının açılması gerekir ve her iki ekonomik alandaki koalisyon ya sınırlandırılır ya da tümüyle yasaklanır.
Hiçbir toplum ne yüksek ücretler ve düşük fiyatlarla ne de düşük ücretler ve yüksek fiyatlarla var olamaz. Görece barış zamanlarında, kapitalistler ve işçiler kendi kör şahsi bencillikleri içinde yüksek fiyatlar ve yüksek maaşlar ve ücretler peşinde koşmaktan kaçınmayacaktır ve böylelikle lükse tamahı ve tatminsizliği, yaşamdan memnuniyetsizliği, para elde etmede güçlükleri, iş durdurmaları, kronik krizleri ve ekonomik durgunluğu çoğaltacaktır. Devrim sırasında eğilim, 1848’de Proudhon’un müthiş bir şekilde ve fakat başarısızlıkla savunduğu gibi, düşük fiyatlar! düşük gelir! düşük ücretler! olacaktır ve inşallah bu sefer bu düşünce galip gelecektir. Özgürlük, mobilite, neşeli bir haleti ruhiye, daha hızlı para dolaşımı, daha kolay bir yaşam, mütevazi neşe ve saf masumiyet ile sonuçlanacaktır.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5524
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.06.20 12:22 emrecann150 E Ticaret Seo Nedir? Nasıl Yapılır

[caption id="attachment_1820" align="alignnone" width="523"]📷 e-ticaret seo[/caption]
[toc]

E-Ticaret SEO Nedir?

e-ticaretSEO; Tanımlanmış hedeflere uygun olarak, e-ticaret web sitelerinde potansiyel müşterilere satışa sunulan ürün veya hizmetleri sunmak için arama motorlarında yapılan marka çalışmalarını ifade eder.

E ticaret Seo neden önemli?

[caption id="attachment_1828" align="alignnone" width="448"]📷 e ticaret[/caption]
e-ticaret Büyük bir sektöre dönüşen ve rekabetin şiddetli olduğu e-ticarette, beklenen verimliliği sağlamak için bazı kurallar uygulanmalıdır. Bunlar arasında kullanılabilecek ana strateji SEO çalışmalarına gerekli anlamı vermektir. SEO e-ticaret desteğiyle, marka bilinirliğini artırabilecek arama motorlarının en üstünde olabilirsiniz.
SEO stüdyoları öncelikle ilgili anahtar kelimeyi analiz etmelidir. En önemli noktalardan biri, analiz edilecek anahtar kelimenin sunulan hizmet veya ürünle ilgili olmasıdır. Anahtar kelimelerin yanlış seçimi SEO çalışmasını yeterince verimli hale getirebilir. Anahtar kelime analizinden sonra, rekabetçi analiz zamanı. Rakiplerden daha iyi performans göstermek ve bir fark yaratmak için çalışmalarınız gözden geçirilmeli ve uygun bir strateji oluşturulmalıdır.
Tamamen orijinal içerikle yapılacak SEO çalışmaları sağlam ve başarılı bir altyapı ile oluşturulursa, dijital dünyada hiçbir zaman ön plana çıkacak ve marka bilinirliği artacaktır.
Birçok alanda iş yükünü azaltan ve müşterileriyle her zaman, her yerde iletişim kurmalarını sağlayan e-ticaret sistemleri, özellikle bugünün perakende dünyasındaki küçük ve orta ölçekli işletmeler için hayatlarını kurtarıyor. Ziyaretçilerin şirkete istedikleri zaman kolay ve zahmetsizce ulaşmasını sağlayan e-ticaret sistemleri markanın imajını geliştirir ve şirkete etkileyici kalite ve tasarım vizyonu kazandırır.

E-Ticaret SEO çalışmasıyla nereden başlamalıyım?

[caption id="attachment_1827" align="alignnone" width="415"]📷 e ticaret seo[/caption]
Rakiplerinizden sıyrılmak istiyorsanız, her gün yüzlerce yeni e-ticaret web sitesinin açıldığı günümüz İnternet dünyasında hayal ettiğiniz sipariş oranlarına ulaşın. Tek yapmanız gereken doğru ve etkili pazarlama yöntemlerini kullanmak. Google AdWords ve Facebook Marketing gibi ücretli reklam kanalları bütçeniz için önemli maliyetlere neden olduğundan; Çok daha kalıcı bir alana yatırım yapmanızı tavsiye ederim.
SEO çalışmaları şirketler ve markalar için organik trafik çekmek için gereklidir. Doğru ve düzenli SEO çalışmaları sayesinde yatırımcılar e-ticaret web sitelerinden hak ettikleri değeri kazanabilirler. Doğru SEO stratejilerini belirlemek ve uygulamak önemlidir. Arama motorlarına ve kullanıcı kullanımına odaklanarak, e-ticaret web siteniz için SEO çalışmalarındaki tüm adımları atmalısınız.

E-Ticarette Seo Çalışmalarının Avantajları

SEO faaliyetleri e-ticaret web sitelerine ziyaretçi sayısını artırmak ve yeni potansiyel gruplara ulaşmak için çok önemlidir. Pazarlama ve reklam önlemleriyle desteklenen SEO çalışmaları, e-ticaret sistemindeki herkes için çok önemli avantajlar sunuyor.
SEO çalışması, yani, web sitelerini arama motorları için uygun hale getirmek, doğru ve doğru kullanıldığında daha kısa sürede daha etkili sonuçlar sunar. SEO çalışmaları sonucunda, web sitesi internet aramalarında görünür hale gelir ve rekabetin bir adım ötesine geçme fırsatı sunar.
Google ile uyumlu siteler, ziyaretçi sayısını buna göre artırır. Daha yüksek bir arama sıralamanız varsa, kullanıcıları siteye daha hızlı çekebilirsiniz. Web sitesine giriş yapan ziyaretçiler web sitesinde zaman geçirir ve bazı ürünleri satın alma eğiliminde olan ürünleri inceleme fırsatı bulurlar.
Başka bir hedef gruba ulaşmada da önemli olan SEO çalışmaları, dikkate değer reklam çalışmaları ile desteklenirse daha etkili sonuçlara katkıda bulunur. Potansiyel kitleyi çok daha kolay kullanılacak güçlü ve başarılı içerikle çekme fırsatı sunan SEO hizmetlerinin entegrasyonu, her zaman daha başarılı bir yol sağlar.
E-Ticaret SEO Çalışmalarında Uygulanan Teknikler
[caption id="attachment_1821" align="alignnone" width="491"]📷 e-ticaret seo teknikleri[/caption]
Eğer e-ticaret platformunuz ile satışlarınızı rakiplerinize kıyasla niteliksel ve niceliksel olarak artırmak istiyorsanız, SEO e-ticaret web sitesinin ne olduğunu ve e-ticaret web sitesi için nasıl çalıştığını bilmeniz gerekir. tarzinburda olarak, deneyimlerimize dayanarak hazırladığımız e-Ticaret web sitelerine uygulanacak SEO tekniklerini öğretiyoruz.
İndustry Öncelikle, endüstrinizde gerçekten üstün başarı istiyorsanız, mükemmel bir e-ticaret web sitesine ve bir IOS ve Android mobil uygulamasına sahip olmalısınız. E-Ticaret web sitelerine güven oluşturan ve satın almayı teşvik eden özel bir web sitesi tasarımı tasarlamak önemlidir. Kullanımı kolay olmayan e-ticaret web siteleri, SSL sertifikaları yüklemez, yavaş açılır ve başarısız olmaya devam eder, satış performansı üzerinde olumsuz bir etkisi olan kişilerde güvensizlik yaratır. (E-Ticaret web sitelerindeki özellikleri blog yayınımızı ziyaret ederek okuyabilirsiniz
İlk olarak, web sitesi için doğru anahtar kelimeleri veya kelime öbeklerini bulun. Yerel SEO teknikleri e-Ticaret web sitelerine doğru bir şekilde uygulanmalıdır.
Mutlaka SEO'ya başlamadan önce her zaman negatif sektör anahtar kelimelerinizi belirleyin. Google web yöneticisi platformundan web sitenize gelen tüm bağlantıları ve metinleri takip edin. Google'ın uygun gördüğü metin belgesine uygunsuz bağlantılar eklerken, "Google backlink ret
https://www.google.com/webmasters/tools/disavow-links
E-ticaret web siteleri için gerekli olan yerinde SEO ölçütleri karşılandıktan sonra, web sitesinin SEM ve sosyal medya reklamlarıyla uyumlu olması gerekir. Planlanan ve planlanan reklam önlemleri, kısa vadeli e-ticaret web sitelerinin satışı için vazgeçilmez bir faaliyettir. Bu çalışmalar çok önemlidir çünkü ürünleri kaliteli ve şirketiniz bunları tanıyabilir.
Google Analytics ve Google Search Console hesaplarınızla ilgilenin. Bu platformlar size tıklamalar, yönlendirmeler, spam, uyarılar, kusurlar vb. Sunar. arama motorlarından. Burada tüm değerler gösterilir. Pazarlama faaliyetlerinize rehberlik eden ayrıntıları, ör. Örneğin, kullanıcıların sattığınız ürün veya ürün grupları için e-Ticaret web sitenizde nasıl arama yaptıkları. Hesaplarınızı düzenli olarak kontrol ederken kafanızda yanıp sönen flaşların (parlak fikirler) görünmesini bekleyin.
Görselin elektronik ticaret üzerinde çok farklı bir olumlu etkisi vardır. Ürünü müşteri sanal bir ortamdaymış gibi gösteren yüksek kaliteli grafikler satış kapasitelerini artırır. Yüksek kaliteli grafikleri yalnızca ürünler için değil, web sitesindeki veya dışındaki her türlü kurumsal kampanya için de kullanın. Web sitesindeki tüm fotoğraflarınız, sembolleriniz ve öğeleriniz daha önce hiç bir İnternet ortamında kullanılmamış olmalıdır.
Başka web sitelerinde yayınlanan fotoğrafları kopyalamayın veya yayınlamayın. Web sitenize yüklediğiniz videolar ve fotoğraflar gibi medya dosyalarına alakalı adlar verin. Rakipleriniz tarafından kullanılan fotoğrafları analiz ederek görüntülerinizden daha kaliteli ve daha etkili görüntüler hazırlayın. Aynı ada sahip ikinci bir fotoğraf yüklememeye dikkat edin. Web sitesindeki görüntü boyutlarına dikkat edin ve https://imagecompressor.com/ gibi web sitelerinde optimize ederek bunları ilgili web sitelerinize yükleyin. Ziyaretçileri ürünlerinizi e-ticaret web sitenizde paylaşmaya teşvik eden metin ve talimatları kullanın.
Doğru E-ticaret web sitelerinin URL yapılarının doğru Yapılandırma, arama motorları için önemli bir kriterdir. URL'lerin başlığa veya ürün adına başvurduğundan emin olun ve önce ilgili sayfalardaki açıklama alanlarındaki başlığı veya ürün adını kullanarak sayfanızı anlamak için arama motoru sürecini hızlandırın.
Oluşturulması Satış sayfanızda doğru kategori oluşturma ve ürün sistemi de kullanıcı odaklılık açısından çok faydalıdır. Sitede uygulanırsa tüm başlıkların, açıklamaların ve etiket tasarımının mükemmel bir şekilde oluşturulduğundan emin olun. Orijinal ve kullanıcı odaklı içerik üretin. Farklı başlıklar, öğeler ve farklı semboller ekleyerek aynı teknik varyasyon sistemini kullanarak ürün açıklamalarını olası satışlarla özelleştirin.
Mutlaka Aradığınız ürünlerin fiyatlarını bildiğinizden emin olun
E-ticaret Web Sitelerinde Yerel SEO Çalışmasının Önemi Yerel SEO, bölgesel SEO veya yerel SEO olarak bilinen çalışmalar, e-Ticaret web sitelerinin çevrimiçi dünyada en iyi işlerini yapmaları için önemli adımlardır.
Yerel SEO nedir?
Potansiyel müşterilerin yerel aramalarda ürününüzü veya hizmetinizi bulmasına yardımcı olan SEO çalışmaları.

E-Ticaret Web Siteleri İçin Uygulanabilecek SEO Önerileri

[caption id="attachment_1823" align="alignnone" width="428"]📷 E-Ticaret SEO Önerileri[/caption]
Anahtar kelime E-ticaret web sitelerinde kullanılan anahtar kelimeler (hem ana sayfada hem de ürün sayfalarında) SEO yöntemin temelini oluşturur. Arama motorları, kullanıcı arama çubuğuna bir kelime veya kelime öbeği yazdığında milyonlarca web sitesinde arama yaparak en uygun içeriği bulmaya odaklanır.
Bu şu şekilde çalışır. Bu durumda, arama motorlarında en sık aranan kelimeleri veya kelime öbeklerini bulmak ve bunları e-ticaret web sitesinin kullanılabilirliğini artırmak için web sitesine dahil etmek önemlidir. Bunun için kullanılabilecek çeşitli araçlar vardır. Ayrıca istek üzerine profesyonel yardım da alabilirsiniz. Anahtar kelimeler kümesi, içerikle uyumlu olması için blog ve forum gibi web sitesi platformlarında kullanılmalıdır.
Anahtar kelime yamyamlığı Aynı web sitesinin her sayfasında kullanılanların aksine, kullanıcıların sık aradığı anahtar kelimeler kullanılabilirliği azaltır. Bunun nedeni, arama motorlarının her sayfada anahtar kelimeleri taramasıdır. Başka bir deyişle, anahtar kelimeler kullanan her sayfa, web sitesi trafiğini azaltarak birbirleriyle rekabet eder.
Rekabetçi araştırma Anahtar kelime araştırması, rakip e-Ticaret web sitelerinin en sık kullandığı anahtar kelimelerden kaçınmalıdır. Bu özellikle rekabet eden yüksek trafikli e-ticaret web sitelerinin arama motorlarının gösterdiği sonuçların başında ve kullanıcılar doğal olarak ziyaret ettikleri için SEO uygulamaları ile başlayan web siteleri için geçerlidir. bu web siteleri. Web sitenizin daha fazla tıklama almasını istiyorsanız, büyük rakiplerinize meydan okumadan daha orijinal ve yeni içeriğe sahip anahtar kelimeler ayarlamanız gerekir.
Sosyal medya entegrasyonu E-ticaret web sitelerindeki sosyal medya hesaplarından ve web sitesinden sosyal medya hesaplarına (web sitesi içindeki ve dışındaki bağlantıları kullanarak) bağlantı paylaşmak web sitesi trafiğini artırır. Daha fazla müşterinin web sitesini tıklamasına ve sosyal medyada içerik paylaşmasına izin veren sosyal medyanın entegrasyonu, sosyal medya kullanımının artmasıyla kaçınılmaz hale geldi.
Blog sayfaları Web sitesinde açılacak blog sekmeleri hariç, birçok kişinin bildiği ve dolaylı olarak kullandığı bilinen bloglama web sitelerinde açılması ve aktif olarak bloglanması, arama motoru optimizasyonu kullanan anahtar kelimeler
Video siteleri Ürün tanıtım videoları şu anda bilinen video web sitelerinde yayınlanmalıdır. Ayrıca, yayınlanan bu videolardan bağlantılar web sitesine eklenebilir. Bu, ürün tanımayı artırır ve pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunur. Video web sitelerine ürün videoları göndermek de dolaylı olarak arama motoru optimizasyonu çabalarına yol açabilir. Web yöneticileri ve analitik hesaplar için araç
Ana arama motorları olan Google, Yandex ve Bing web yöneticisi aracının hesabı, web sitesinin arama motorlarında bulunmasını ve arama motoru algoritmalarında saklanmasını kolaylaştırmak için açılmalıdır. Bu sayede arama motoru ile ilgili gelişmeler izlenebilir ve yeni eklenen sayfalar daha hızlı bir şekilde indekse kaydedilebilir. Analiz hesapları (bu hesaplar, siteye giren kullanıcı sayısını ve ilgili raporları kontrol etmek için kullanılabilir
Yararlı SEO araçlarını kullanın İçerik web sitesinde haberler, resimler ve videolar gibi dikey alanlarda oluşturuluyorsa, site haritasının oluşturulması ve Google ve Bing web yöneticisi araçları kullanılarak sistemlere yüklenmesi gerekir. Web sitesinin tarayıcı ile daha iyi çalışması için, W3C'nin HTML sayfasının yapılarıyla uyumluluğu doğrulanmalıdır.
Uluslararası kullanım Şirketler için e-ticaret yöntemlerini kullandıklarında en büyük avantaj, küresel bir pazarın oluşturulmasıdır. Ancak, e-ticaret web sitesi uluslararası kullanım için uygun değilse, bu bir avantaj olarak kullanılamaz. Bu nedenle, Hreflang yapısını web sitesindeki farklı diller ve bölgeler için kullanmak ve ilgili sayfalar için doğru adresleri tanımlamak gerekir.
Web sitesi için yapılan çevirilerin doğruluğu doğrulanmalıdır. Redaksiyon hizmetleri bu amaçla satın alınabilir. Ayrıca, her ülkenin sayfasından ülkenin diğer sayfalarındaki sayfalarına olan bağlantıların doğru olduğundan emin olmak da önemlidir. Aynı sayfa farklı bir dilde görünmelidir. Seçilen sitedeki düğme

E-Ticaret Site İçi SEO Optimizasyon

[caption id="attachment_1824" align="alignnone" width="290"]📷 e ticaret[/caption]
Site dışı arama motoru optimizasyonu, site optimizasyonu kadar önemlidir. SEO çalışmalarında başarılı sonuçlar elde etmek için, e-Ticaret web sitenizin tüm sayfaları SEO kuralları çerçevesinde optimize edilmelidir. Web sitenizin tüm sayfalarını optimize ederken; "Sayfa etiketleri, sayfa başlıkları, başlık alanları, açıklamalar, sayfa bağlantı yapıları, URL'ler, bozuk bağlantılar, yönlendirme bağlantıları, H etiketleri, resim optimizasyonu, sayfa içeriği optimizasyonu, sayfa, başlık başlıkları, başlık alanları, açıklamalar. " Bu parçaların tümü parçalardır ve parçalar doğru bir şekilde birleştirildiğinde başarılı bir bütün oluşturulur. E-Ticaret web sitenizin başarıyla optimizasyonu, web sitenizin SEO uyumluluğunu artırır.
Başlıkları aşağıda kısaca açıklayınız;
SEO e-ticaret Başlık ve açıklama alanları şey arıyorsanız, size en çok başlık ve açıklama veren makaleyi tıklarız. Bu nedenle, başlık alanına "spor ayakkabılar, yüksek topuklu ayakkabılar, azaltılmış spor ayakkabılar" gibi kelimeler yazdığınız "erkek spor ayakkabı modelleri" yazabiliriz. Açıklayıcı bölümde, başlığınızla eşleşen bir anahtar kelimeyle kısa bir makale yazın. Örneğin, "Erkek spor ayakkabı modellerinde yüzlerce farklı seçenek, süresi dolmadan 8 taksit." Bu şekilde SEO ve kullanıcı ile uyumlu bir yapı oluşturur.
SEO e-ticaret çalışması için; URL yapısı Google'ın resmi açıklamasına göre, Google'ın doğruladığı içerik URL yapısındaki ilk içeriktir. URL yapısında 3-5 kelimeden sonra 3-5 kelime çok önemlidir, bu nedenle URL yapınızın ilk 5 kelimesi Google için önemlidir.
Bu durumda, Google'a URL yapısının ilk 5 kelimesinde ne istediğini vermek çok önemlidir. Bu, URL yapınızı olabildiğince kısa tutmanız ve odaklandığınız anahtar kelimeye odaklanmanız gerektiği anlamına gelir. URL yapınızın ilk 5 kelimesini girmelisiniz. Aslında, yalnızca URL yapınıza odaklandığınız anahtar kelimeyi eklemek daha sağlıklıdır. Bu nedenle çoğu SEO uzmanı, "siteadi.com/deneme-sayfasi" URL yapısına sahip bir web sitesini doğru URL yapısı olarak kabul eder. Bu şekilde, karmaşık bir URL yapısıyla daha az sayfa tıklanır: "siteadi.com/id=1234?trial-page".
SEO e-ticaret çalışması için; Büyük Boy İçerik Hazırlayın İçeriğin sadece SEO için yazılmadığını biliyoruz. Yukarıdan aşağıya metin içeren bir site girdiniz. Bütün bu metinleri okuyabilir misin? Kullanıcıların fotoğraf ve video içeren sayfalarda olma olasılığı daha yüksektir. Kullanıcıları web sitenizde tutmaya çalışın. İçeriğinizle ilgili resim, grafik veya videolarla insanları ne kadar yanınızda tutarsanız; Sitede SEO optimizasyonunu optimize ederler. Sonuç olarak, skor tablosunda daha üst sıralarda yer alabilir.
SEO e-ticaret çalışması için; Alt kategori oluşturma (Breadcrumbs Bavigasyon) Bu, sitedeki en önemli optimizasyon uygulamalarından biridir. Örneğin, alışveriş sayfasına girdiniz ve spor ayakkabı kategorisine gitmek istiyorsunuz. Gösteriler; Ekmek kırıntılarının kullanımı aşağıdaki gibi olmalıdır. "Ana Sayfa> Ayakkabılar> Erkek ayakkabıları> Spor ayakkabıları"
SEO e-ticaret çalışması için; Görüntüleri optimize edin, alt etiketler atayın; Web sitenize yüklemeden önce fotoğraflarınızı adlandırın. Sitenize yüklediğiniz resimler bilgisayarınıza IMG01234 veya imgjk2ams olarak kaydedildiyse, bunları yeniden adlandırın. Lütfen resminizin ne hakkında olduğunu belirtin. Türkçe karakter kullanmayın ve boşluk yerine - işaretini kullanmayın. Web sitenizde görüntülenen boyuttan daha büyük resimler yüklemeyin. İçeriğinize 800 piksel genişliğinde bir resim yüklerseniz ve resim içeriğini görüntülediği alan 600 pikseldir. Evet. Görüntünün 600 pikseli var gibi görünse de, ziyaretçinin tarayıcısı resmi 800 piksel olarak web sitelerine indirir.
Bu kurala uymazsanız, Google sayfa hızı puanınız düşecek ve web sitenizin hızı etkilenecektir. Her zaman en az bir kez odaklandığınız anahtar kelimeyi Başlık, Altyazılar ve Alternatif Metin bölümünde kullanın. Google'ın resimleri görüntüleyemeyeceğini veya okuyamayacağını lütfen unutmayın. Bu yüzden Google'a, görüntülerin ne hakkında olduğunu bilmesi için bir şeyler vermeliyiz.
SEO e-ticaret çalışması için; İçeriğinize H1, H2, H3 verin ... Başlık etiketli H1 etiketi, sitede SEO için sahip olunması gereken bir başka etikettir. H1, H2 ve H3 adlarını makalenizde hiyerarşik bir sırayla kullanın. Önce H1, sonra H2 ve sonra H3 başlıklarını kullanın. Her sayfada veya makalede yalnızca bir "H1" etiketi kullandığınızdan emin olun.
SEO tek seferlik bir çalışma değildir. SEO için uzun zaman alır, ancak faydaları buna değer. Umarım bu makale, e-ticaret web sitenizin satışlarını artırmak için doğru SEO stratejinize yardımcı olur.
SEO çalışmalarında başarılı olmak için, sizden hangi arama motorlarını istediğini bilmeniz gerekir. Sonuçta, tüm SEO çalışmaları arama motorlarında mevcut olmalıdır. Bu nedenle, her zaman algoritma ve arama motorlarından gelen güncellemeler hakkındaki bilgileri takip edin
Nasıl e-ticaret SEO yapabilirim ve satışlarınızı 6 adımda artırmaya hazır mısınız? Şimdi başlayalım!
Kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın Ürün sayfalarınızı optimize edin Kaliteli ve doğal geri dönüşler elde edin Neredeyse mükemmel bir site yapısı oluşturun En iyi kullanıcı deneyimini sunar Güncellenmiş ve etkileşimli içerik ekleyin
1. Kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın
[caption id="attachment_1825" align="alignnone" width="300"]📷 google arama[/caption]
SEO e-ticaret nasıl yapılır? İlk kural, anahtar kelimeler ve arama hacimleri için sektöre özgü ayrıntılı bir arama yapmaktır. Her halükarda, Google'ın sunduğu endüstri, ürün veya hizmetler için ne tür bir arama yaptığını aramalısınız. Başarılı e-ticaret SEO çalışmalarının en büyük sırrı doğru anahtar kelimeleri bulmaktır.
Sattığınız ürünler için genel anahtar kelimeler yerine, uzun kuyruk olarak adlandırdığımız uzun kuyruklu anahtar kelimeler kullanmalısınız. Aradığınız ürünler için uzun kuyruklu anahtar kelimeleri aramalı ve hedeflemelisiniz.
[caption id="attachment_1826" align="alignnone" width="300"]📷 google aramaa[/caption]
O nasıl çalışır? Detaylar burada!
Genel anahtar kelimelere odaklanmanız sizi rekabette bırakacak ve satın alma işleminden yalnızca bir adım uzakta olan kişilere ulaşacaktır. Örneğin, anneler ve bebekler için ürün satan bir web sitesinde e-ticaret SEO çalışması yapmak isteyebilirsiniz.
Satmak istediğiniz bebek arabası için bir markalama işlevi ekleyerek daha spesifik aramalar yapmalısınız. En çok aranan bebek arabası modeli olan "Chicco Baston Bebek Arabası" gibi uzun kuyruklu anahtar kelimeleri hedeflemelisiniz.
Uzun kuyruklu anahtar kelimeleri nasıl buluruz?
İlgili aramaların çoğu, Google aramalarının ilk sayfasındaki sonuçların sonunda bulunan uzun kuyruk aramalardır. Google "bebek arabaları" olduğunda, aşağıdaki uzun kuyruk aramaları aşağıdaki gibidir.
Uzun kuyruk anahtar kelime arama yöntemleri (uzun kuyruk) Google ile ilgili aramalar dışında, aşağıdaki yöntemleri kullanarak uzun kuyruklu anahtar kelimelere kolayca erişebilirsiniz.
Ubersuggest kullanın
Google arama çubuğuna her harfi yazdığımızda otomatik olarak kapanır. Übersuggest aracıyla ilgili tüm aramaları büyük miktarlarda görüntüleyebilirsiniz. Übersuggest, yüzlerce uzun kuyruklu anahtar kelimeyi, anahtar kelimemiz için Google ile ilgili arama sonuçlarından aynı anda kaldırır.
Ubersuggest - Uzun kuyruklu anahtar kelimeler - E-ticaret SEO Nasıl Yapılır? E-Ticaret web siteleri için en büyük arama motorunu kullanın. Hepsiburada, yok, n11, sahibi gibi e-ticaret web sitelerinin arama çubuğundaki sonuçları kontrol edin. Satmak istediğiniz ürünlerin başlıklarına bakın.
Rekabette öne çıkan arama hacimlerini ve kelimeleri seçin ve kullanın Ürününüz için bulduğunuz anahtar kelimelerin aylık arama hacmini kontrol edin. Bulunan anahtar kelimelerin aylık arama hacmini kontrol etmek için en iyi kaynak yine Google'dır. Tüm anahtar kelimelerinizi Google AdWords Anahtar Kelime Planlayıcı'ya girerseniz, aylık arama hacimleri alırsınız. Etkin bir AdWords hesabınız varsa, arama hacmini aşağıdaki gibi net bir şekilde görebilirsiniz. Ancak, etkin bir AdWords hesabınız yoksa, aylık arama hacminiz bir aralık olarak görünür. Yine de size bir fikir verecektir.
2. Ürün sayfalarınızı optimize edin SEO e-ticaret nasıl yapılır? İkinci önemli adım, sayfalarınızı SEO için uygun ölçütlere göre optimize etmektir. Ürünlerinizin Google'da sıralanmasını istiyorsanız, bunu yapmanın en iyi yolu, yerel SEO ölçütlerine göre her ürün için oluşturduğunuz sayfayı oluşturmaktır. Sayfalarınızı e-Ticaret web sitenizdeki her ürün için optimize etmediyseniz, birçok SEO avantajını kaçırırsınız.
Google arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak için ürün sayfalarınızın e-ticaret SEO durumunu kesinlikle geliştirmelisiniz. Ürün sayfalarınız Google'ın sonuçlarında belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, e-ticaret web sitenizin daha fazlasını satıyorsunuz demektir.
Fotoğraflarınızı optimize edin Google sonuçlarındaki sıralamanızı yükseltmek için, kullandığınız ürün için kullandığınız resimleri optimize etmelisiniz.
Bunu yapmanın birkaç yolu vardır. En etkili ilk yöntem, her ürün fotoğrafına bir "Alt" etiketi eklemek ve anahtar kelimenizle görsel bir açıklama eklemektir.
URL'nizi girin ve anahtar kelimenizi girin Google'ın ilk sayfasının sonuçlarında görünmek ve SEO ile ayda binlerce ücretsiz ziyaretçi almak büyük bir başarı oldu. Bu büyük başarı aslında küçük faktörler bir araya geldiğinde ortaya çıkar. Bu faktörlerden biri, hedef anahtar kelimenizin ürünlerinizin URL yapısında bulunmasıdır.
Ürün sayfalarınızda hedeflediğiniz anahtar kelimeleri içeren bir URL yapısı oluşturmanız gerekir. E-ticaret SEO'nun nasıl yapılacağı sorusu için, doğru URL yapısı altın cevaplardan biridir.
URL yapınızı, ürün sayfalarınıza hedeflediğiniz anahtar kelimeleri içerecek şekilde yapılandırmanız gerekir. URL yapısı örneği:
Anahtar kelimeli bir URL yapısı örneği En iyi sonuçlar için, ürün sayfasının URL yapısını, ürün sayfasının başlığını ve ürün açıklamalarında hedeflediğiniz anahtar kelimeyi geçirmeniz gerekir.
Ürün açıklamalarınız için orijinal ve kapsamlı içerik oluşturun. Google sonuçlarını ve farklı temalar ve farklı varyasyonlardaki sıralama faktörlerini incelersek bunu görürsünüz. Google kapsamlı içeriği tercih eder ve yukarıda gördüğümüz sonuçlar kapsamlı içerik barındırır.
Bu durum yalnızca içerik pazarlaması için geçerli değildir. E-ticaretsayfanızın kategorisini ve ürün sayfalarını sıralayın güncellemek için aynı teknikleri kullanabilirsiniz.
Ayrıca içerik pazarlama, yani blog çalışmaları için SEO teknikleri başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
Ürün sayfalarınız için hedefiniz, kullanıcıya bu ürün hakkında en az 500 kelime sağlamak olmalıdır. Ayrıca Google, bu sayfadaki içeriğin, ürün sayfasına eklediği kullanıcı inceleme bölümlerinden gelen yorumlarla geliştirildiğine inanmaktadır.
Ürün açıklamaları hakkında bir video bile ekleyebilirsiniz. Ziyaretçi ne kadar yararlı bilgi ve açıklama bulursa, sitede o kadar uzun süre kalır ve satın almaya hazır hale gelir.
Alakalı kelimeler anlamına gelen LSI'nın ürün içeriğine dahil edildiğinden emin olun Google'ın yalnızca eklediğiniz anahtar kelimeye göre sıralandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Google'ın ürün sayfanızda izlediği diğer kelimeleri kullanarak sayfanızı derecelendirin.
Anahtar kelimenizle ilgili, gizli anlamsal dizin oluşturma (LSI) olarak bilinen diğer gizli anahtar kelimeler içeriğinize dahil edilmelidir. Temel olarak bu kelimeler, listelediğiniz ürünle ilgili anahtar kelimelerdir.
.
.
Anahtar kelimenizle ilgili, gizli anlamsal dizin oluşturma (LSI) olarak bilinen diğer gizli anahtar kelimeler içeriğinize dahil edilmelidir. Temel olarak bu kelimeler, listelediğiniz ürünle ilgili anahtar kelimelerdir.
Ürün açıklamalarınıza bazı temel LSI anahtar kelimeleri eklemek, Google Botların tam olarak neler sunduğunu size göstermenin harika bir yoludur.
Bu LSI anahtar kelimelerini nerede bulabiliriz? Bunu bulmanın en iyi yolu yine Google'dan. Anahtar kelimenizle Google'ı kullandığınızda, ilgili aramalar ilk sayfanın altında görünebilir. Örneğin, bir tıraş seti ararken, LSI anahtar kelimeleri ilk sayfanın altında görünür.
LSI Anahtar Kelimeleri Sayfanıza bu LSI'yi, yani ilgili kelimeleri ekleyerek arama motoru optimizasyonunda daha hızlı bir artış elde edebilirsiniz.
"Tıraş seti" ve "tıraş seti çantası" nın tıraş seti için ürüne dahil edilip edilmediğini eklemelisiniz.
Ürün derecelendirme şeması ekle
Birçok e-ticaret sitesi, ürün sayfalarındaki 5 yıldızlı derecelendirme ve geri bildirim özelliğini çok etkili bir şekilde kullanır. Bir e-ticaret web siteniz varsa, Google'ın Ürün Derecelendirme Düzeni özelliğini kullanabilirsiniz.
Bu özellik, ürününüzün Google arama sonuçlarındaki derecelendirmesini gösterir. Arama sonuçlarında şaşırtıcı bir sonuç olarak görünür ve daha fazla tıklama alırsınız. Derecelendirmeye sahip sonuçların tıklama oranları daha yüksektir.
Google, ürün değerlendirme şemasının işlevini nasıl kullanabileceğinizi ayrıntılı olarak açıklamaktadır.
Bu özelliği tüm ürün sayfalarınıza entegre ederek, arama sonucu tıklama oranınızın artması garanti edilir.
Burada bu özelliği çok iyi kullanıyor. Samsung Note 8'e benzersek, Hepsiburada.com'daki sonuç rekabetten daha şaşırtıcı görünüyor.
3. kaliteli doğal geri almak SEO e-ticaret nasıl yapılır? Üçüncü adım, doğal olarak yüksek kaliteli geri bağlantılar elde etmektir. İçeriğinizin ve sayfanızın ne kadar iyi olduğuna bakılmaksızın, başka bir web sitesi bağlantı vermezse, Google'ın sıralamasında çok geridedir.
Düzenli olarak doğal yöntemler ve beyaz şapka SEO teknikleri kullanarak web sitenize yüksek kaliteli geri bağlantılar olmalıdır. Asla backlink paketleri satın almayın. Google olmayan bağlantıları cezalandırır
Rakiplerinizin backlink kaynaklarını tanıyın SEO performansınızı iki katına çıkarmak için, en iyi rakiplerinizi anahtar kelimeler açısından inceleyebilirsiniz.
Rakiplerinizin aldığı backlink kaynaklarını kontrol edebilirsiniz. Daha sonra e-ticaret web sitenizdeki kategori, ürün ve içerik sayfalarına bağlantılar sağlayan kaynaklara erişebilirsiniz.
Backlink analizi için en iyi kaynaklardan biri Majestic'dir.
Rakiplerinizin aldığı backlink kaynaklarını kolayca görebilirsiniz. Bu kaynaklardan gelen güven akışı ve atıf akışı değerlerini görüntüleyebilir ve önce SEO performansınız için değerli olanları seçebilirsiniz.
Majestic - Backlink Kaynakları
4. Neredeyse mükemmel bir site oluşturun SEO e-ticaret nasıl yapılır? Dördüncü adım, mükemmel bir yerleşim yapı oluşturmak Ürünlerinizin sayfaları mükemmel olsa bile, arama motorlarının ve ziyaretçilerin kolayca gezinebileceği bir site yapısı oluşturmak çok önemlidir.
Tüm sayfalarınızın Google Botlar ve gelen ziyaretçiler için önemli bir seviyeye sahip olduğundan emin olmalısınız.
Bu önemli yapı nasıl üretilir?
Site mimarinizi basit ve anlaşılır hale getirin
Site mimarisi nedir ve site mimarisi nasıl üretilir? Ne dediğini duyuyor gibiyiz.
Site mimarisi temel olarak sayfalarınızın nasıl bağlandığını ve site hiyerarşinizin nasıl olduğunu gösterir. Bir e-ticaret web sitesi on binlerce ürün sayfası içerebilir. Tüm sayfalar bir hiyerarşi etrafında site mimarisinde olmalıdır.
Başka bir deyişle, tüm ürünlerin bağlı olduğu bir kategori ve alt kategori sayfası olmalıdır. Bunun en iyi örneğini Hepsiburada.com e-ticaret web sitesinde bulabilirsiniz.
Hepsiburada site mimarisi örneği Örneğin, döşemeli mama sandalyesi ürünü Bebek Oyuncakları> Bebek Ürünleri> Mama Sandalyeleri> Portatif Mama Sandalyeleri kategorisindedir.
Zayıf bir site mimarisiyle, farklı ve birçok ürün tek bir daha yüksek kategoriye ait olabilir. Web sitesi düzenlemeyi kolaylaştırmanın birçok yolu vardır. Bununla birlikte, tutarlı ve net olmak önemlidir.
Ana sayfanızda genel kategorilerde alt kategoriler oluşturun ve alt kategorilerde farklı ürün grupları için farklı alt kategori grupları tanımlayın.
Kategoriler ve ürünler arasında gezinmeyi kolaylaştırmak için kırıntı yapısını da kullanabilirsiniz.
Tüm içeriğinizi ana sayfadan en fazla üç tıklama alın Mükemmel bir site yapısı için en iyi kural, tüm sayfalarınızı en fazla üç tıklama ile ön sayfadan erişilebilir hale getirmektir.
Bu yapı, Google Botlarının her sayfaya bir bağlantıdan diğerine tararken erişmesine olanak tanır.
Örneğin, Hepsiburada ana sayfasında 2 tıklama ile, yüksek sandalye alt kategorisine erişebilir ve taşınabilir ayak sandalyesini tıklayarak ürün sayfasına erişebilirsiniz. 3 tıklama ile görmek istediğiniz ürüne kolayca erişebilirsiniz.
Ziyaretçiler ve Google için basit ve anlaşılır bir web sitesi mimarisi oluşturabilirsiniz.
Yinelenen sayfaları kaldırma (yinelenen içerik) En yaygın sorunlardan biri, yinelenen içeriğin kullanılmasıdır. Bu, e-ticaret web siteleri için özellikle önemli bir sorundur çünkü ürün sayfaları genellikle otomatik olarak oluşturulur.
Veritabanınızdaki bir ürün, web sitenizde bilginiz olmadan çoğaltılan içeriğe sahip birden çok sonuçta ve URL'de görünebilir. Aynı içerik birden fazla yerde tekrarlanır.
Bu sorunu çözmek için siteyi dikkatlice analiz etmelisiniz. Yinelenen içerik bulmanın en kolay yolu: Siteliner. Ana sayfanızı girin ve Git seçeneğine basın.
Yinelenen sayfaları, yinelenen içerikte görebilirsiniz. Yinelenen içeriğin, Yani, yinelenen sayfalar genellikle kategori sayfalarıdır veya otomatik olarak oluşturulan diğer sayfalar olduğunu kolayca görebilirsiniz.
Bu çoğaltmayı önlemek için e-ticaret ayarlarınızı yapabilir veya Standart Etiket kullanımını genişletebilirsiniz.
5. en iyi kullanıcı deneyimi sunmak SEO e-ticaret nasıl yapılır? Beşinci adım, ziyaretçilere en iyi deneyimi sunmaktır. E-ticaret web sitenizde çok iyi bir kullanıcı deneyimine sahip olmalısınız. Arama motoru optimizasyonunun önümüzdeki yıllarda nasıl değiştiğine bakılmaksızın Google, sonuçlar için en iyi kullanıcı deneyimini sunan web sitelerine her zaman öncelik verecektir.
Google sonuçlarında içeriğinizin sürekli yüksek olduğundan emin olmak için içeriğinizin ziyaretçiler için yüksek değerli olduğundan emin olun.
Yüksek kaliteli içerik oluşturmalı ve
Sosyal medya paylaşımını artırın Müşterilerin en sevdikleri ürünleri sosyal medyada kolayca paylaşabilmeleri için her bir ürün sayfasına sosyal medya paylaşım düğmeleri de ekleyebilirsiniz.
Bu, e-ticaret web siteniz için kullanıcı etkileşimini ve mükemmel bir backlink kaynağını teşvik eder
Diger Makalelere ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.06.20 12:21 emrecann150 E Ticaret Seo Nedir? Nasıl Yapılır


E-Ticaret SEO Nedir?

e-ticaretSEO; Tanımlanmış hedeflere uygun olarak, e-ticaret web sitelerinde potansiyel müşterilere satışa sunulan ürün veya hizmetleri sunmak için arama motorlarında yapılan marka çalışmalarını ifade eder.

E ticaret Seo neden önemli?

[caption id="attachment_1828" align="alignnone" width="448"]📷 e ticaret[/caption]
e-ticaret Büyük bir sektöre dönüşen ve rekabetin şiddetli olduğu e-ticarette, beklenen verimliliği sağlamak için bazı kurallar uygulanmalıdır. Bunlar arasında kullanılabilecek ana strateji SEO çalışmalarına gerekli anlamı vermektir. SEO e-ticaret desteğiyle, marka bilinirliğini artırabilecek arama motorlarının en üstünde olabilirsiniz.
SEO stüdyoları öncelikle ilgili anahtar kelimeyi analiz etmelidir. En önemli noktalardan biri, analiz edilecek anahtar kelimenin sunulan hizmet veya ürünle ilgili olmasıdır. Anahtar kelimelerin yanlış seçimi SEO çalışmasını yeterince verimli hale getirebilir. Anahtar kelime analizinden sonra, rekabetçi analiz zamanı. Rakiplerden daha iyi performans göstermek ve bir fark yaratmak için çalışmalarınız gözden geçirilmeli ve uygun bir strateji oluşturulmalıdır.
Tamamen orijinal içerikle yapılacak SEO çalışmaları sağlam ve başarılı bir altyapı ile oluşturulursa, dijital dünyada hiçbir zaman ön plana çıkacak ve marka bilinirliği artacaktır.
Birçok alanda iş yükünü azaltan ve müşterileriyle her zaman, her yerde iletişim kurmalarını sağlayan e-ticaret sistemleri, özellikle bugünün perakende dünyasındaki küçük ve orta ölçekli işletmeler için hayatlarını kurtarıyor. Ziyaretçilerin şirkete istedikleri zaman kolay ve zahmetsizce ulaşmasını sağlayan e-ticaret sistemleri markanın imajını geliştirir ve şirkete etkileyici kalite ve tasarım vizyonu kazandırır.

E-Ticaret SEO çalışmasıyla nereden başlamalıyım?

[caption id="attachment_1827" align="alignnone" width="415"]📷 e ticaret seo[/caption]
Rakiplerinizden sıyrılmak istiyorsanız, her gün yüzlerce yeni e-ticaret web sitesinin açıldığı günümüz İnternet dünyasında hayal ettiğiniz sipariş oranlarına ulaşın. Tek yapmanız gereken doğru ve etkili pazarlama yöntemlerini kullanmak. Google AdWords ve Facebook Marketing gibi ücretli reklam kanalları bütçeniz için önemli maliyetlere neden olduğundan; Çok daha kalıcı bir alana yatırım yapmanızı tavsiye ederim.
SEO çalışmaları şirketler ve markalar için organik trafik çekmek için gereklidir. Doğru ve düzenli SEO çalışmaları sayesinde yatırımcılar e-ticaret web sitelerinden hak ettikleri değeri kazanabilirler. Doğru SEO stratejilerini belirlemek ve uygulamak önemlidir. Arama motorlarına ve kullanıcı kullanımına odaklanarak, e-ticaret web siteniz için SEO çalışmalarındaki tüm adımları atmalısınız.

E-Ticarette Seo Çalışmalarının Avantajları

SEO faaliyetleri e-ticaret web sitelerine ziyaretçi sayısını artırmak ve yeni potansiyel gruplara ulaşmak için çok önemlidir. Pazarlama ve reklam önlemleriyle desteklenen SEO çalışmaları, e-ticaret sistemindeki herkes için çok önemli avantajlar sunuyor.
SEO çalışması, yani, web sitelerini arama motorları için uygun hale getirmek, doğru ve doğru kullanıldığında daha kısa sürede daha etkili sonuçlar sunar. SEO çalışmaları sonucunda, web sitesi internet aramalarında görünür hale gelir ve rekabetin bir adım ötesine geçme fırsatı sunar.
Google ile uyumlu siteler, ziyaretçi sayısını buna göre artırır. Daha yüksek bir arama sıralamanız varsa, kullanıcıları siteye daha hızlı çekebilirsiniz. Web sitesine giriş yapan ziyaretçiler web sitesinde zaman geçirir ve bazı ürünleri satın alma eğiliminde olan ürünleri inceleme fırsatı bulurlar.
Başka bir hedef gruba ulaşmada da önemli olan SEO çalışmaları, dikkate değer reklam çalışmaları ile desteklenirse daha etkili sonuçlara katkıda bulunur. Potansiyel kitleyi çok daha kolay kullanılacak güçlü ve başarılı içerikle çekme fırsatı sunan SEO hizmetlerinin entegrasyonu, her zaman daha başarılı bir yol sağlar.
E-Ticaret SEO Çalışmalarında Uygulanan Teknikler
[caption id="attachment_1821" align="alignnone" width="491"]📷 e-ticaret seo teknikleri[/caption]
Eğer e-ticaret platformunuz ile satışlarınızı rakiplerinize kıyasla niteliksel ve niceliksel olarak artırmak istiyorsanız, SEO e-ticaret web sitesinin ne olduğunu ve e-ticaret web sitesi için nasıl çalıştığını bilmeniz gerekir. tarzinburda olarak, deneyimlerimize dayanarak hazırladığımız e-Ticaret web sitelerine uygulanacak SEO tekniklerini öğretiyoruz.
İndustry Öncelikle, endüstrinizde gerçekten üstün başarı istiyorsanız, mükemmel bir e-ticaret web sitesine ve bir IOS ve Android mobil uygulamasına sahip olmalısınız. E-Ticaret web sitelerine güven oluşturan ve satın almayı teşvik eden özel bir web sitesi tasarımı tasarlamak önemlidir. Kullanımı kolay olmayan e-ticaret web siteleri, SSL sertifikaları yüklemez, yavaş açılır ve başarısız olmaya devam eder, satış performansı üzerinde olumsuz bir etkisi olan kişilerde güvensizlik yaratır. (E-Ticaret web sitelerindeki özellikleri blog yayınımızı ziyaret ederek okuyabilirsiniz
İlk olarak, web sitesi için doğru anahtar kelimeleri veya kelime öbeklerini bulun. Yerel SEO teknikleri e-Ticaret web sitelerine doğru bir şekilde uygulanmalıdır.
Mutlaka SEO'ya başlamadan önce her zaman negatif sektör anahtar kelimelerinizi belirleyin. Google web yöneticisi platformundan web sitenize gelen tüm bağlantıları ve metinleri takip edin. Google'ın uygun gördüğü metin belgesine uygunsuz bağlantılar eklerken, "Google backlink ret
https://www.google.com/webmasters/tools/disavow-links
E-ticaret web siteleri için gerekli olan yerinde SEO ölçütleri karşılandıktan sonra, web sitesinin SEM ve sosyal medya reklamlarıyla uyumlu olması gerekir. Planlanan ve planlanan reklam önlemleri, kısa vadeli e-ticaret web sitelerinin satışı için vazgeçilmez bir faaliyettir. Bu çalışmalar çok önemlidir çünkü ürünleri kaliteli ve şirketiniz bunları tanıyabilir.
Google Analytics ve Google Search Console hesaplarınızla ilgilenin. Bu platformlar size tıklamalar, yönlendirmeler, spam, uyarılar, kusurlar vb. Sunar. arama motorlarından. Burada tüm değerler gösterilir. Pazarlama faaliyetlerinize rehberlik eden ayrıntıları, ör. Örneğin, kullanıcıların sattığınız ürün veya ürün grupları için e-Ticaret web sitenizde nasıl arama yaptıkları. Hesaplarınızı düzenli olarak kontrol ederken kafanızda yanıp sönen flaşların (parlak fikirler) görünmesini bekleyin.
Görselin elektronik ticaret üzerinde çok farklı bir olumlu etkisi vardır. Ürünü müşteri sanal bir ortamdaymış gibi gösteren yüksek kaliteli grafikler satış kapasitelerini artırır. Yüksek kaliteli grafikleri yalnızca ürünler için değil, web sitesindeki veya dışındaki her türlü kurumsal kampanya için de kullanın. Web sitesindeki tüm fotoğraflarınız, sembolleriniz ve öğeleriniz daha önce hiç bir İnternet ortamında kullanılmamış olmalıdır.
Başka web sitelerinde yayınlanan fotoğrafları kopyalamayın veya yayınlamayın. Web sitenize yüklediğiniz videolar ve fotoğraflar gibi medya dosyalarına alakalı adlar verin. Rakipleriniz tarafından kullanılan fotoğrafları analiz ederek görüntülerinizden daha kaliteli ve daha etkili görüntüler hazırlayın. Aynı ada sahip ikinci bir fotoğraf yüklememeye dikkat edin. Web sitesindeki görüntü boyutlarına dikkat edin ve https://imagecompressor.com/ gibi web sitelerinde optimize ederek bunları ilgili web sitelerinize yükleyin. Ziyaretçileri ürünlerinizi e-ticaret web sitenizde paylaşmaya teşvik eden metin ve talimatları kullanın.
Doğru E-ticaret web sitelerinin URL yapılarının doğru Yapılandırma, arama motorları için önemli bir kriterdir. URL'lerin başlığa veya ürün adına başvurduğundan emin olun ve önce ilgili sayfalardaki açıklama alanlarındaki başlığı veya ürün adını kullanarak sayfanızı anlamak için arama motoru sürecini hızlandırın.
Oluşturulması Satış sayfanızda doğru kategori oluşturma ve ürün sistemi de kullanıcı odaklılık açısından çok faydalıdır. Sitede uygulanırsa tüm başlıkların, açıklamaların ve etiket tasarımının mükemmel bir şekilde oluşturulduğundan emin olun. Orijinal ve kullanıcı odaklı içerik üretin. Farklı başlıklar, öğeler ve farklı semboller ekleyerek aynı teknik varyasyon sistemini kullanarak ürün açıklamalarını olası satışlarla özelleştirin.
Mutlaka Aradığınız ürünlerin fiyatlarını bildiğinizden emin olun
E-ticaret Web Sitelerinde Yerel SEO Çalışmasının Önemi Yerel SEO, bölgesel SEO veya yerel SEO olarak bilinen çalışmalar, e-Ticaret web sitelerinin çevrimiçi dünyada en iyi işlerini yapmaları için önemli adımlardır.
Yerel SEO nedir?
Potansiyel müşterilerin yerel aramalarda ürününüzü veya hizmetinizi bulmasına yardımcı olan SEO çalışmaları.

E-Ticaret Web Siteleri İçin Uygulanabilecek SEO Önerileri

[caption id="attachment_1823" align="alignnone" width="428"]📷 E-Ticaret SEO Önerileri[/caption]
Anahtar kelime E-ticaret web sitelerinde kullanılan anahtar kelimeler (hem ana sayfada hem de ürün sayfalarında) SEO yöntemin temelini oluşturur. Arama motorları, kullanıcı arama çubuğuna bir kelime veya kelime öbeği yazdığında milyonlarca web sitesinde arama yaparak en uygun içeriği bulmaya odaklanır.
Bu şu şekilde çalışır. Bu durumda, arama motorlarında en sık aranan kelimeleri veya kelime öbeklerini bulmak ve bunları e-ticaret web sitesinin kullanılabilirliğini artırmak için web sitesine dahil etmek önemlidir. Bunun için kullanılabilecek çeşitli araçlar vardır. Ayrıca istek üzerine profesyonel yardım da alabilirsiniz. Anahtar kelimeler kümesi, içerikle uyumlu olması için blog ve forum gibi web sitesi platformlarında kullanılmalıdır.
Anahtar kelime yamyamlığı Aynı web sitesinin her sayfasında kullanılanların aksine, kullanıcıların sık aradığı anahtar kelimeler kullanılabilirliği azaltır. Bunun nedeni, arama motorlarının her sayfada anahtar kelimeleri taramasıdır. Başka bir deyişle, anahtar kelimeler kullanan her sayfa, web sitesi trafiğini azaltarak birbirleriyle rekabet eder.
Rekabetçi araştırma Anahtar kelime araştırması, rakip e-Ticaret web sitelerinin en sık kullandığı anahtar kelimelerden kaçınmalıdır. Bu özellikle rekabet eden yüksek trafikli e-ticaret web sitelerinin arama motorlarının gösterdiği sonuçların başında ve kullanıcılar doğal olarak ziyaret ettikleri için SEO uygulamaları ile başlayan web siteleri için geçerlidir. bu web siteleri. Web sitenizin daha fazla tıklama almasını istiyorsanız, büyük rakiplerinize meydan okumadan daha orijinal ve yeni içeriğe sahip anahtar kelimeler ayarlamanız gerekir.
Sosyal medya entegrasyonu E-ticaret web sitelerindeki sosyal medya hesaplarından ve web sitesinden sosyal medya hesaplarına (web sitesi içindeki ve dışındaki bağlantıları kullanarak) bağlantı paylaşmak web sitesi trafiğini artırır. Daha fazla müşterinin web sitesini tıklamasına ve sosyal medyada içerik paylaşmasına izin veren sosyal medyanın entegrasyonu, sosyal medya kullanımının artmasıyla kaçınılmaz hale geldi.
Blog sayfaları Web sitesinde açılacak blog sekmeleri hariç, birçok kişinin bildiği ve dolaylı olarak kullandığı bilinen bloglama web sitelerinde açılması ve aktif olarak bloglanması, arama motoru optimizasyonu kullanan anahtar kelimeler
Video siteleri Ürün tanıtım videoları şu anda bilinen video web sitelerinde yayınlanmalıdır. Ayrıca, yayınlanan bu videolardan bağlantılar web sitesine eklenebilir. Bu, ürün tanımayı artırır ve pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunur. Video web sitelerine ürün videoları göndermek de dolaylı olarak arama motoru optimizasyonu çabalarına yol açabilir. Web yöneticileri ve analitik hesaplar için araç
Ana arama motorları olan Google, Yandex ve Bing web yöneticisi aracının hesabı, web sitesinin arama motorlarında bulunmasını ve arama motoru algoritmalarında saklanmasını kolaylaştırmak için açılmalıdır. Bu sayede arama motoru ile ilgili gelişmeler izlenebilir ve yeni eklenen sayfalar daha hızlı bir şekilde indekse kaydedilebilir. Analiz hesapları (bu hesaplar, siteye giren kullanıcı sayısını ve ilgili raporları kontrol etmek için kullanılabilir
Yararlı SEO araçlarını kullanın İçerik web sitesinde haberler, resimler ve videolar gibi dikey alanlarda oluşturuluyorsa, site haritasının oluşturulması ve Google ve Bing web yöneticisi araçları kullanılarak sistemlere yüklenmesi gerekir. Web sitesinin tarayıcı ile daha iyi çalışması için, W3C'nin HTML sayfasının yapılarıyla uyumluluğu doğrulanmalıdır.
Uluslararası kullanım Şirketler için e-ticaret yöntemlerini kullandıklarında en büyük avantaj, küresel bir pazarın oluşturulmasıdır. Ancak, e-ticaret web sitesi uluslararası kullanım için uygun değilse, bu bir avantaj olarak kullanılamaz. Bu nedenle, Hreflang yapısını web sitesindeki farklı diller ve bölgeler için kullanmak ve ilgili sayfalar için doğru adresleri tanımlamak gerekir.
Web sitesi için yapılan çevirilerin doğruluğu doğrulanmalıdır. Redaksiyon hizmetleri bu amaçla satın alınabilir. Ayrıca, her ülkenin sayfasından ülkenin diğer sayfalarındaki sayfalarına olan bağlantıların doğru olduğundan emin olmak da önemlidir. Aynı sayfa farklı bir dilde görünmelidir. Seçilen sitedeki düğme

E-Ticaret Site İçi SEO Optimizasyon

[caption id="attachment_1824" align="alignnone" width="290"]📷 e ticaret[/caption]
Site dışı arama motoru optimizasyonu, site optimizasyonu kadar önemlidir. SEO çalışmalarında başarılı sonuçlar elde etmek için, e-Ticaret web sitenizin tüm sayfaları SEO kuralları çerçevesinde optimize edilmelidir. Web sitenizin tüm sayfalarını optimize ederken; "Sayfa etiketleri, sayfa başlıkları, başlık alanları, açıklamalar, sayfa bağlantı yapıları, URL'ler, bozuk bağlantılar, yönlendirme bağlantıları, H etiketleri, resim optimizasyonu, sayfa içeriği optimizasyonu, sayfa, başlık başlıkları, başlık alanları, açıklamalar. " Bu parçaların tümü parçalardır ve parçalar doğru bir şekilde birleştirildiğinde başarılı bir bütün oluşturulur. E-Ticaret web sitenizin başarıyla optimizasyonu, web sitenizin SEO uyumluluğunu artırır.
Başlıkları aşağıda kısaca açıklayınız;
SEO e-ticaret Başlık ve açıklama alanları şey arıyorsanız, size en çok başlık ve açıklama veren makaleyi tıklarız. Bu nedenle, başlık alanına "spor ayakkabılar, yüksek topuklu ayakkabılar, azaltılmış spor ayakkabılar" gibi kelimeler yazdığınız "erkek spor ayakkabı modelleri" yazabiliriz. Açıklayıcı bölümde, başlığınızla eşleşen bir anahtar kelimeyle kısa bir makale yazın. Örneğin, "Erkek spor ayakkabı modellerinde yüzlerce farklı seçenek, süresi dolmadan 8 taksit." Bu şekilde SEO ve kullanıcı ile uyumlu bir yapı oluşturur.
SEO e-ticaret çalışması için; URL yapısı Google'ın resmi açıklamasına göre, Google'ın doğruladığı içerik URL yapısındaki ilk içeriktir. URL yapısında 3-5 kelimeden sonra 3-5 kelime çok önemlidir, bu nedenle URL yapınızın ilk 5 kelimesi Google için önemlidir.
Bu durumda, Google'a URL yapısının ilk 5 kelimesinde ne istediğini vermek çok önemlidir. Bu, URL yapınızı olabildiğince kısa tutmanız ve odaklandığınız anahtar kelimeye odaklanmanız gerektiği anlamına gelir. URL yapınızın ilk 5 kelimesini girmelisiniz. Aslında, yalnızca URL yapınıza odaklandığınız anahtar kelimeyi eklemek daha sağlıklıdır. Bu nedenle çoğu SEO uzmanı, "siteadi.com/deneme-sayfasi" URL yapısına sahip bir web sitesini doğru URL yapısı olarak kabul eder. Bu şekilde, karmaşık bir URL yapısıyla daha az sayfa tıklanır: "siteadi.com/id=1234?trial-page".
SEO e-ticaret çalışması için; Büyük Boy İçerik Hazırlayın İçeriğin sadece SEO için yazılmadığını biliyoruz. Yukarıdan aşağıya metin içeren bir site girdiniz. Bütün bu metinleri okuyabilir misin? Kullanıcıların fotoğraf ve video içeren sayfalarda olma olasılığı daha yüksektir. Kullanıcıları web sitenizde tutmaya çalışın. İçeriğinizle ilgili resim, grafik veya videolarla insanları ne kadar yanınızda tutarsanız; Sitede SEO optimizasyonunu optimize ederler. Sonuç olarak, skor tablosunda daha üst sıralarda yer alabilir.
SEO e-ticaret çalışması için; Alt kategori oluşturma (Breadcrumbs Bavigasyon) Bu, sitedeki en önemli optimizasyon uygulamalarından biridir. Örneğin, alışveriş sayfasına girdiniz ve spor ayakkabı kategorisine gitmek istiyorsunuz. Gösteriler; Ekmek kırıntılarının kullanımı aşağıdaki gibi olmalıdır. "Ana Sayfa> Ayakkabılar> Erkek ayakkabıları> Spor ayakkabıları"
SEO e-ticaret çalışması için; Görüntüleri optimize edin, alt etiketler atayın; Web sitenize yüklemeden önce fotoğraflarınızı adlandırın. Sitenize yüklediğiniz resimler bilgisayarınıza IMG01234 veya imgjk2ams olarak kaydedildiyse, bunları yeniden adlandırın. Lütfen resminizin ne hakkında olduğunu belirtin. Türkçe karakter kullanmayın ve boşluk yerine - işaretini kullanmayın. Web sitenizde görüntülenen boyuttan daha büyük resimler yüklemeyin. İçeriğinize 800 piksel genişliğinde bir resim yüklerseniz ve resim içeriğini görüntülediği alan 600 pikseldir. Evet. Görüntünün 600 pikseli var gibi görünse de, ziyaretçinin tarayıcısı resmi 800 piksel olarak web sitelerine indirir.
Bu kurala uymazsanız, Google sayfa hızı puanınız düşecek ve web sitenizin hızı etkilenecektir. Her zaman en az bir kez odaklandığınız anahtar kelimeyi Başlık, Altyazılar ve Alternatif Metin bölümünde kullanın. Google'ın resimleri görüntüleyemeyeceğini veya okuyamayacağını lütfen unutmayın. Bu yüzden Google'a, görüntülerin ne hakkında olduğunu bilmesi için bir şeyler vermeliyiz.
SEO e-ticaret çalışması için; İçeriğinize H1, H2, H3 verin ... Başlık etiketli H1 etiketi, sitede SEO için sahip olunması gereken bir başka etikettir. H1, H2 ve H3 adlarını makalenizde hiyerarşik bir sırayla kullanın. Önce H1, sonra H2 ve sonra H3 başlıklarını kullanın. Her sayfada veya makalede yalnızca bir "H1" etiketi kullandığınızdan emin olun.
SEO tek seferlik bir çalışma değildir. SEO için uzun zaman alır, ancak faydaları buna değer. Umarım bu makale, e-ticaret web sitenizin satışlarını artırmak için doğru SEO stratejinize yardımcı olur.
SEO çalışmalarında başarılı olmak için, sizden hangi arama motorlarını istediğini bilmeniz gerekir. Sonuçta, tüm SEO çalışmaları arama motorlarında mevcut olmalıdır. Bu nedenle, her zaman algoritma ve arama motorlarından gelen güncellemeler hakkındaki bilgileri takip edin
Nasıl e-ticaret SEO yapabilirim ve satışlarınızı 6 adımda artırmaya hazır mısınız? Şimdi başlayalım!
Kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın Ürün sayfalarınızı optimize edin Kaliteli ve doğal geri dönüşler elde edin Neredeyse mükemmel bir site yapısı oluşturun En iyi kullanıcı deneyimini sunar Güncellenmiş ve etkileşimli içerik ekleyin
1. Kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın
[caption id="attachment_1825" align="alignnone" width="300"]📷 google arama[/caption]
SEO e-ticaret nasıl yapılır? İlk kural, anahtar kelimeler ve arama hacimleri için sektöre özgü ayrıntılı bir arama yapmaktır. Her halükarda, Google'ın sunduğu endüstri, ürün veya hizmetler için ne tür bir arama yaptığını aramalısınız. Başarılı e-ticaret SEO çalışmalarının en büyük sırrı doğru anahtar kelimeleri bulmaktır.
Sattığınız ürünler için genel anahtar kelimeler yerine, uzun kuyruk olarak adlandırdığımız uzun kuyruklu anahtar kelimeler kullanmalısınız. Aradığınız ürünler için uzun kuyruklu anahtar kelimeleri aramalı ve hedeflemelisiniz.
[caption id="attachment_1826" align="alignnone" width="300"]📷 google aramaa[/caption]
O nasıl çalışır? Detaylar burada!
Genel anahtar kelimelere odaklanmanız sizi rekabette bırakacak ve satın alma işleminden yalnızca bir adım uzakta olan kişilere ulaşacaktır. Örneğin, anneler ve bebekler için ürün satan bir web sitesinde e-ticaret SEO çalışması yapmak isteyebilirsiniz.
Satmak istediğiniz bebek arabası için bir markalama işlevi ekleyerek daha spesifik aramalar yapmalısınız. En çok aranan bebek arabası modeli olan "Chicco Baston Bebek Arabası" gibi uzun kuyruklu anahtar kelimeleri hedeflemelisiniz.
Uzun kuyruklu anahtar kelimeleri nasıl buluruz?
İlgili aramaların çoğu, Google aramalarının ilk sayfasındaki sonuçların sonunda bulunan uzun kuyruk aramalardır. Google "bebek arabaları" olduğunda, aşağıdaki uzun kuyruk aramaları aşağıdaki gibidir.
Uzun kuyruk anahtar kelime arama yöntemleri (uzun kuyruk) Google ile ilgili aramalar dışında, aşağıdaki yöntemleri kullanarak uzun kuyruklu anahtar kelimelere kolayca erişebilirsiniz.
Ubersuggest kullanın
Google arama çubuğuna her harfi yazdığımızda otomatik olarak kapanır. Übersuggest aracıyla ilgili tüm aramaları büyük miktarlarda görüntüleyebilirsiniz. Übersuggest, yüzlerce uzun kuyruklu anahtar kelimeyi, anahtar kelimemiz için Google ile ilgili arama sonuçlarından aynı anda kaldırır.
Ubersuggest - Uzun kuyruklu anahtar kelimeler - E-ticaret SEO Nasıl Yapılır? E-Ticaret web siteleri için en büyük arama motorunu kullanın. Hepsiburada, yok, n11, sahibi gibi e-ticaret web sitelerinin arama çubuğundaki sonuçları kontrol edin. Satmak istediğiniz ürünlerin başlıklarına bakın.
Rekabette öne çıkan arama hacimlerini ve kelimeleri seçin ve kullanın Ürününüz için bulduğunuz anahtar kelimelerin aylık arama hacmini kontrol edin. Bulunan anahtar kelimelerin aylık arama hacmini kontrol etmek için en iyi kaynak yine Google'dır. Tüm anahtar kelimelerinizi Google AdWords Anahtar Kelime Planlayıcı'ya girerseniz, aylık arama hacimleri alırsınız. Etkin bir AdWords hesabınız varsa, arama hacmini aşağıdaki gibi net bir şekilde görebilirsiniz. Ancak, etkin bir AdWords hesabınız yoksa, aylık arama hacminiz bir aralık olarak görünür. Yine de size bir fikir verecektir.
2. Ürün sayfalarınızı optimize edin SEO e-ticaret nasıl yapılır? İkinci önemli adım, sayfalarınızı SEO için uygun ölçütlere göre optimize etmektir. Ürünlerinizin Google'da sıralanmasını istiyorsanız, bunu yapmanın en iyi yolu, yerel SEO ölçütlerine göre her ürün için oluşturduğunuz sayfayı oluşturmaktır. Sayfalarınızı e-Ticaret web sitenizdeki her ürün için optimize etmediyseniz, birçok SEO avantajını kaçırırsınız.
Google arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak için ürün sayfalarınızın e-ticaret SEO durumunu kesinlikle geliştirmelisiniz. Ürün sayfalarınız Google'ın sonuçlarında belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, e-ticaret web sitenizin daha fazlasını satıyorsunuz demektir.
Fotoğraflarınızı optimize edin Google sonuçlarındaki sıralamanızı yükseltmek için, kullandığınız ürün için kullandığınız resimleri optimize etmelisiniz.
Bunu yapmanın birkaç yolu vardır. En etkili ilk yöntem, her ürün fotoğrafına bir "Alt" etiketi eklemek ve anahtar kelimenizle görsel bir açıklama eklemektir.
URL'nizi girin ve anahtar kelimenizi girin Google'ın ilk sayfasının sonuçlarında görünmek ve SEO ile ayda binlerce ücretsiz ziyaretçi almak büyük bir başarı oldu. Bu büyük başarı aslında küçük faktörler bir araya geldiğinde ortaya çıkar. Bu faktörlerden biri, hedef anahtar kelimenizin ürünlerinizin URL yapısında bulunmasıdır.
Ürün sayfalarınızda hedeflediğiniz anahtar kelimeleri içeren bir URL yapısı oluşturmanız gerekir. E-ticaret SEO'nun nasıl yapılacağı sorusu için, doğru URL yapısı altın cevaplardan biridir.
URL yapınızı, ürün sayfalarınıza hedeflediğiniz anahtar kelimeleri içerecek şekilde yapılandırmanız gerekir. URL yapısı örneği:
Anahtar kelimeli bir URL yapısı örneği En iyi sonuçlar için, ürün sayfasının URL yapısını, ürün sayfasının başlığını ve ürün açıklamalarında hedeflediğiniz anahtar kelimeyi geçirmeniz gerekir.
Ürün açıklamalarınız için orijinal ve kapsamlı içerik oluşturun. Google sonuçlarını ve farklı temalar ve farklı varyasyonlardaki sıralama faktörlerini incelersek bunu görürsünüz. Google kapsamlı içeriği tercih eder ve yukarıda gördüğümüz sonuçlar kapsamlı içerik barındırır.
Bu durum yalnızca içerik pazarlaması için geçerli değildir. E-ticaretsayfanızın kategorisini ve ürün sayfalarını sıralayın güncellemek için aynı teknikleri kullanabilirsiniz.
Ayrıca içerik pazarlama, yani blog çalışmaları için SEO teknikleri başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
Ürün sayfalarınız için hedefiniz, kullanıcıya bu ürün hakkında en az 500 kelime sağlamak olmalıdır. Ayrıca Google, bu sayfadaki içeriğin, ürün sayfasına eklediği kullanıcı inceleme bölümlerinden gelen yorumlarla geliştirildiğine inanmaktadır.
Ürün açıklamaları hakkında bir video bile ekleyebilirsiniz. Ziyaretçi ne kadar yararlı bilgi ve açıklama bulursa, sitede o kadar uzun süre kalır ve satın almaya hazır hale gelir.
Alakalı kelimeler anlamına gelen LSI'nın ürün içeriğine dahil edildiğinden emin olun Google'ın yalnızca eklediğiniz anahtar kelimeye göre sıralandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Google'ın ürün sayfanızda izlediği diğer kelimeleri kullanarak sayfanızı derecelendirin.
Anahtar kelimenizle ilgili, gizli anlamsal dizin oluşturma (LSI) olarak bilinen diğer gizli anahtar kelimeler içeriğinize dahil edilmelidir. Temel olarak bu kelimeler, listelediğiniz ürünle ilgili anahtar kelimelerdir.
.
.
Anahtar kelimenizle ilgili, gizli anlamsal dizin oluşturma (LSI) olarak bilinen diğer gizli anahtar kelimeler içeriğinize dahil edilmelidir. Temel olarak bu kelimeler, listelediğiniz ürünle ilgili anahtar kelimelerdir.
Ürün açıklamalarınıza bazı temel LSI anahtar kelimeleri eklemek, Google Botların tam olarak neler sunduğunu size göstermenin harika bir yoludur.
Bu LSI anahtar kelimelerini nerede bulabiliriz? Bunu bulmanın en iyi yolu yine Google'dan. Anahtar kelimenizle Google'ı kullandığınızda, ilgili aramalar ilk sayfanın altında görünebilir. Örneğin, bir tıraş seti ararken, LSI anahtar kelimeleri ilk sayfanın altında görünür.
LSI Anahtar Kelimeleri Sayfanıza bu LSI'yi, yani ilgili kelimeleri ekleyerek arama motoru optimizasyonunda daha hızlı bir artış elde edebilirsiniz.
"Tıraş seti" ve "tıraş seti çantası" nın tıraş seti için ürüne dahil edilip edilmediğini eklemelisiniz.
Ürün derecelendirme şeması ekle
Birçok e-ticaret sitesi, ürün sayfalarındaki 5 yıldızlı derecelendirme ve geri bildirim özelliğini çok etkili bir şekilde kullanır. Bir e-ticaret web siteniz varsa, Google'ın Ürün Derecelendirme Düzeni özelliğini kullanabilirsiniz.
Bu özellik, ürününüzün Google arama sonuçlarındaki derecelendirmesini gösterir. Arama sonuçlarında şaşırtıcı bir sonuç olarak görünür ve daha fazla tıklama alırsınız. Derecelendirmeye sahip sonuçların tıklama oranları daha yüksektir.
Google, ürün değerlendirme şemasının işlevini nasıl kullanabileceğinizi ayrıntılı olarak açıklamaktadır.
Bu özelliği tüm ürün sayfalarınıza entegre ederek, arama sonucu tıklama oranınızın artması garanti edilir.
Burada bu özelliği çok iyi kullanıyor. Samsung Note 8'e benzersek, Hepsiburada.com'daki sonuç rekabetten daha şaşırtıcı görünüyor.
3. kaliteli doğal geri almak SEO e-ticaret nasıl yapılır? Üçüncü adım, doğal olarak yüksek kaliteli geri bağlantılar elde etmektir. İçeriğinizin ve sayfanızın ne kadar iyi olduğuna bakılmaksızın, başka bir web sitesi bağlantı vermezse, Google'ın sıralamasında çok geridedir.
Düzenli olarak doğal yöntemler ve beyaz şapka SEO teknikleri kullanarak web sitenize yüksek kaliteli geri bağlantılar olmalıdır. Asla backlink paketleri satın almayın. Google olmayan bağlantıları cezalandırır
Rakiplerinizin backlink kaynaklarını tanıyın SEO performansınızı iki katına çıkarmak için, en iyi rakiplerinizi anahtar kelimeler açısından inceleyebilirsiniz.
Rakiplerinizin aldığı backlink kaynaklarını kontrol edebilirsiniz. Daha sonra e-ticaret web sitenizdeki kategori, ürün ve içerik sayfalarına bağlantılar sağlayan kaynaklara erişebilirsiniz.
Backlink analizi için en iyi kaynaklardan biri Majestic'dir.
Rakiplerinizin aldığı backlink kaynaklarını kolayca görebilirsiniz. Bu kaynaklardan gelen güven akışı ve atıf akışı değerlerini görüntüleyebilir ve önce SEO performansınız için değerli olanları seçebilirsiniz.
Majestic - Backlink Kaynakları
4. Neredeyse mükemmel bir site oluşturun SEO e-ticaret nasıl yapılır? Dördüncü adım, mükemmel bir yerleşim yapı oluşturmak Ürünlerinizin sayfaları mükemmel olsa bile, arama motorlarının ve ziyaretçilerin kolayca gezinebileceği bir site yapısı oluşturmak çok önemlidir.
Tüm sayfalarınızın Google Botlar ve gelen ziyaretçiler için önemli bir seviyeye sahip olduğundan emin olmalısınız.
Bu önemli yapı nasıl üretilir?
Site mimarinizi basit ve anlaşılır hale getirin
Site mimarisi nedir ve site mimarisi nasıl üretilir? Ne dediğini duyuyor gibiyiz.
Site mimarisi temel olarak sayfalarınızın nasıl bağlandığını ve site hiyerarşinizin nasıl olduğunu gösterir. Bir e-ticaret web sitesi on binlerce ürün sayfası içerebilir. Tüm sayfalar bir hiyerarşi etrafında site mimarisinde olmalıdır.
Başka bir deyişle, tüm ürünlerin bağlı olduğu bir kategori ve alt kategori sayfası olmalıdır. Bunun en iyi örneğini Hepsiburada.com e-ticaret web sitesinde bulabilirsiniz.
Hepsiburada site mimarisi örneği Örneğin, döşemeli mama sandalyesi ürünü Bebek Oyuncakları> Bebek Ürünleri> Mama Sandalyeleri> Portatif Mama Sandalyeleri kategorisindedir.
Zayıf bir site mimarisiyle, farklı ve birçok ürün tek bir daha yüksek kategoriye ait olabilir. Web sitesi düzenlemeyi kolaylaştırmanın birçok yolu vardır. Bununla birlikte, tutarlı ve net olmak önemlidir.
Ana sayfanızda genel kategorilerde alt kategoriler oluşturun ve alt kategorilerde farklı ürün grupları için farklı alt kategori grupları tanımlayın.
Kategoriler ve ürünler arasında gezinmeyi kolaylaştırmak için kırıntı yapısını da kullanabilirsiniz.
Tüm içeriğinizi ana sayfadan en fazla üç tıklama alın Mükemmel bir site yapısı için en iyi kural, tüm sayfalarınızı en fazla üç tıklama ile ön sayfadan erişilebilir hale getirmektir.
Bu yapı, Google Botlarının her sayfaya bir bağlantıdan diğerine tararken erişmesine olanak tanır.
Örneğin, Hepsiburada ana sayfasında 2 tıklama ile, yüksek sandalye alt kategorisine erişebilir ve taşınabilir ayak sandalyesini tıklayarak ürün sayfasına erişebilirsiniz. 3 tıklama ile görmek istediğiniz ürüne kolayca erişebilirsiniz.
Ziyaretçiler ve Google için basit ve anlaşılır bir web sitesi mimarisi oluşturabilirsiniz.
Yinelenen sayfaları kaldırma (yinelenen içerik) En yaygın sorunlardan biri, yinelenen içeriğin kullanılmasıdır. Bu, e-ticaret web siteleri için özellikle önemli bir sorundur çünkü ürün sayfaları genellikle otomatik olarak oluşturulur.
Veritabanınızdaki bir ürün, web sitenizde bilginiz olmadan çoğaltılan içeriğe sahip birden çok sonuçta ve URL'de görünebilir. Aynı içerik birden fazla yerde tekrarlanır.
Bu sorunu çözmek için siteyi dikkatlice analiz etmelisiniz. Yinelenen içerik bulmanın en kolay yolu: Siteliner. Ana sayfanızı girin ve Git seçeneğine basın.
Yinelenen sayfaları, yinelenen içerikte görebilirsiniz. Yinelenen içeriğin, Yani, yinelenen sayfalar genellikle kategori sayfalarıdır veya otomatik olarak oluşturulan diğer sayfalar olduğunu kolayca görebilirsiniz.
Bu çoğaltmayı önlemek için e-ticaret ayarlarınızı yapabilir veya Standart Etiket kullanımını genişletebilirsiniz.
5. en iyi kullanıcı deneyimi sunmak SEO e-ticaret nasıl yapılır? Beşinci adım, ziyaretçilere en iyi deneyimi sunmaktır. E-ticaret web sitenizde çok iyi bir kullanıcı deneyimine sahip olmalısınız. Arama motoru optimizasyonunun önümüzdeki yıllarda nasıl değiştiğine bakılmaksızın Google, sonuçlar için en iyi kullanıcı deneyimini sunan web sitelerine her zaman öncelik verecektir.
Google sonuçlarında içeriğinizin sürekli yüksek olduğundan emin olmak için içeriğinizin ziyaretçiler için yüksek değerli olduğundan emin olun.
Yüksek kaliteli içerik oluşturmalı ve
Sosyal medya paylaşımını artırın Müşterilerin en sevdikleri ürünleri sosyal medyada kolayca paylaşabilmeleri için her bir ürün sayfasına sosyal medya paylaşım düğmeleri de ekleyebilirsiniz.
Bu, e-ticaret web siteniz için kullanıcı etkileşimini ve mükemmel bir backlink kaynağını teşvik eder
Diger Makalelere ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.05.24 23:52 tanitimvideosu Youtube İntro Yapma Sitesi

Youtube İntro Yapma Sitesi
Youtube intro yaptırmak isteyenlerin tanitimvideosu.com/youtube-intro-yapma/ adresine girmesi gerekmektedir.
Youtuber kişiler izlenme sayısını arttırdıkça intro hazırlama işine ihtiyaç duyarlar. İzleyicilerin hafızasında giriş veya çıkış introları ile kalırlar. Youtube'da yükselmek isterseniz youtube intro yapma konusunu atlamamanız gerekir. Tanitimvideosu.com ekibi olarak sizler için profesyonel giriş ve çıkış introları hazırlıyoruz. Aşağıda hazırlamış olduğumuz intro hazırlama örnekleri bulunmaktadır. Sayfanın sonuna kadar inmenizi tavsiye ederiz. Çünkü sayfanın en altına kadar çeşitli youtube intro yapma örnekleri bulunmaktadır. İntro yapma sitesi olarak formu doldurup bize göndermeniz durumunda teknik ekiplerimiz sizlerle iletişime geçecektir. Fiyat, teslim süresi, tasarım konularını teknik ekiplerimizle detaylı olarak görüşebilirsiniz. Süreci hızlandırmak için sol alt köşede bulunan whatsapp ikonuna tıklayarak online olarak whatsapp üzerinden iletişim kurabilirsiniz.

Youtube İntro Yapma Sitesi
Youtube İntro Video Hazırlama

Youtube Video Sonu İntro

Youtube İntro Hazırlama

Youtube intro hazırlama ve youtube intro yapma işleri ile ilgili örnek hazırladığımız örnek demo videoları aşağıda görebilirsiniz. Youtube intro hazırlama işine başlamadan önce bizlere youtube kanal adresinizi, profil fotoğrafınızı/logonuzu/sloganınızı ve ekranda yazmasını istediğiniz diğer mesajları iletmeniz gerekmektedir. Aklınızdaki fon müziği ve renk tonlarını teknik ekiplerimize bildirdiğiniz takdirde sizlere en uygun intro videoları oluşturacaklardır.
Youtube intro hazırlama ile ilgili bir çok örneği aşağıdaki bölümlerde bulabilirsiniz. Youtube intro yapma işi bilgi gerektiren ve bilgisayar tecrübesi gerektiren işlemler sonucunda ortaya çıkmaktadır. İntro yapma işine bütçe ayırmadıysanız youtube intro hazırlama işini kendiniz yapmak isterseniz sizler için kullanabileceğiniz tanitimvideosu.com/kendini-kanitlamis-26-animasyon-programi/ listesi derledik. Programları inceleyerek iki boyutlu veya üç boyutlu introlar oluşturabilirsiniz. Bilgisayardan yapmakta güçlük çekerseniz tanitimvideosu.com/en-iyi-10-mobil-video-duzenleyici/ konumuza göz atarak mobil cihazınızdan basit introlar yapabilirsiniz. Youtube intro yapma sitesi olarak birçok alanda bilgiler sunmaktayız.

Youtube Video Sonu İntro

Youtuberlar genellikle videoların sonuna intro videolar ekleyerek izleyicilerini kaybetmek istemezler. Böylelikle kullanıcılar farklı bir video izlemek istese bile kendi videolarını izletmek isterler. Bunun için video sonunda izleyiciyi tekrar kazanmanız gerekmektedir. Basit animasyonlarla izleyiciler tekrar kazanılamaz. Profesyonel videolar ve uyumlu renkler ile gözleri yormayacak şekilde kazanmaya çalışmak en etkileyici yöntem olacaktır. İntro yapma sitesi olarak amacınıza uygun olabilecek demo video sonu intro hazırlama örneklerini aşağıdaki bölümlere ekledik. İzledikten sonra yaptırıp yaptırmamaya karar verebilirsiniz.
Youtube video sonu intro eklemenin faydasını birçok youtuber ve fenomen görmüştür. Daha profesyonel bir görüntünün ortaya çıktığı herkesçe bilinmektedir. Youtube intro yapma basit olay olarak görülmemelidir. Profesyonellik her zaman takdir edilir ve ilgi görür. Fenomenlere dikkat edildiğinde video çekerken bile arka plandaki görüntünün özenle düzenlendiğini görebilirsiniz. Youtube intro yapma sitesi olarak bu konularda danışmanlık hizmeti de sağlayabiliriz.

Youtube İntro Yapma Sitesi

2D ve 3D intro yapma sitesi olarak çeşitli tasarımlar sunuyoruz. Filigransız intro yapma işlerimiz ile tüm video ihtiyaçlarınızı hızlıca çözebiliyoruz. Hazır intro, intro yapma sitesi Türkçe, ücretsiz intro yapma gibi araştırmalarda bizimle iletişime geçmeniz yeterli olacaktır. Aşağıda youtube için hazırlamış olduğumuz örnek demo video bulunmaktadır.
Dilerseniz youtube kanalınıza, dilerseniz video sonuna abone ol kartı ekleme, kendi çekimleriniz olan videolar için abone ol gif, png, mov ve şeffaf videolar eklemek için videolar oluşturabiliyoruz. Sadece youtube olarak değil genel anlamda intro yaptırmak isterseniz tanitimvideosu.com/intro-yapma konumuza göz atabilirsiniz. Programsız intro yapma olabiliyor mu sorsunun yanıtını verelim. Programsız intro yapma gibi bir çalışma olamaz. Ortaya görseller çıkacaksa mutlaka program kullanılacaktır fakat bazı online intro yapma siteleri ücret karşılığında çok basit introlar oluşturabiliyorlar. Oluşturulan basit introlar görsel açıdan güzel olmuyor ve filigran gömülüyor. En iyi programsız intro yaptırma sitesi tanitimvideosu.com adresidir. Youtube intro yapma sitesi olarak tüm tasarım işlerinizi gerçekleştirebiliriz.

Youtube İçin İntro Hazırlama

Youtube intro yapma veya youtube için intro hazırlama işlerinizi 2 gün içerisinde bizimle çözebilirsiniz. Youtube videolarınız için filigransız, istediğiniz renk tonlarında ve fon müziğinde intro videolar oluşturacağız. Youtube kanalınız için video yaptırdığınız takdirde otomatik olarak referanslarımız arasına gireceksiniz.
Dilerseniz sizin için oluşturacağımız youtube intro yapma işlerinizi farklı renk seçenekleri ile farklı farklı 2-3 video şeklinde verebilirsiniz. Sürekli aynı renk tonunda youtube intro kullanmamış olur ve tekrar tekrar intro hazırlama işine girmemiş olursunuz. Bunun için teknik ekiplerimize video oluşturulmadan önce bilgi vermeniz gerekmektedir. Ekstra küçük bir maliyet olacaktır fakat bu işi yapıyorsanız değecektir. Youtube intro yapma sitesi olarak bizden memnun kalacağınızdan emin olabilirsiniz.

Video Sonuna Bitiş Ekranı Ekleme Koşulları

Youtube video paylaşım sitesine bitiş ekranı eklemek için bazı koşulların yerine getirilmesi gerekmektedir. Video upload esnasında size "Yüklediğiniz video çocuklara özel olarak mı hazırlandı?" sorusuna yanıt vermek zorundasınız. Evet seçeneğini seçerseniz, diğer bir deyişle videonuz sadece çocuklara özel olarak hazırlandıysa video sonu bitiş ekranı kullanamazsınız. Sistem bunu otomatik olarak reddecektir. Diğer koşul ise videonun süresi. Yüklediğiniz video 25 saniyeden daha kısa ise bitiş ekranı kullanmanıza müsade edilmeyecektir. Özetle video sonuna bitiş ekranı kullanmak isterseniz videonuz çocuklara özel olmamalı ve 25 saniyeden daha uzun olmalıdır. Ayrıntılı bilgi için Videolara Bitiş Ekranı Ekleme sayfasını inceleyebilirsiniz. Bitiş ekranı kullandığınız zaman size şablonlar sunulmaktadır. Dilediğiniz şablonu videonun sonuna ekleyebilirsiniz. Youtube intro yapma işinde bizimle çalıştığınız takdirde şablon kullanmanıza gerek kalmayacaktır.

Bitiş Ekranında Neler Gösterilebilir?

Bitiş ekranı denilen olay videonun yaklaşık olarak son 10 saniyesinde izleyicileri tekrar kazanmanız, varsa bir duyurunuzu aktarmak veya başka bilgiler vermek için size sunulan kutucuklardır. Standart ölçülerde 16:9 en boy oranı ile videolar gösterilebilir. Bitiş ekranına en fazla 4 öğe eklenebilir. İlk olarak en son yüklenen videolarınızı gösterebilirsiniz. En son yüklenen videoları eklediğinizde sürekli güncellemeniz gerekmez. Her video yüklediğinizde bitiş ekranı otomatik olarak güncellenecektir. İkinci kullanılabilecek öğe youtube sisteminin izleyici için kanalınızdan en uygun videoyu seçmesidir. Bu özelliği kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü youtube yapay zeka sistemi kullanıcılardan aldığı cookileri(çerezleri) kullanarak izleyicinin ilgisine göre video tavsiyelerinde bulunabilir ve izleyiciyi sizin kanalınızda tutmaya çalışır. Üçüncü kullanılabilecek öğe ise belirli videoların seçilmesidir. Daha önce yüklemiş olduğunuz belirli videolar seçilerek video sonlarına otomatik olarak eklenir. Kanalınıza farklı videolar yüklediğinizde dahi bitiş ekranı güncellenmez. Video yükleme esnasında belirli video olarak belirttiğiniz yüklemelerinizi ekrana getirir. Son olarak eklenebilecek öğe ise rastgele videolardır. Youtubek sistemi sizin kanalınızdan rastgele bir videoyu bitiş ekranında göstererek tıklama özelliği ekler. Videonun üstüne kanalınızdan farklı bir video daha eklenir. İzleyici buna tıkladığında rastgele seçilen videoyu izlemeye başlayacak ve kanalınızda kalmaya devam edecektir. Youtube intro yapma işini bize yaptırdığınız zaman bitiş ekranında görüntülenemeyecek hiç bir şey yoktur.

Youtube Bitiş Ekran Metriklerini Kontrol Etme Nasıl Yapılır?

Youtube Studio kullanarak bitiş ekranına eklediğiniz tüm metrikleri kontrol edebilir, daha sonra düzenleyebilir veya güncelleyebilirsiniz. Metrikler güncellenirken sık yapılan hatalardan birisi rastgele video seçimleridir. Şayet kanalınızdan bir video izlerken bitiş ekranı olarak rastgele video seçtiyseniz güncelleme esnasında belirli bir videoyu bulmaya çalışabilirsiniz. Bulmaya çalıştığınızda bulamayacaksınız. Düzenli olarak kanalınızı güncelliyorsanız video yüklemelerinde belirli videoları bitiş ekranına eklemeniz optimizasyon açısından faydalı olacaktır. Ayrıca youtube seo konularına göz atmanız, izleyici kazanmanız için faydalı olacaktır. Youtube intro yapma işleriniz için bizimle çalıştığınızda tüm bunları teknik ekiplerimiz size bilgi olarak sunabilir.

Youtube Videolar Arasındaki Reklamlar Engellenebilir Mi?

Video izlerken izleyiciler sık sık çıkan reklamlardan rahatsız olurlar. İzleyici kanalınızda video izlerken sık sık reklam çıkması, izleyiciyi kaybetmenize neden olabilir. Maalesef bunu engellemenin yolu yok. Bu rahatsızlıklar sonucu izleyici kaybeden ve youtube kanalını kapatan çok sayıda fenomen bulunuyor. Aynı sorunu yaşamamak için tanitimvideosu.com/ucretsiz-video-yukleme-siteleri/ konumuza göz atarak youtube alternatifi farklı ücretsiz video yükleme siteleri keşfedebilirsiniz. Youtube intro yapma sitesi için bizi tercih ettikten sonra upload için farklı farklı video yükleme sitelerini kullanabilirsiniz.
submitted by tanitimvideosu to u/tanitimvideosu [link] [comments]


2020.04.15 11:31 emrecann150 Wordpress Site Hızlandırma Teknikleri

WordPress sitesini hızlandırmak Eksiksiz bir rehber
Google'ın üstünde kalmanın ve rakiplerinizin arasından sıyrılmanın en önemli yollarından biri web sitenizin hızıdır. Sitenizde çalışıyorsanız ve iyi yerlere ulaşmak istiyorsanız, kesinlikle hızlı bir siteniz olmalıdır.
Web siteniz yeterince hızlı değilse, içeriğiniz ne kadar yüksek olursa olsun, Google sizi asla zirveye çıkarmaz.
Hız, 200'den fazla Google sıralama kriteri arasında o kadar önemlidir ki, listedeki en iyi üç öğeden biridir.
Web sitenizin hızını bir binanın temeli olarak düşünün. Zemin güçlü değilse, inşa ettiğiniz hiçbir şey hayatta kalamaz.
Hızın çok önemli olduğunu ve WordPress sitemin çok yavaş açıldığını anlıyorum. WordPress sitesi bunu nasıl hızlandırıyor?
Burada ayrıca bir makalede WordPress site hızı adına yapılabilecek tüm yöntemleri açıklayacağım. Bu makalenin WordPress sitesini hızlandırmak için köşe taşı olacağını onaylıyorum.

1: WordPress site hızınıhızlandırmak

İlk olarak, uygun çözümler bulmak için WordPress site hızını etkileyen faktörleri bulmalıyız. Önce teşhis edildikten sonra tedavi edilir. WordPress sitenizin hızını ölçmek için kullanabileceğiniz 4 farklı araç vardır. 4 tanesi ücretsiz ve çevrimiçi. Pingdom GTmetrix Google sayfa hızı Web sayfası WordPress site hızını bu 4 araçla ölçmenizi öneririz. Ölçümler yapıldıktan sonra, web sitenizin hızını bir rapor olarak göreceksiniz ve gönderilen raporlara göre düzeltmeler yapacağız.
2: Tema seçimi
Birçok WordPress kullanıcısının web sitelerini yavaşlatan en önemli faktör kullandıkları temadır. İnan bana, işte böyle.
Tema seçimi o kadar önemlidir ki, seçtiğiniz temaya göre web sitenizin hedefini resmi olarak belirler.
Kullandığınız tema web sitenizi yavaşlatırsa, çok sayıda sorgu nedeniyle NewsMag ve NewsPaper gibi en çok satan temalar bile yavaş olacaktır. Temanızı hızlı bir tema ile değiştirmenizi öneririz.
3: önbellek eklentisini kullanın
WordPress sitesini hızlandırmak için önbellek eklentisini kullanmak bir gereklilikten çok bir zorunluluktur. Doğru önbellek ayarlarıyla WordPress sitesini çok başarılı bir şekilde hızlandırabilirsiniz.
W3 Tam Önbellek Ayarları ve WP Süper Önbellek Ayarları başlıklı makalemde, en başarılı ve en çok kullanılan eklentilerin ayrıntılı kurulum ve yapılandırmasını paylaştım.
Birçok işlem gerçekleştirebilirsiniz, örn. B. Sona eren başlıkları ekleyin, bileşenleri gzip ile sıkıştırın, W3 Total Cache veya WP Super Cache ile # GTmetrix raporlarında tarayıcı önbellekleme kullanın ve puanlarınızı artırın.
4: CDN kullanın
WordPress sitenizi CDN ile kesinlikle hızlandırabilirsiniz. CDN kullanımı, WordPress sites hızını etkileyen ana faktörlerden biridir.
Ve özellikle web sitenizdeki görüntü miktarı yüksekse, CDN kullanmak sizin için bir seçenek değildir, ancak kesinlikle bir zorunluluk olmalıdır.
Ev sahibi şirketinizin ev sahibi konumu İstanbul ise, sitenize İstanbul'dan bağlanan bir ziyaretçinin ve Berlin'den Berlin'e bağlanan bir ziyaretçinin sayfa açma hızı farklıdır. Berlin'deki ziyaretçi, sitenize İstanbul'daki ziyaretçiden daha sonra bağlanacaktır. Sayfa doldurma hızı, ziyaretçinin sunucunuzun bulunduğu yere olan mesafesiyle artar.
CDN kullandığınızda, sitenizin dosyaları birçok yerde sunucular arasında dağıtılır ve bir ziyaretçi sitenize siteye en yakın sunucudan bağlanır. Dolayısıyla, CDN kullanıyorsanız, sitenizin sunucu konumu dünya çapındadır. Bu, web sitenizin açılış hızını artırır.
CDN Kullanarak WordPress başlıklı yazımda CDN'nin ne anlama geldiğini, nasıl çalıştığını, nasıl satın alınacağını, nasıl kullanılacağını ve WordPress'in nasıl entegre edileceğini ayrıntılı olarak açıkladım.
Ben yıllardır CDN kullandım ve kesinlikle WordPress sitesini hızlandırmak için tavsiye ederim.
5: Görüntü optimizasyonu (görüntü boyutlarını tanımlayın - ölçekli görüntüler sağlayın - görüntüleri optimize edin)
WordPress site hızlandırma sürecini etkileyen bir başka faktör de görüntü optimizasyonudur. Görüntülerin optimizasyonunu 3 ana kategoride açıklayacağım.
Görüntü boyutlarınızı girin
GTmetrix tarafından gönderilen bemetriklerden biri Bunlardan biri "Görüntü boyutlarını belirtin". "Görüntü Boyutlarını Belirtin" nedir ve WordPress sitesini nasıl hızlandırır?
Potansiyel bir ziyaretçi web sitenizi ziyaret ederse ve resimlerinin yüksekliğini ve genişliğini, yani ziyaretçinin tarayıcısının boyutunu belirtmezse, ziyaretçinin tarayıcısı önce resmi indirir ve resmin boyutlarını öğrenmek için ziyaretçiye sunar. web sitenizdeki resim.
Bunu web sitenizdeki her resim için yaptığınızı düşünün. Görüntü boyutlarını belirtmezseniz, bu doğrudan sayfa doldurma oranını etkiler.
Boyutsuz bir görüntünün etiketi şuna benzer: Web sitenize bir resim yüklediğinizde, WordPress genellikle bu resmin resim etiketindeki yüksekliğini ve genişliğini belirtir.
Ne yazık ki, hiçbir şekilde belirtilmeyen hareketsiz görüntüler var. Tabii ki, GTmetrix sonuçlarında Görüntü Boyutlarını Belirle sekmesini tıklayarak tam olarak hangi resimlere sahip olduğunuzu görebilirsiniz.
Çözüm nedir? Yönetim alanı >> Tüm makaleler sekmesinde, boyutunu belirtilmeyen resminden bağımsız olarak bu makaleyi düzenleyebilir ve makalenizi metin düzenleyicisinde açabilirsiniz. Görüntüyü bulun ve enlem ve yükseklik etiketlerini arayın. Değilse ekleyin.
Ölçekli bir resim sunma
Neden "Ölçeklendirmek için resim sağlayın" uyarısı almalısınız WordPress sitenizde görüntülenen resimlerin gerçekte görüntülenen boyutlarla eşleşmemesi nedeniyle.
# Diyor ki; İçeriğinizden birine 800 piksellik bir resim yüklerseniz ve resim içeriğini görüntülediği alan 600 piksel ise, görüntünün 600 pikseli olsa bile ziyaretçinin tarayıcısı web sitenize 800 piksel olarak indirir görünürde gibi görünüyor.
# Normalde, bu resmi alanı 600 piksel genişliğe kadar sunarsanız, ziyaretçi 200 piksel ara boyutunu küçültemez ve WordPress sitesinin hızlandırma sürecini doğrudan etkileyen indirme süresinden yararlanamaz. 300x250 gümüş resmini web sitenize yüklediniz, ancak web sitenizde belirttiğiniz boyut 280x233, başka bir deyişle resimleriniz site ziyaretçilerinize yeterli dolum hızından daha pahalı. Görüntüleri optimize edin
Önce WordPress sitenize WP Smush eklentisini yükleyin ve ardından Medya >> Wp Smush sekmesindeki WP Smush.it ile tüm görüntülerimi çalıştır düğmesine tıklayın ve sitenizdeki tüm resimlerinizi sıkıştırın.
WordPress sitesindeki tüm görüntülerinizi sıkıştırın hızlanmasına yardımcı olacaktır.
WP Smush.it eklentisini çalıştırdıktan sonra, sitenizde yüklü olan tüm görüntüleri bir kerede optimize edebilirsiniz. Seni uyarmama izin ver. Bu addon tam bir CPU canavarıdır.
Tavsiyem, daha az trafiğiniz olduğunu veya paylaşılan barındırma sunucunuzun CPU kullanımının en düşük olduğunu düşündüğünüzde görüntüyü optimize etmektir.
Sitenize yüklemeden önce görüntüleri optimize edin
Aslında, görüntü optimizasyonunun en önemli ve geçerli adımı, WordPress sitenize yüklemeden önce resimlerinizi optimize edin etmenizdir. SEO Uyumlu Görüntü Optimizasyonu başlıklı makalemde bunun nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak açıkladım.
# Sitenizde yüklü olan görüntüleri optimize etmek için yukarıdaki adımları kullanın. Yukarıdaki adımları izledikten sonra, sitenize resim yüklemeden önce yükleme işlemini değiştirerek yüklemenizi öneririz.
6: eklenti optimizasyonu
Eklenti optimizasyonu, WordPress site hızlandırması üzerinde olumlu etkisi olan bir başka faktördür. WordPress sitenize yüklediğiniz her eklenti, sitenizin dolum süresini etkiler. Bu nedenle, bu bölümü dikkatle izlemenizi ve uygulamanızı öneririm.
Kullanmadığınız eklentileri kaldırın
WordPress sitenizde hala bir Hello Dolly veya WordPress İçe Aktarıcı eklentisi var mı? Hala oradaysa, hemen kaldırmanızı öneririz.
2-Google Analytics eklentisi yerine, web sitenize Analytics tarafından sağlanan kodu entegre edin ve web sitenizi ücretsiz olarak yüklememesi için Google Analytics sayfası aracılığıyla web sitenizin istatistiklerini takip edin.
3-Facebook ve Twitter sayfalarınız için Like Box eklentileri yerine Facebook ve Twitter tarafından sağlanan Like Box kodlarını kullanın.
4-Site Haritası için ayrı bir eklenti yerine, birçok SEO eklentisinin zaten içerdiği site haritası özelliğini kullanın.
Önemli: Kullanmadığınız bir eklenti hala eklentiler sayfanızda devre dışı bırakılıyorsa Eklenti hala yerinde ise, lütfen doğrudan kaldırın.
Unutmayın, aksesuarlarınızın sayısını mümkün olduğunca optimum tutmaya çalışın. Sitenize yüklediğiniz herhangi bir eklenti, sitenizin doldurma hızını azaltır.
7: veritabanı optimizasyonu
[caption id="attachment_1147" align="alignnone" width="463"]📷 Veritabanı Optimizasyonu[/caption]
WordPress sitesinin hızlandırılmasındaki bir diğer önemli adım, fazlalığı ortadan kaldırmak için veritabanının optimizasyonudur, yani bakım, genel olarak onarımdır.
Veritabanınızdaki optimizasyon ile Web sitenizin hızını önemli ölçüde artırabilir.
8.Resimleriniz için tembel yükleme görüntüleri (tembel yükleme görüntüleri)
[caption id="attachment_1148" align="alignnone" width="484"]📷 lite hız önbellek[/caption]
WordPress sitesini hızlandırmak çok etkili bir rol oynayan bir başka faktör de Lazy Load.
# Tembel yükleme işlevi: Bir ziyaretçi web sitenizi ziyaret ederse ve tembel yükleme işlevi etkinleştirilirse, yalnızca ziyaretçinin önündeki alan yüklenir ve ziyaretçi ulaşana kadar içeriğin altındaki görüntülerin yüklenmesi gecikir. ekran aşağı yuvarlanıyor
# Bir ziyaretçi web sitenizi ziyaret ettiğinde, web sitenizin üstünde görünen ilk alan açılır. Ziyaretçi sayfayı aşağı kaydırdığında, kaydırma komutu aşağıdaki resimleri etkinleştirir ve doldurma sırasına girer. Bu şekilde, site dolgusunu parçalara bölerek sitenizin hızını artırabilirsiniz.
Tembel yükleme işlemi için düzinelerce eklenti var, ancak önerdiğim ve en iyi olduğunu düşündüğüm iki eklenti var.
Birincisi lite speed cache ve ikincisi oldukça hafif bir eklenti olan Unveil Lazy Load (0.56 KB). İki eklentide çalışma şekilleri farklıdır, ancak aynı şeyi yaparlar. İstediğinizi seçmek ve kullanmak size kalmıştır.
9: CSS, JavaScript HTML Shrink (CSS'yi küçült - JavaScript'i küçült - HTML'yi küçült)
Minfiy WordPress web sitesini hızlandırmak için çok önemli bir adım. CSS, Javascript ve HTML azaltılmadan, CSS veya JS dosyalarındaki boşluklar kaldırılmalıdır.
# Wordpress sitesini bir CSS dosyasında düzenlediğimizde ve düzenlemek istediğimiz kodu bulduğumuzda, açtığımız CSS dosyasındaki kodların düzenli olmasını istiyoruz.
Birçok tema ve eklenti yazarı, kullanıcıların kolayca değiştirebilmesi için kodları zaten yazıyor. Kodlar arasına boşluk bırakın veya kodların başına *** / koyarak bir yorum yapın.
Sitenizi açan tarayıcılar için, CSS dosyasının düzenlenmiş olması önemli değildir. (Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi) Kod birbiri ardına yazılmalı ve tarayıcı için uygun olmalıdır. Bunu yaptığımızda, tarayıcının tarama hızı artar.
Önce Performans sekmesi >> W3 Toplam Önbellek Eklentisi Genel Ayarları başlığındaki Simge Durumuna Küçült bölümüne gidin, Simge Durumuna Küçült seçeneğini Etkinleştirme Moduna ayarlayın ve Tüm ayarları kaydet deyin.
Ardından, yönetici alanındaki Performans >> Simge Durumuna Küçült sekmesine geri dönün ve makalenizde W3 Toplam Önbelleği yükleme ve yapılandırma başlıklı simge durumuna küçültme ayarlarını uygulayın.
10: HTTP isteklerinin sayısını azaltın
Bu adımda, sitemiz açıldığında sunucuya taleplerin sayısını azaltıyoruz. İstek miktarını azaltmak, WordPress sitesini hızlandırmak için önemli bir adımdır.
CSS ve JS dosyalarını birleştirme (Harici CSS'yi Birleştirme / Harici JS'yi Birleştirme)
Bir ziyaretçi sayfanızı ziyaret ederse, ziyaret ettiğiniz sayfanın CSS kodları birden fazla dosyadan oluşuyorsa (örneğin, fontlar sytle.css dosyasından alınırsa, örneğin, color.css dosyasındaki renk kodlarının kaynağıysa), yani ziyaretçinin sunucudan sayfaya yaptığı çağrılar ziyaretçinize gösterilir. sıraya girmesine neden olur. Bu yüzden önce style.css dosyanızı ve ardından color.css dosyanızı getirin. Bu sayfa yükleme hızını yavaşlatır.
# Bu, yukarıda belirtilen hız testi araçlarıyla gerçekleştirdiğiniz hız testlerinin bir sonucu olarak görüntülenir. Raporunuzdaki bu iki işlevdeki düşük puan, CSS ve JS kodlarınızın tek bir dosyada toplanması gerektiğini gösterir.
Bunu basitleştirdiğimiz için, çoğu önbellek eklentisi bunu otomatik olarak yapar, ancak bazı dosyalar ne yaparsa yapsın birleştirilmeyebilir ve manuel olarak birleştirmenin en sağlıklı yolu budur.
# W3 Total Cache eklentisi ile kolayca yapabilirsiniz. İlk önce W3 Total Cache eklentisinin Performans sekmesi >> Genel Ayarları başlığındaki Simge durumuna küçültme başlığına gidin, simge durumuna küçültme modunu Manuel olarak işaretleyin ve ayarları
11: Paralel İndirmeler
Pingdom ve diğer web sitesi hız ölçüm araçları tarafından gönderilen raporlar "Ana Bilgisayar Adları ile Paralel İndirme" yi içerir. CDN kullanmayan bir web sitesi için bu raporda "0" olarak gösterilir. Ana bilgisayar adları arasında indirmeleri paralel hale getirme nedir?
# Açıyorum; Birisi sitenizi ziyaret ettiğinde ve bir sayfa açtığında, tarayıcı sitenizin sunucusunu (istek) arar ve tüm aramalar bir sunucuda, yani ana makinenizde yanıtlandığından aramalar kuyruğa alınır.
# Daha sonra JS kodlarınız önce doldurulur, JS kodları dolduktan sonra CSS kodları doldurulur ve resimler CSS dolduktan sonra dolar olarak görünür. Bu nedenle, tek bir gişede 100 kişiye bilet satmayı deneyebilirsiniz. 100 kişi tek bir gişede bilet satın almak için sıraya girer.
# CDN kullanıyorsanız ve resimlerinizi cdn.wpmavi.com adresinde gönderirseniz, CSS dosyalarınız cdn1.yoursite.com adresinde, cdn2.site.com adresindeki JS dosyalarınız ve cdn3.site.com adresindeki HTML dosyalarınızda gösterilir.
Bu nedenle, tek bir sunucudan değil, aynı anda 5 ila 6 farklı sunucudan çağrı yapın. Bu, 6 farklı tezgahta 100 kişiye eşzamanlı bilet satışı ile aynıdır. Siparişi paylaşıyorlar.
Bu nedenle, sunucu çağrı kuyruğunu azaltmak site açılış hızını artırır. Bu, ana bilgisayar adları, yani CDN kullanımı arasındaki paralelleştirilmiş indirmelerin WordPress sitesini hızlandırmada çok önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.
12. Canlı Tutmayı Etkinleştir
Canlı Tut - Web sitenize gelen bir ziyaretçinin, tarayıcı ile web sitenizin web sunucuları arasında indirme izinleri için oluşturduğu iletiler.
Canlı Tut'u etkinleştirmek, ziyaretçinin tarayıcısının her indirme için web sitenizden bir şey indirmesini ve web sitenizin web sunucularından izin almasını engeller. Bu şekilde web sitesinin hızından tasarruf edersiniz.
# Canlı Tut seçeneğini etkinleştirmek için, WordPress sitenizdeki .htaccess dosyasını açın ve #END WordPress satırından hemen sonra aşağıdaki kodu ekleyin. Header set Connection keep-alive
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.04.15 11:29 emrecann150 Wordpress Site Hızlandırma Teknikleri

WordPress sitesini hızlandırmak Eksiksiz bir rehber

Google'ın üstünde kalmanın ve rakiplerinizin arasından sıyrılmanın en önemli yollarından biri web sitenizin hızıdır. Sitenizde çalışıyorsanız ve iyi yerlere ulaşmak istiyorsanız, kesinlikle hızlı bir siteniz olmalıdır.
Web siteniz yeterince hızlı değilse, içeriğiniz ne kadar yüksek olursa olsun, Google sizi asla zirveye çıkarmaz.
Hız, 200'den fazla Google sıralama kriteri arasında o kadar önemlidir ki, listedeki en iyi üç öğeden biridir.
Web sitenizin hızını bir binanın temeli olarak düşünün. Zemin güçlü değilse, inşa ettiğiniz hiçbir şey hayatta kalamaz.
Hızın çok önemli olduğunu ve WordPress sitemin çok yavaş açıldığını anlıyorum. WordPress sitesi bunu nasıl hızlandırıyor?
Burada ayrıca bir makalede WordPress site hızı adına yapılabilecek tüm yöntemleri açıklayacağım. Bu makalenin WordPress sitesini hızlandırmak için köşe taşı olacağını onaylıyorum.

1: WordPress site hızınıhızlandırmak

İlk olarak, uygun çözümler bulmak için WordPress site hızını etkileyen faktörleri bulmalıyız. Önce teşhis edildikten sonra tedavi edilir. WordPress sitenizin hızını ölçmek için kullanabileceğiniz 4 farklı araç vardır. 4 tanesi ücretsiz ve çevrimiçi. Pingdom GTmetrix Google sayfa hızı Web sayfası WordPress site hızını bu 4 araçla ölçmenizi öneririz. Ölçümler yapıldıktan sonra, web sitenizin hızını bir rapor olarak göreceksiniz ve gönderilen raporlara göre düzeltmeler yapacağız.
2: Tema seçimi

Birçok WordPress kullanıcısının web sitelerini yavaşlatan en önemli faktör kullandıkları temadır. İnan bana, işte böyle.
Tema seçimi o kadar önemlidir ki, seçtiğiniz temaya göre web sitenizin hedefini resmi olarak belirler.
Kullandığınız tema web sitenizi yavaşlatırsa, çok sayıda sorgu nedeniyle NewsMag ve NewsPaper gibi en çok satan temalar bile yavaş olacaktır. Temanızı hızlı bir tema ile değiştirmenizi öneririz.
3: önbellek eklentisini kullanın

WordPress sitesini hızlandırmak için önbellek eklentisini kullanmak bir gereklilikten çok bir zorunluluktur. Doğru önbellek ayarlarıyla WordPress sitesini çok başarılı bir şekilde hızlandırabilirsiniz.
W3 Tam Önbellek Ayarları ve WP Süper Önbellek Ayarları başlıklı makalemde, en başarılı ve en çok kullanılan eklentilerin ayrıntılı kurulum ve yapılandırmasını paylaştım.
Birçok işlem gerçekleştirebilirsiniz, örn. B. Sona eren başlıkları ekleyin, bileşenleri gzip ile sıkıştırın, W3 Total Cache veya WP Super Cache ile # GTmetrix raporlarında tarayıcı önbellekleme kullanın ve puanlarınızı artırın.
4: CDN kullanın

WordPress sitenizi CDN ile kesinlikle hızlandırabilirsiniz. CDN kullanımı, WordPress sites hızını etkileyen ana faktörlerden biridir.
Ve özellikle web sitenizdeki görüntü miktarı yüksekse, CDN kullanmak sizin için bir seçenek değildir, ancak kesinlikle bir zorunluluk olmalıdır.
Ev sahibi şirketinizin ev sahibi konumu İstanbul ise, sitenize İstanbul'dan bağlanan bir ziyaretçinin ve Berlin'den Berlin'e bağlanan bir ziyaretçinin sayfa açma hızı farklıdır. Berlin'deki ziyaretçi, sitenize İstanbul'daki ziyaretçiden daha sonra bağlanacaktır. Sayfa doldurma hızı, ziyaretçinin sunucunuzun bulunduğu yere olan mesafesiyle artar.
CDN kullandığınızda, sitenizin dosyaları birçok yerde sunucular arasında dağıtılır ve bir ziyaretçi sitenize siteye en yakın sunucudan bağlanır. Dolayısıyla, CDN kullanıyorsanız, sitenizin sunucu konumu dünya çapındadır. Bu, web sitenizin açılış hızını artırır.
CDN Kullanarak WordPress başlıklı yazımda CDN'nin ne anlama geldiğini, nasıl çalıştığını, nasıl satın alınacağını, nasıl kullanılacağını ve WordPress'in nasıl entegre edileceğini ayrıntılı olarak açıkladım.
Ben yıllardır CDN kullandım ve kesinlikle WordPress sitesini hızlandırmak için tavsiye ederim.
5: Görüntü optimizasyonu (görüntü boyutlarını tanımlayın - ölçekli görüntüler sağlayın - görüntüleri optimize edin)
WordPress site hızlandırma sürecini etkileyen bir başka faktör de görüntü optimizasyonudur. Görüntülerin optimizasyonunu 3 ana kategoride açıklayacağım.
Görüntü boyutlarınızı girin

GTmetrix tarafından gönderilen bemetriklerden biri Bunlardan biri "Görüntü boyutlarını belirtin". "Görüntü Boyutlarını Belirtin" nedir ve WordPress sitesini nasıl hızlandırır?
Potansiyel bir ziyaretçi web sitenizi ziyaret ederse ve resimlerinin yüksekliğini ve genişliğini, yani ziyaretçinin tarayıcısının boyutunu belirtmezse, ziyaretçinin tarayıcısı önce resmi indirir ve resmin boyutlarını öğrenmek için ziyaretçiye sunar. web sitenizdeki resim.
Bunu web sitenizdeki her resim için yaptığınızı düşünün. Görüntü boyutlarını belirtmezseniz, bu doğrudan sayfa doldurma oranını etkiler.
Boyutsuz bir görüntünün etiketi şuna benzer: Web sitenize bir resim yüklediğinizde, WordPress genellikle bu resmin resim etiketindeki yüksekliğini ve genişliğini belirtir.
Ne yazık ki, hiçbir şekilde belirtilmeyen hareketsiz görüntüler var. Tabii ki, GTmetrix sonuçlarında Görüntü Boyutlarını Belirle sekmesini tıklayarak tam olarak hangi resimlere sahip olduğunuzu görebilirsiniz.
Çözüm nedir? Yönetim alanı >> Tüm makaleler sekmesinde, boyutunu belirtilmeyen resminden bağımsız olarak bu makaleyi düzenleyebilir ve makalenizi metin düzenleyicisinde açabilirsiniz. Görüntüyü bulun ve enlem ve yükseklik etiketlerini arayın. Değilse ekleyin.
Ölçekli bir resim sunma
Neden "Ölçeklendirmek için resim sağlayın" uyarısı almalısınız WordPress sitenizde görüntülenen resimlerin gerçekte görüntülenen boyutlarla eşleşmemesi nedeniyle.
# Diyor ki; İçeriğinizden birine 800 piksellik bir resim yüklerseniz ve resim içeriğini görüntülediği alan 600 piksel ise, görüntünün 600 pikseli olsa bile ziyaretçinin tarayıcısı web sitenize 800 piksel olarak indirir görünürde gibi görünüyor.
# Normalde, bu resmi alanı 600 piksel genişliğe kadar sunarsanız, ziyaretçi 200 piksel ara boyutunu küçültemez ve WordPress sitesinin hızlandırma sürecini doğrudan etkileyen indirme süresinden yararlanamaz. 300x250 gümüş resmini web sitenize yüklediniz, ancak web sitenizde belirttiğiniz boyut 280x233, başka bir deyişle resimleriniz site ziyaretçilerinize yeterli dolum hızından daha pahalı. Görüntüleri optimize edin
Önce WordPress sitenize WP Smush eklentisini yükleyin ve ardından Medya >> Wp Smush sekmesindeki WP Smush.it ile tüm görüntülerimi çalıştır düğmesine tıklayın ve sitenizdeki tüm resimlerinizi sıkıştırın.
WordPress sitesindeki tüm görüntülerinizi sıkıştırın hızlanmasına yardımcı olacaktır.
WP Smush.it eklentisini çalıştırdıktan sonra, sitenizde yüklü olan tüm görüntüleri bir kerede optimize edebilirsiniz. Seni uyarmama izin ver. Bu addon tam bir CPU canavarıdır.
Tavsiyem, daha az trafiğiniz olduğunu veya paylaşılan barındırma sunucunuzun CPU kullanımının en düşük olduğunu düşündüğünüzde görüntüyü optimize etmektir.
Sitenize yüklemeden önce görüntüleri optimize edin
Aslında, görüntü optimizasyonunun en önemli ve geçerli adımı, WordPress sitenize yüklemeden önce resimlerinizi optimize edin etmenizdir. SEO Uyumlu Görüntü Optimizasyonu başlıklı makalemde bunun nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak açıkladım.
# Sitenizde yüklü olan görüntüleri optimize etmek için yukarıdaki adımları kullanın. Yukarıdaki adımları izledikten sonra, sitenize resim yüklemeden önce yükleme işlemini değiştirerek yüklemenizi öneririz.
6: eklenti optimizasyonu
Eklenti optimizasyonu, WordPress site hızlandırması üzerinde olumlu etkisi olan bir başka faktördür. WordPress sitenize yüklediğiniz her eklenti, sitenizin dolum süresini etkiler. Bu nedenle, bu bölümü dikkatle izlemenizi ve uygulamanızı öneririm.
Kullanmadığınız eklentileri kaldırın
WordPress sitenizde hala bir Hello Dolly veya WordPress İçe Aktarıcı eklentisi var mı? Hala oradaysa, hemen kaldırmanızı öneririz.
2-Google Analytics eklentisi yerine, web sitenize Analytics tarafından sağlanan kodu entegre edin ve web sitenizi ücretsiz olarak yüklememesi için Google Analytics sayfası aracılığıyla web sitenizin istatistiklerini takip edin.
3-Facebook ve Twitter sayfalarınız için Like Box eklentileri yerine Facebook ve Twitter tarafından sağlanan Like Box kodlarını kullanın.
4-Site Haritası için ayrı bir eklenti yerine, birçok SEO eklentisinin zaten içerdiği site haritası özelliğini kullanın.
Önemli: Kullanmadığınız bir eklenti hala eklentiler sayfanızda devre dışı bırakılıyorsa Eklenti hala yerinde ise, lütfen doğrudan kaldırın.
Unutmayın, aksesuarlarınızın sayısını mümkün olduğunca optimum tutmaya çalışın. Sitenize yüklediğiniz herhangi bir eklenti, sitenizin doldurma hızını azaltır.
7: veritabanı optimizasyonu
[caption id="attachment_1147" align="alignnone" width="463"]📷 Veritabanı Optimizasyonu[/caption]
WordPress sitesinin hızlandırılmasındaki bir diğer önemli adım, fazlalığı ortadan kaldırmak için veritabanının optimizasyonudur, yani bakım, genel olarak onarımdır.
Veritabanınızdaki optimizasyon ile Web sitenizin hızını önemli ölçüde artırabilir.
8.Resimleriniz için tembel yükleme görüntüleri (tembel yükleme görüntüleri)
[caption id="attachment_1148" align="alignnone" width="484"]📷 lite hız önbellek[/caption]
WordPress sitesini hızlandırmak çok etkili bir rol oynayan bir başka faktör de Lazy Load.
# Tembel yükleme işlevi: Bir ziyaretçi web sitenizi ziyaret ederse ve tembel yükleme işlevi etkinleştirilirse, yalnızca ziyaretçinin önündeki alan yüklenir ve ziyaretçi ulaşana kadar içeriğin altındaki görüntülerin yüklenmesi gecikir. ekran aşağı yuvarlanıyor
# Bir ziyaretçi web sitenizi ziyaret ettiğinde, web sitenizin üstünde görünen ilk alan açılır. Ziyaretçi sayfayı aşağı kaydırdığında, kaydırma komutu aşağıdaki resimleri etkinleştirir ve doldurma sırasına girer. Bu şekilde, site dolgusunu parçalara bölerek sitenizin hızını artırabilirsiniz.
Tembel yükleme işlemi için düzinelerce eklenti var, ancak önerdiğim ve en iyi olduğunu düşündüğüm iki eklenti var.
Birincisi lite speed cache ve ikincisi oldukça hafif bir eklenti olan Unveil Lazy Load (0.56 KB). İki eklentide çalışma şekilleri farklıdır, ancak aynı şeyi yaparlar. İstediğinizi seçmek ve kullanmak size kalmıştır.
9: CSS, JavaScript HTML Shrink (CSS'yi küçült - JavaScript'i küçült - HTML'yi küçült)
Minfiy WordPress web sitesini hızlandırmak için çok önemli bir adım. CSS, Javascript ve HTML azaltılmadan, CSS veya JS dosyalarındaki boşluklar kaldırılmalıdır.
# Wordpress sitesini bir CSS dosyasında düzenlediğimizde ve düzenlemek istediğimiz kodu bulduğumuzda, açtığımız CSS dosyasındaki kodların düzenli olmasını istiyoruz.
Birçok tema ve eklenti yazarı, kullanıcıların kolayca değiştirebilmesi için kodları zaten yazıyor. Kodlar arasına boşluk bırakın veya kodların başına *** / koyarak bir yorum yapın.
Sitenizi açan tarayıcılar için, CSS dosyasının düzenlenmiş olması önemli değildir. (Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi) Kod birbiri ardına yazılmalı ve tarayıcı için uygun olmalıdır. Bunu yaptığımızda, tarayıcının tarama hızı artar.
Önce Performans sekmesi >> W3 Toplam Önbellek Eklentisi Genel Ayarları başlığındaki Simge Durumuna Küçült bölümüne gidin, Simge Durumuna Küçült seçeneğini Etkinleştirme Moduna ayarlayın ve Tüm ayarları kaydet deyin.
Ardından, yönetici alanındaki Performans >> Simge Durumuna Küçült sekmesine geri dönün ve makalenizde W3 Toplam Önbelleği yükleme ve yapılandırma başlıklı simge durumuna küçültme ayarlarını uygulayın.
10: HTTP isteklerinin sayısını azaltın
Bu adımda, sitemiz açıldığında sunucuya taleplerin sayısını azaltıyoruz. İstek miktarını azaltmak, WordPress sitesini hızlandırmak için önemli bir adımdır.
CSS ve JS dosyalarını birleştirme (Harici CSS'yi Birleştirme / Harici JS'yi Birleştirme)
Bir ziyaretçi sayfanızı ziyaret ederse, ziyaret ettiğiniz sayfanın CSS kodları birden fazla dosyadan oluşuyorsa (örneğin, fontlar sytle.css dosyasından alınırsa, örneğin, color.css dosyasındaki renk kodlarının kaynağıysa), yani ziyaretçinin sunucudan sayfaya yaptığı çağrılar ziyaretçinize gösterilir. sıraya girmesine neden olur. Bu yüzden önce style.css dosyanızı ve ardından color.css dosyanızı getirin. Bu sayfa yükleme hızını yavaşlatır.
# Bu, yukarıda belirtilen hız testi araçlarıyla gerçekleştirdiğiniz hız testlerinin bir sonucu olarak görüntülenir. Raporunuzdaki bu iki işlevdeki düşük puan, CSS ve JS kodlarınızın tek bir dosyada toplanması gerektiğini gösterir.
Bunu basitleştirdiğimiz için, çoğu önbellek eklentisi bunu otomatik olarak yapar, ancak bazı dosyalar ne yaparsa yapsın birleştirilmeyebilir ve manuel olarak birleştirmenin en sağlıklı yolu budur.
# W3 Total Cache eklentisi ile kolayca yapabilirsiniz. İlk önce W3 Total Cache eklentisinin Performans sekmesi >> Genel Ayarları başlığındaki Simge durumuna küçültme başlığına gidin, simge durumuna küçültme modunu Manuel olarak işaretleyin ve ayarları
11: Paralel İndirmeler
Pingdom ve diğer web sitesi hız ölçüm araçları tarafından gönderilen raporlar "Ana Bilgisayar Adları ile Paralel İndirme" yi içerir. CDN kullanmayan bir web sitesi için bu raporda "0" olarak gösterilir. Ana bilgisayar adları arasında indirmeleri paralel hale getirme nedir?
# Açıyorum; Birisi sitenizi ziyaret ettiğinde ve bir sayfa açtığında, tarayıcı sitenizin sunucusunu (istek) arar ve tüm aramalar bir sunucuda, yani ana makinenizde yanıtlandığından aramalar kuyruğa alınır.
# Daha sonra JS kodlarınız önce doldurulur, JS kodları dolduktan sonra CSS kodları doldurulur ve resimler CSS dolduktan sonra dolar olarak görünür. Bu nedenle, tek bir gişede 100 kişiye bilet satmayı deneyebilirsiniz. 100 kişi tek bir gişede bilet satın almak için sıraya girer.
# CDN kullanıyorsanız ve resimlerinizi cdn.wpmavi.com adresinde gönderirseniz, CSS dosyalarınız cdn1.yoursite.com adresinde, cdn2.site.com adresindeki JS dosyalarınız ve cdn3.site.com adresindeki HTML dosyalarınızda gösterilir.
Bu nedenle, tek bir sunucudan değil, aynı anda 5 ila 6 farklı sunucudan çağrı yapın. Bu, 6 farklı tezgahta 100 kişiye eşzamanlı bilet satışı ile aynıdır. Siparişi paylaşıyorlar.
Bu nedenle, sunucu çağrı kuyruğunu azaltmak site açılış hızını artırır. Bu, ana bilgisayar adları, yani CDN kullanımı arasındaki paralelleştirilmiş indirmelerin WordPress sitesini hızlandırmada çok önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.
12. Canlı Tutmayı Etkinleştir
Canlı Tut - Web sitenize gelen bir ziyaretçinin, tarayıcı ile web sitenizin web sunucuları arasında indirme izinleri için oluşturduğu iletiler.
Canlı Tut'u etkinleştirmek, ziyaretçinin tarayıcısının her indirme için web sitenizden bir şey indirmesini ve web sitenizin web sunucularından izin almasını engeller. Bu şekilde web sitesinin hızından tasarruf edersiniz.
# Canlı Tut seçeneğini etkinleştirmek için, WordPress sitenizdeki .htaccess dosyasını açın ve #END WordPress satırından hemen sonra aşağıdaki kodu ekleyin. Header set Connection keep-alive
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.02.18 14:33 uzmansogutma Soğuk Hava Deposu Nedir [Tüm Bilmeniz Gerekenler]

Soğuk Hava Deposu
Soğuk hava deposu nedir? Fiyatları ne kadar? Uygun maliyetli nasıl yapılır? Nasıl kurulur? Nelere dikkat edilmelidir? Projesi nasıl çizilir? Ne kadar elektrik tüketir? Başlıca sorulan sorular ve tüm sorulara cevap bulacaksınız.
O zaman başlıyoruz ?
Soğuk hava deposu nedir?
Sıcak ortamda tutulduğu takdirde zarar görecek veya bozulacak ürünlerin daha uzun süre korunması amacıyla soğutma sistemi kurulan bölüme soğuk hava deposu denir.
Soğuk ortamda muhafaza edilmediği takdirde özelliğini kaybeden bir çok ürün mevcuttur. Bu depolarda 4 mevsim meyve sebzelerinden limon, muz, elma, domates gibi yiyecekler saklanmaktadır.
Üzüm veya muz sarartma gibi farklı amaçlar içinde kullanılır. Sığır eti ve tavuk eti gibi hayvansal gıdalar da eksi derecelerde bu depolarda saklanır. Kısaca ihtiyaç olunan her alanda kullanılmaktadır.
*Sizlere ilginç bir projeden bahsedeyim. Kullanmakta olduğu bazı ürünlerin soğuk ortamda tutulması gerektiği için bir elektrikçiye bile soğuk oda yapmıştık.
Soğuk hava deposu nedir kısaca açıkladım. (Araştırılmış en kısa ve sade açıklamadır.)

Soğuk Hava Deposu Fiyatları

Soğuk hava deposu fiyatları çıkarılırken alan büyüklüğü baz alınır.
Ancak bu konuda anlaşılması çok zor olmayan ama genellikle karıştırılan hesaplama hataları oluyor.
10 m2 soğuk hava deposu için örnek bir hesap yapalım. ÖRNEK 1:
MetreKare Hesabı : A kenarı * B kenarı olarak hesaplanır.
Bir kare düşünelim. 10 metre yatay kenarı 10 metre dikey kenarı olsun.
Bu alan 10 metrekare bir diğer deyişle 100 metre eder.
100 m2 ise 10000 metre alan ediyor. 1000 m2 =1000000 metre alan
Tonluk kapasiteler hesaplanırken metreküp hesabı olarak yapılır. Tonluk soğuk hava deposu maliyeti hesaplaması nasıl yapılır görelim.
ÖRNEK 2: Şimdi sizlere 1000 tonluk soğuk hava deposu maliyeti için mükemmel bir alan hesaplaması yapacağım.
Tonluk dediğimiz için depolanacak ürün ağırlığı önemlidir. Biz örneğimizde domates depolayalım.
*1 metre küp alana 4 sütun, 4 kat şeklinde 16 kasa domates alıyor. *Her kasa 15 kg diyelim.
-Metre kareye düşen ağırlık miktarı: 15*16 = 240 kg.
1000 tonu kilogram cinsine çevirdiğimizde 1.000.000 kg eder.
100.0000/240=41.660
Yani 1.000.000 kilogram domates için her 1 metre küp alanda 240 kg domates muhafaza edilebilir.
Kaç metre küp alan olduğunu anlamak için 1.000.000 kilogramı 240 a böldük ve kaç metre küp alan olduğunu belirledik. Sonucumuz 41.660 çıktı. Şimdi yanyana dizilmiş 41.660 adet 1 metreküp içerisinde 1000 tonluk domates muhafaza edebiliriz.
100 Metrekare alanın 10.000 metre ettiğini yukarıda yazmıştık. Bize lazım olan alan o kadar az değil. Soğuk hava depomuzun 3 metre olduğunu düşünelim. 41660/3 yaparak tek katta kaç metreküp gideceğini belirleyelim.
41660/3= 13886 metredir. Yani 13886 metre zemine sahip olmalıyız. 13886 metrenin kaç metre kare olduğunu bulalım.
118*118=13924 metre2 alan eder ve bu bizim projemizi tamamlamamıza yeterli olur. 38 Metreküplük bir alanımız da boş kalır.
Çok özenle hesapladım, umarım açıklayıcı anlatabilmişimdir.
İşlemde bir hatalı kısım varsa veya daha pratik bir yol biliyorsanız aşağıdaki yorum alanından belirtmenizi rica ediyorum.
ÖRNEK 3:
Metreküp hesabını (kilo hesabı olmadan) anlamanız için daha basit bir kaç örnek yapacağım.
20 m2 alan 400 metre etmektedir. Alan yüksekliğinin de 2 metre olduğunu varsayarsak 400*2=800 m3 alan elde edebiliriz. Deponuza 1 metreküp şeklinde 800 adet ürününüzü koyabilirsiniz. ÖRNEK 4:
30 m2 soğuk hava deposu ise 900 metre eder.
40 m2 ise 1200 metre alan eder. Yükseklik 3 metre olursa 3600 m3 elde ederiz. ÖRNEK 5:
50 m2 2500 metre eder. Yükseklik 2 metre olduğunda 5000 m3 alan elde ederiz.
Hesaplamaları birazcık büyütelim
300 metrekare toplam yani 300*300 = 90.000 metre alan eder. Bunu da 4 metre yüksekliğinde yaptığımızı varsayalım. 360.000 m3 alan elde edebiliriz.
500 m2 için: 500*500:250.000 Yükseklik(h) :4m 250.000*4= 1.000.000 m3 alan.
Domates örneğinde olduğu gibi 5, 50, 500, 3000, 5000 tonluk soğuk hava deposu fiyatları hesaplanabilir.
Bu hesaplamaları öğrendiniz artık işinizi anlatırken 10 m2 çapında 3m yükseklikte bir depo istiyorum diyeceksiniz. Veya ürünlerinizin 1 metreküpe düşen ağırlık miktarına göre soğuk hava deponuzun kaç metreküp olması gerektiğini kısaca biliyorsunuz.
Bu aşamadan sonra ürününüzün saklama koşullarını bilmeniz yeterli. Örneğin 4 derece ile meyve depolarken -18 derece ile et depolanacak. Not: Eksi 18 derece örnektir.
2x2 M2 Soğuk Hava deposu Fiyatı=>12.499₺ 2x3 M2 Soğuk Hava deposu Fiyatı=>16.499₺ 3x3 M2 Soğuk Hava deposu Fiyatı=>19.499₺ Daha büyük hacimli depolar ve en iyi fiyatı almak için arayınız.(Türkiyenin bütün illerine hizmet veriyoruz)
Formüllü Excel Tablosunu indirerek tüm hesaplamaları ve teklif işlemlerinizi sadece firma adınızı yazarak yapabilirsiniz. Fiyat Tablosunu İndir(Link eklenecek)

Soğuk Hava Deposu Yapımı Malzemeleri

Soğuk hava deposu yapımında kullanılan malzemeler ve işlemleri basitçe anlatalım.
Panel: Sac ve Poliüretan köpük ile yapılan ısı yalıtımı malzemesidir. İki yüzü sac ve ortası köpük dolgulu duvar ve çatı malzemesi olarak kullanılan yapılardır.
Soğuk Hava Deposu Kapısı: Soğuk hava deposunun panel kısmının dışında ki bir diğer ürünüdür. Bu kapılar hava geçirmez içeriden ve dışarıdan kolay açılabilir kilitli kapılardır. Kapı kenarları esnek ve çok sağlamdır.
Kompresör: Soğutucu akışkanı basınçla kondensere gönderen ve bu döngünün devamlı olmasına sağlayan motordur.. Kondenser: Basınç ile gelen akışkan gazı yoğunlaştırarak sıvı hale dönüştürmektedir. Bu esnada soğumuş olan sıvı ortamdaki sıcaklığı çeker. Aydınlatma Lambası:Soğuk hava deposu veya soğuk odanın aydınlatılmasını sağlar. Isı Ayarlama Termostatı: İstenilen derece de oda soğukluğunu ayarlamamızı sağlar. Artık dijital termostatlar ile çok daha kolay ısı ayarlaması yapılabilmektedir.
Soğuk hava deposu çalışma prensibi kompresör tarafından basınçlanan soğutucu akışkanın yoğunlaştırıcı tarafından soğutulmasıdır. Aynı işlem devirdaim yapar.

Soğuk Hava Deposu Imalatı Nasıl Yapılır?

Soğuk hava deposu nasıl yapılır basit ve doğal bir şekilde anlatalım. Soğuk hava deposu projesi için yer tespiti, kullanım amacı, istenilen büyüklük gibi bilgiler edinilir. Yapımı için öncelikle proje çizimi gerçekleştirilir. Cihaz seçimi yaparken kullanım alanı iyi düşünülerek cihazları ona göre seçmek gerekir. Motoru, kapıları, dijital termostat, duvar için panel, fan motoru ve fanı temin edilir.
Malzeme üretimi ve tedarik işlemlerini tamamladık.
Hazırlanan fizibilite çalışmalarından sonra zemin paneli ayarları yapılır. Zemin izolasyonu: boyutları belirlenmiş panel soğuk odanın zemini ve duvarlarına standartlar çerçevesinde montajı yapılmalıdır. Bu işlemler sonrası kapı montajı yapılır. Soğuk odalar da seksiyonel kapı kullanılmaz. Soğuk oda yapan firmalar tarafından soğuk oda kapısı sürgülü çeşitleri daha çok tercih edilir.
Ve proje aşağıdaki adımlar izlenerek gerçekleştirilir. Eğer eksik veya tartışmaya açık bir konu varsa yorum olarak bizlere yazabilirsiniz.

Soğuk Hava Deposu Kurulumu

Soğuk hava deposu Kurulumu aşağıdaki adımlar izlenerek gerçekleştirilmektedir.
Başlıyoruz. Soğuk hava deposunun kurulacağı yer zemininin yalıtımı ve izolasyon işlemi gerçekleştirilir.
📷
Sonrasında ise soğuk hava paneli mantolama işlemleri gerçekleştirilir. Soğuk hava deposu imalatında soğuk hava paneli mantolama işlemi çok önemlidir. Panel bağlantı noktalarının sağlamlığı ve hava geçirmez özelliği korunmalıdır.
Soğuk hava deposu maliyeti panel kalitesi ile artar. Soğuk hava panel fiyatları sac kalınlığı ve poliüretan köpük yoğunluk derecesi ile değişir. Soğuk hava deposu maliyeti 2019 yılında artan demir fiyatları ile yükselmiştir.
📷
Soğuk hava deposu imalatı sonraki aşaması ise soğuk hava deposu motorudur. Soğuk hava deposunun motoru daha çok tavana monte edilmekte ve yerden tasarruf sağlanmaktadır. Soğuk hava deposu fiyatları motor büyüklüğüne göre artar veya azalır.
📷
Soğuk hava dolabı imalatında en çok dikkat edilmesi gereken ve en önemli parça motordur. Soğuk hava deposu üreticileri kondenser ve evaporatör olarak tercih etmektedirler.
Soğuk hava deposu kapısı montajı ile işlem devam eder. Sürgülü ve normal kapı olarak 2 çeşit soğuk hava deposu kapısı vardır. Kapı montajında soğuk havanın dışarı çıkmamasını sağlamak için özen gösterilmektedir.
📷📷
Soğuk hava deposunun bir sonraki aşaması ışıklandırılmasıdır. Genellikle kapı girişine anahtarı konularak yapılmaktadır. Soğuk hava deposu üreticileri daha çok floresan lamba tercih eder.
Soğuk hava deposu üretimi bir sonraki aşaması ise soğukluk derecesini gösterme ekranıdır. Bu cihaz dijital göstergeli ekrana sahiptir. Soğuk hava depo kapısı önünde görülebilecek bir noktaya yerleştirilir. Soğuk hava deposu fiyatları kullanılan malzemelere göre artış gösterebilir. Örneğin soğuk hava deposuna kamera kurulumu soğuk hava deposu fiyatlarını etkiler.
📷
Soğuk hava dolabı derece ekranının takılması sonucu kurulum tamamlanmıştır. Satılık soğuk hava deposu alınırken derece ekranının sağlam çalışır olduğundan emin olunmalıdır. Kurulum sonrası test işlemi yapılır.
Test işleminde soğuk hava deposu soğutma hızı, Soğuk hava deposu motor sesi, derece ekranı kontrol edilir. Soğuk hava deposu üretimi bitmiş olur.
Soğuk hava deposu fiyatları için arayınız..

Soğuk Hava Deposu Yapımı Hakkında 50 İPUCU

-Kapı kolu kilidi, aydınlatma, derece ayarlama, dış ünite, iç ünite ve aksesuarları uzun ömürlü olacak şekilde seçilmelidir.
-Soğuk hava depoları çalışma prensibi tüm soğutma sistemlerinde olduğu gibidir.
-Kargo ve lojistik şirketleri de soğuk hava deposu bulunan araba ile dağıtım yapmaktadır.
-Soğuk hava deposu arızaları veya ayarları için bizleri aramaktan çekinmeyin.
-Büyük soğuk hava depolarında insanlar günlük giysileri ile çalışamazlar. Bu ortamlarda çalışanların ayakkabıları, tulumu, elbiseleri, eldiveni ve montu vardır. Özellikle yeleği ve montları sonra diğer ekipmanları soğuğa dayanıklı olmalıdır.
-Soğutma sistemlerinde boru çapı hesabı akışkanın debisine göre yapılmaktadır.
-Soğuk oda boyutları 2m kareden başlayarak istenilen boyutlarda üretilmektedir.
-Bazı soğuk hava depoları -4 ve -18 derece soğuklukta kullanılırken bazı soğuk odalar +4 ve 5 derecelerde kullanılır. Bu soğuk odalarda buzlanma olması istenilen bir durum değildir. Bu sorun genelde fan arızasından kaynaklanmaktadır.
-Yönetmeliği, güvenlik talimatı ve kullanım kılavuzu kapıya mutlaka asılmalıdır. -Meyve sebze depoları için derece ayarları çok önemlidir. Donma tüm meyve ve sebzeleri çöp edebilir.
-Soğuk hava deposu elektrik maliyeti motor gücüne ve evaporatör sayısına göre değişir. Alanın hacmine göre evaporatör sayısı artar ve enerji sarfiyatı yükselir.
-Soğutucu akışkanı bitmiş tüplere gaz basma işlemi uygulanır.
-Derece göstergesi çalışmaması durumlarında ilk önce termostat kontrol edilmelidir.
-Enerji tüketimini düşürmek için iyi araştırılmış bir yer seçimi ile güneş enerjisi yardımıyla elektrik üretilebilir.
-Soğuk hava deposu ısı dereceleri belirli aralıklarla kontrol edilerek ısı kaybı hesabı yapılır. -Büyük işletmelerde ısı takip formu veya ısı takip sistemi ile kontrol sağlanır. Bu kontroller ısı yalıtımında bir kaçak veya ısı yükü hesabında hata olup olmadığını tespit eder.
-Soğuk hava deposu inşaatında iş güvenliği firmamız tarafınca hassas olduğumuz konulardandır.
-Soğuk hava deposu enerji tüketimi kompresör kaç kw elektrik tüketiyorsa o kadardır. Led aydınlatma ve termostat enerjisi buna dahil değildir.
-Soğuk hava deposu mimari projesi çizimi uzman ekibimizce yapılmaktadır.
-Soğuk hava deposu nemlendirme cihazı sayesinde dış üniteden gelen basınçlı su parçalanır. Bu milyarlarca parça sis haline gelir. Ve bu şekilde nemlendirme işlemi tamamlanır.
-Soğuk hava deposu örnek projeler eklenecektir.
-Projede ne kadar alan isteniyorsa yüksekliği ona göre ayarlanmaktadır.
-Soğuk hava deposu zararları arasında ürünlerde tad ve doğallığının kaybolduğu söyleniyor. Ürünler tüm doğallığını korumasa bile tadından hiçbir şey eksilmiyor.
-Soğuk hava depolarının içlerini kontrol edebilmek için izleme kameraları kurulumu yapılır. -Kapı önünde uyarı levhası bulundurmalı veya zil uyarı sistemi kullanılmalıdır. Bu sistem çalışanları ve işvereni korumaktadır. Aynı zamanda çalışma saatleri içinde ve dışında soğuk oda izlenebilir.
-Soğuk hava deposu raf sistemleri fiyatları rafların yüksekliği ve raf sayısına göre değişmektedir.
-Soğuk hava deposu ruhsat işlemleri belediyeden alınmalıdır. Herhangi bir kaza durumu için sigortası yaptırılmalıdır. Ruhsatı olmadan faaliyet göstermesi yasaktır.
-Soğuk hava deposu tarihçesi çok eskilere dayanmamaktadır. Geçmişte yaz mevsimlerinde soğuk muhafaza edilmesi gereken ürünler mağara gibi alanlarda saklanırdı.
-Soğuk hava deposu tesisatı teknik özellikleri ve teknik şartnamesi içeren evrak işletmenizde bulundurulmalıdır.
-Şok soğutma nedir? Şok odası içerisindeki ürünleri yüksek hızda -20 derecelere getirme işlemine şok soğutma denir.
-Soğuk hava deposu üreticileri arasında en uygun teklifi almak için bizleri arayabilirsiniz.
-Soğuk hava deposu soğutma yükü hesabı alanın hacmi ile soğutma sistemi performansı karşılaştırılarak yapılır.
-Soğuk hava deposu giderleri olduğu kadar getirisi de olan bir sistemdir. Kiralık olarak bir alan veya deponun tamamını vererek gelir elde edebilirsiniz. Projenizin planı çizilirken kiralık verme ihtimalini düşünmelisiniz. Kiralık ücretleri belirlerken depo hacmi ve kiralanan alan ile birlikte elektrik giderleri hesaplanmalıdır.
-Hava perdesi nemlendirici tarafından oluşacak damlaları gidermeye yarar.
-İnsanlar ufak bir pratik hesap yaparak ne kadar kar ederim diye düşünüyor ancak bilinmeyen sektörde hesaplar tutmayabilir.
-Soğuk hava deposu hava perdesi rezistansları istenilen ölçülerde rezistans üstüne sıkça sarılmaktadır.
-Soğuk hava deposu risk değerlendirmesi yapılmadan herhangi bir proje tasarımı veya çizimine başlanmamalıdır. Soğuk hava deposu risk analizi örneği için bir depo sahibinden fikir alabilirsiniz.
-Soğuk hava deposu otomasyonu ve hesaplama tablosu slayt ve excel formatında sayfanın altına eklenecektir.
-Soğuk hava deposu metrekare maliyeti 2000 tl ile 3000 tl arasındadır.
-Endüstriyel soğutma sistemleri geçtiğimiz iki yıl içerisinde artan bir grafik çizmektedir. Ancak soğuk hava deposu maliyeti 2018 ve 2019 yıllarından sonra artan demir ve dolar bazlı ihraç ürün ücretleri nedeniyle artış göstermektedir.
-Dünya üzerindeki kıtlık oranlarının azalması soğutma sistemleri faydaları arasındadır. Bu şekilde gıda ömürleri artmakta ve talep olmayan ürünler bozulmadan bekleyebilmektedir.
-Soğuk hava deposu firmaları arasında en uygun fiyatları almak için arayınız.
-Soğuk hava deposu ve soğuk oda sistemleri hakkında tez yazabilirim. -Soğuk hava deposu proje örneği çizimi yüklenecektir (dwg).

Sıkça Sorulan Sorular

Et soguk hava deposu kac derecedir?
- Eksi -5 Derece idealdir.
Evaporatör kapasite hesabı nasıl yapılır?
-Evaporatör büyüklüğüne göre belirlenen alan miktarı eğer büyükse 2 evaporatör kulanılır.
Soğuk hava deposu bakımı nasıl yapılır?
-Gaz basma hızı, yalıtımı, kapı kontrolü ile evaporatör kontrol edilerek yapılır.
Soğuk hava deposu nasıl kurulur, nasıl olmalı, nasıl yapılır?
-Hepsinin cevabı çok basit tüm yukarıdaki adımlar izlenerek kurulum yapılır.
Soğuk hava deposunda et ne kadar dayanır?
-Askeriyede duymuştum 1990 ve 2000 li yılların etlerinin yenildiği söylenmekteydi. Dondurulduğu takdirde bozulma olmaz.
Soğuk hava deposunda kullanılan gazlar?
-Soğutucu akışkan nedir adlı makalemizde detaylı şekilde anlatılmıştır.
Kaç derece olmalı?
-Muhafaza edilmek istenen ürüne göre derece ayarlanabilmektedir.
Devlet destekli hibe ve yatırım teşviki varmı, teşvikleri neler?
-Bayındırlık bakanlığı tarafından derecelendirilen şehirlerde kurulumunda 3 yıl vergi muhafiyeti, Kdv indirimi gibi yardımlar mevcut. Not: KDV ödemeleri iş bitirme belgesi sonrası verilmektedir.
Soğuk hava deposu işinde para varmı, karlımı, kaça mal olur, işi nasıl yapılır?
-Alın teri ile yapılan her işte para kazanılır. Karlımı? Sektöre hakim iseniz ve bütçeniz varsa kar edebilirsiniz. Kaça mal olur? Boyutlarına göre değişir detaylı bilgi için bizi arayabilirsiniz. İşi nasıl yapılır? Eğer sektördeki tüm işlere (kaynak, elektrik, gaz basma vb gibi) hakimseniz yapabilirsiniz.
Soğuk hava deposu kurulumunda dikkat edilmesi gerekenler?
-Proje tasarımı, depo hacmi net bir şekilde belirlenmelidir. Küçük gelmesi durumunda ekstra maliyet çıkarabilir.
Soğuk hava deposu ne kadar elektrik harcar?
-Motor gücüne göre ve evaporatör sayısına göre değişkenlik gösterir.
Soğuk hava deposu olan kargolar?
-Hangi kargo şirketleri bilmiyorum ama öğrenip buraya ekleyeceğim. Bazı kargo şirketleri cenaze taşımacılığı içinde soğuk oda kullanmaktadır.
İkinci el soğuk hava deposu sahibinden tercih edilmeli midir?
-3 yılı geçmemiş ikinci el soğuk hava deposu satın alınabilir.
Hizmet verdiğimiz iller: İstanbul, Ankara, izmir, Şanlıurfa, Isparta, Bursa, Çerkezköy, Çanakkale, Çorlu, Çorum, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, Hatay, Isparta, İzmir, Samsun, Şanlıurfa, Urfa, Usak, Van, Veliköy, Torsu, Orhangazi, Türkoğlu, Şanlıurfa çiçek, Ulubay, Ulutan, Vartolu, Veysel, Zeytinli, Zonguldak, Zozan, Bingöl, K.maraş, Kırkağaç, Konya, Adana, Uşak, Ova, Paflar, Antalya, Aydın, Mersin, Manisa ve diğer tüm ilçe ve illerdir. Tavsiye Yazı Kondenser Nedir? Ne İşe Yarar? Fiyatları Tavsiye Yazı Şarküteri Dolabı Fiyatları Tavsiye Yazı Reyon Dolabı İmalatı - Fiyatları
Sahibinden soğuk hava deposu - İkinci el soğuk hava deposu - Soğuk hava deposu motoru - Soğuk hava deposu projesi - Soğuk hava deposu İstanbul - Soğuk Hava Deposu kapısı- Soğuk Hava Depoları

https://www.uzmansogutma.com/soguk-hava-deposu-nedi
submitted by uzmansogutma to u/uzmansogutma [link] [comments]


2019.01.01 13:11 focabutikotel Foça otellerinde Kıyıyı özlemek cesaretiniz olmadıkça, adam yeni okyanusları keşfedemez

Foça otellerinde Kıyıyı özlemek cesaretiniz olmadıkça, adam yeni okyanusları keşfedemez. ~ André Gide

Foça otellerinde En iyi uygulamaların güvenli sığınağından uzaklaşmak, pazarlamacı olarak benimsemeyi öğrenmek zorunda olduğumuz korkudur.

Foça otellerinde Bilinmeyen bölgelerde ayak ayarladığınızda, korkutucu durumlar ortaya çıkar. Mart ayında firmamız kapılarını çevrelemek ve kapıları çevreleyen giriş sayfalarımızı tamamen kaldırmaya karar vermiştir.

Foça otellerinde Müşteri Sadakat Sanatıyla ilgili 10.000'den fazla kelime rehberi gibi kaynaklar tamamen açık bir şekilde tamamen yeniden tasarlanmaktadır.

Foça otellerinde Onun tepkileri onun düşünceleri ve kalitesi açısından şaşırtıcıydı, ama deneyi değerlendirmek açısından biraz bölündü: kurşun geni için herhangi bir e-kitap yok mu? Bu içerik pazarlama küfürüne benzer!

Foça otellerinde Yeterince komik, Copyblogger takım yorumlarını silmeye karar verdiğinde, son zamanlarda benzer bir bölünme gördü.

Foça otellerinde Bir kasırga dalgası hareket etmeye başladı, ancak şaşırtıcı bir trend fark ettim: yorumlar çoğunlukla aşağıdakiler temelinde yapıldı: Copyblogger için en iyisi değil, en iyi uygulamalar dı.

Foça otellerinde Online pazarlama, titiz testlerden ve düşünceli bakışlardan yararlanan bir alan, bazen en iyi uygulamaların çift kenarlı kılıcıyla yüzleşmek zorundadır. Test taktiklerini teşvik etmelerine rağmen, herkes için işe yarayan herkes için çalışmayabilir.

Foça otellerinde En iyi uygulamalar, yeniliği kendi başına yenilemeyi reddeden bir şirkette inovasyonu engelleyebilecek bir “reçete” tavsiyesini de teşvik eder - taklit, çiftin en samimi biçimi olabilir, ancak yenilik değildir.

Ancak, metagame'i dinlememize neden dikkat etmeniz gerektiğini bir göz atalım.

Pazarlama tavsiyesi reçete edilmemiştir
Foça otellerinde büyüyen şirketler hakkında çok şey bilen, dört kurucu ortağı olan ve daha fazlası için bir danışman olan bir erkek.

Son zamanlarda, birçok girişimcinin kaçırdığı önemli bir nokta olmuştur:

Foça otellerinde Çok fazla içerik, kanıtlanmış taktik, kural ya da bir şeyler yapmak için “doğru” bir yol vaat eden bir şey gördüm. Bununla birlikte, reçeteli taktiklerin belirli şirketler için ne kadar kötü olduğunu gösteren kanıtlar vardır (çok daha kötü!).

Foça otellerinde Bunu nasıl söylüyorum? Reçete olarak büyüme (materyaller dahil) hakkında okuduğunuz hiçbir şeyi almayın. Onu her zaman bir ilham merceğinden görüyorum. ~ Brian Balfour

Foça otellerinde Başka bir deyişle, gerçek anlamda sürdürülebilir büyüme, bağlama bağımlıdır ve asla tek bedenli bir şey değildir.

Foça otellerinde Ayaklarınızı emerken en iyi uygulamaların kopyalanması şiddetle tavsiye edilir. Ne yapacağınızı bilmiyorsanız, neden samimi ve güvenilir uzmanlardan tavsiye almıyorsunuz? Bu yüzden girişimciler gezegendeki en iyi okuyuculardan bazılarıdır (ya da vardır) - yıllarca formüle edilmiş yoğun bilgi, iyi bir kitaptan sadece birkaç saat içinde tüketilebilir.

Ancak, adam metagame Bun üzerinde obsessing durdurmak için gereken bir zaman var.

Foça otellerinde Rekabetçi oyunlarda, metagame en iyi oyuncular için mevcut olan en iyi uygulamaların ortamı olarak tanımlanır. Uzman, satranç oyuncularının ezberlemede oldukça iyi bir şey olabileceğini itiraf etti. Yeni başlayanlar için satranç üzerine pek çok kitap meraklı kitaplar gibi okunur.

Foça otellerinde sorun, bir başkasının inovasyonunu taklit ederek satrançta (ya da başka bir şeyde) asla mükemmel olmayacağınızdır. Dünyanın dört bir yanındaki satranç oyuncuları bu takıntıyı ezberliyorlar, çünkü bu yaklaşım sadece kopyalama hakkında hareketleri anlamakla ilgili değil.
Kaynak : https://www.foca1887otel.com/
submitted by focabutikotel to u/focabutikotel [link] [comments]


2018.11.19 22:16 bizimps PS4 NAT Türü Nasıl Değiştirilir / PS4 NAT Tipini Değiştirme

PS4 NAT Türü Nasıl Değiştirilir / PS4 NAT

Tipini Değiştirme

Arkadaşlarınızla çok oyunculu bir oyun ile ps4'te bir çevrimiçi oyun oynuyorsunuz ve aniden bağlantınız kesildi. Bazen çok fazla ping yapıyorsunuz ve bu oyunda ps4 üzerinde oynamaktan çok rahatsız oluyor. WiFi'nizi tüm ağ bağlantınızı ve çalışmanızı daha iyi bir şekilde kontrol ettiniz. Tüm bunların ardındaki problemin ne olduğunu merak ediyor olabilirsiniz ve daha sonra ps4 nat türünde başarısızlık sorunlarının olduğunu ve nat ps4 ya da nat tip 3 ps4 düzeltmesinin nasıl değiştirileceğini merak ettiğinizi öğrenebilirsiniz . Bu yüzden bugün size ps4'te nat türünü nasıl değiştireceğimizi ve nat ps4 partisini nasıl düzeltebileceğimizi göstereceğiz.

PS4 NAT Nedir?

Whatismyipaddress'e göre “Ağ Adresi Çevirisi (NAT), bir ağ aygıtının, genellikle bir güvenlik duvarının, özel bir ağ içindeki bir bilgisayara (veya bilgisayar grubuna) bir genel adres atadığı işlemdir.” IP sayısını sınırlamak için kullanılır. Bir ağda kullanılan adres.

PS4 NAT'ın Avantajları:

  1. NAT, genel IP adreslerini kaydeder.
  2. Müşteriye şeffaf.
  3. Nat iç IP adresini gizler.
  4. Daha az bilgisayar kaynağı tüketir.
PS4 NAT'ın dezavantajları:
  1. Nat, minimum kayıt hizmetleri sağlar.
  2. İnternet bağlantısı yapmak için NAT kullanabilmeniz için IP iletiminin etkinleştirilmesi gerekir.
  3. Çalıştırmak için bazı uygulamaları zorlaştırabilir.
📷

Ps4 NAT Türleri:

Esas olarak 3 PS4 NAT Türü vardır:

NAT tip 3 anlamı (kesin): Nat tip 3 ps4 ağdaki tam güvenlik duvarı gibi. PlayStation oyunları ve sohbet için uygun değildir. İndirmeler yapılabilir, ancak çevrimiçi oyunlar oynamak gecikme ve kararsız bağlantıya yol açabilir.

Bu, oyuncunun partide iletişim kurmasına izin vermeyeceği için en kötü ps4 nat türüdür. Ayrıca Ps4 DNS Hatalarına bakmak ve NAT'ı kontrol etmeden önce PS4 sunucusuna bağlı olup olmadığınızı görmek isteyebilir ve bugün doğal tip 3 ps4 düzeltme yapacaktır .

NAT tipi 2 anlamı (orta): NAT tipi 2 ps4 , PS4 indirmek ve çevrimiçi oyunlar oynamak için iyidir. Diğer uygulamalara güvenlik sağlar, ancak ps4 uygulamasının ağ kullanımını sınırlamaz.

Bu oyuncu oyun oynamak ve kolayca sohbet partinin tadını çıkarmak mümkün olacak gibi iyi bir ps4 nat türüdür.

NAT tipi 1 anlam (açık): NAT tipi 1 ps4 , PS4 için en iyisidir ancak güvenlik noktasında iyi değildir. DMZ'nin etkinleştirilmesi, tüm bağlantı noktalarının açık olması ve ağınızda güvenlik tehdidine yol açması ile benzerdir.

Bu ps4 nat türü, oyun oynamak için en iyisidir ama yönlendirici güvenlik amacıyla değildir.
Bu sorunlar, ps4 NAT dizgisi nedeniyle ps4'ünüzde adreslenir (Ağ adresleri çevirisi) Bu sorunu düzeltmek için ps4 nat türünü değiştirmeniz gerekir.
Bu yazıda, herhangi bir rahatsızlık duymadan çalışabilmek için nat ps4'ün nasıl değiştirileceğini size anlatacağım .

En hızlı DNS sunucusu bilmek için buraya tıklayın

PS4'te NAT tipi nasıl kontrol edilir

PS4'te NAT tipini kontrol etmek için aşağıdaki adımları izleyin:
  1. Ayarlara git.
  2. Şimdi Ağ menüsüne gidin.
  3. Şimdi bağlantı durumunu görüntüle seçeneğini tıklayın.
  4. NAT’ınızın durumunu ekranın alt kısmında göreceksiniz.
📷

Nat Türü Ps4 Nasıl Değiştirilir

Yani NAT ile ilgili sorunlarınız varsa, istediğiniz ayarlara değiştirebilirsiniz. Ama asıl sorun NAT türünü doğrudan ps4'ünüzden değiştiremezsiniz. NAT tipini değiştirirken, yönlendiricideki diğer ayarları değiştirmelisiniz ve bu ayar, yönlendiricilere göre çok farklı. Bugün, çoğu insan tarafından kullanıldığı için TP bağlantı yönlendiricisini kullanacağız.

PS4'te NAT türünü değiştirme adımları

Yani burada anlaşma kırıcı ve sorunun cevabı ps4'teki nat türümü nasıl değiştirebilirim ? PS4 cihazındaki nat türünü değiştirmek için bu prosedürü adım adım takip edin.
📷
Bu makalede, güvenli olan yöntemleri anlatacağım, böylece PS4 için bağlantı noktalarını açmaya gidelim.

Bağlantı noktaları ps4'e iletiliyor

İşte NAT tipini değiştirmek için PS4'te ileriye doğru atılacak adımlar.
  1. Yöneltici ayarlarınızı açın.
  2. Yönlendiricinin birçoğunda ileri yönlendirici olarak adlandırılan ayarı bulun , ayrıca bağlantı noktası yönlendirmesi olarak da adlandırılır .
  3. Şimdi özel bağlantı noktaları ekleyin.
  4. Aşağıdaki bağlantı noktalarını her iki yönde de TCP ve UDP'de açmanız gerekir :
📷
  1. Şimdi tekrar PS4 Nat tipinizi kontrol edin ve şimdi NAT tip 2'yi göstermelidir.
  2. Her oyunun iletilmesi gereken bireysel limanlara ihtiyacı olabilir ve gelecekte bu limanların bir listesini yapacağız.

PS4'te Nat Tipi Nasıl Değiştirilir?

  1. Ps4'te nat türünü nasıl değiştirebilirim? Sadece yukarıda belirtilen yönergeleri izleyin ve PS4 nat türünüzü istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.
  2. Ps4'te açmak için nat türünü nasıl değiştirebilirim? NAT tipi açık yapmak için yönlendiricideki DMZ'yi etkinleştirin ancak ağda güvenlik riskine neden olabileceğinden bu önerilmez.
  3. Ps4 siyah ops 3 üzerinde nat türünü nasıl değiştirilir? Her oyunun siyah ops için çalıştırılması amacıyla açılacak belirli portlara ihtiyacı var 3 port 1935.
  4. Mobil Hotspot PS4'te NAT tipi nasıl değiştirilir? Yönelticide DMZ'yi etkinleştirebilecek bazı uygulamalar vardır, ancak bunlar doğrulanmamıştır. İyi olan PC ile NAT tipini açmak olacaktır.
  5. Ps4 için NAT türü hangisidir? PS4'ün en iyi NAT türü kesinlikle NAT 1'dir ancak güvenlik nedenleriyle önerilmemektedir, bu yüzden diğer tüm en iyi alternatif NAT 2'dir ve tüm PS4 portlarının açık ve çalışır durumda olmasına izin verir.
  6. Açık bir NAT türünü nasıl alabilirim? Yönlendirici seçeneğinizde DMZ'yi etkinleştirerek NAT tipini açabilirsiniz.
  7. Nat type ps4 party sorunu nasıl giderilir? Yukarıdaki makalemize PS4'te Nat Type nasıl değiştirileceğine ve ps4'te nat tip 2'ye nasıl sahip olabileceğimize veya nat türlerinin nat türlerinin çözümüne yardımcı olacağından ps4'te nat tip 1'in nasıl alınacağına bakabilirsiniz.
  8. Ps4'te ps4 nat type 2 nasıl edinilir? Ps4 nat tür 2'yi almak için yönlendiricideki bağlantı noktasını etkinleştirebilirsiniz.
  9. Açmak için nat türümü nasıl değiştiririm? Nat tipinin Ps4'te açılmasını sağlamak için yönlendiricinizde DMZ'yi etkinleştirebilirsiniz.
  10. Nat türü ps4 nasıl açılır? Cevabı nat tipi PS4 nasıl açılacağını yönlendirici ortamda DMZ modu açmaktır.
  11. Sıkı nat türü ps4 nasıl düzeltilir? To sıkı nat tipi PS4 düzeltmek ya açık veya orta ya yani sizin PS4 nat türünü değiştirmek nat tip 1 PS4 veya nat tip 2 PS4 .
NAT tipine giriş
NAT, (Ağ adresleri çevirisi) anlamına gelir. Bu NAT türü, tüm aygıtların IP'sinin ağınıza bağlı genel IP adreslerine dönüştürülmesine yardımcı olur.
Ps4'te üç tür NAT vardır
PS4 NAT Tip 1 AÇIK: Ps4 NAT tip 1 açık NAt tipidir. Buradan internete doğrudan bağlısınız ve bu yöntemde çok düşük bir kopma şansı var. Bu NAT türünü seçerseniz, her tür NAT türü oyuncuyla bağlantı kurabileceğinden, ancak bu yöntem bazı güvenlik sorunları oluşturabilir. Bağlantınız açıksa, sorununuz farklı olabileceğinden, PS4'te Yerel Türü Nasıl Değiştirilir hakkında bu makaleye bakmak istemeyebilirsiniz.
PS4 NAT tipi Orta 2: In PS4 NAT tip 2 türü, PS4 diğerlerinden daha yavaş bağlantı bağlantı için yönlendirici ve bu NAT tipinde bağlanır ve ayrıca daha yüksek gecikme olacaktır. Bu yöntemin avantajı, bu orta tip NAT bağlantısında oyuncuların çoğuna bağlanabilir. Yine de, bağlantı sorunuyla karşılaşırsanız, bu makaleyi görebilirsiniz. Bazı türler için belirli portların nasıl açılacağı hakkında PS4'te Nat Type nasıl değiştirilir.
Ps4 NAT tip 3 Strict: Ps4 NAT tip 3 , NAT bağlantı tipinin en zor kısmıdır çünkü ps4'ünüz internete yönlendiriciyle bağlanır ve bağlantı kesilmesi olasılığı çok yüksektir ve açık tip bağlantıya sahip olan kullanıcılara bağlanabilir. Bu bağlamda, ps4'ünüzün işlevlerinin çoğu çalışmayabilir. Nat Type nasıl değiştirilir PS4, partiye ve oyuna bu nat türündeki bağlantı ile ilgili olarak çok sıkı bir şekilde ps4 nat türüne bakan kişilere yardımcı olmak için tasarlanmıştır.
Nat Type Ps4'ü nasıl değiştireceğiniz konusunda bazı yöntemler aşağıda verilmiştir. NAT tipi PS4'ün nasıl değiştirileceği konusunda hala bir sorunuz varsa aşağıda yorum yapmaktan çekinmeyin. Diğer ps4 hatalarınız varsa , Ps4 yardım sayfamıza bakmak isteyebilirsiniz .
submitted by bizimps to u/bizimps [link] [comments]


TAVSİYE 4 KİTAPTAN BİRİNCİSİ 'KURAN-I KERİM' & NUREDDİN YILDIZ TAVSİYE 4 KİTAPTAN İKİNCİSİ 'İLMİHAL' & NUREDDİN YILDIZ ... Dünyanın En iyi 10 LED Televizyonu (TV) Tavsiye edebileceim en iyi 4 mobile oyun - YouTube 7 GÜNDE Boy Uzatan 4 Önemli Tavsiye - YouTube Tavsiye Serisi-4  Film Tavsiyesi 4 Büyük ayetlerin ilk 10 ayetleri RUKYE çok İyİ herkese tavsiye ederim İKİ KİTAP TAVSİYESİ... & NUREDDİN YILDIZ 2019’da izlediğim EN İYİ 19 FİLM - YouTube Hadise - Tavsiye (Tavsiye)

Dere Pastanesi - Çankaya - 2558 ziyaretçidan 69 tavsiye

  1. TAVSİYE 4 KİTAPTAN BİRİNCİSİ 'KURAN-I KERİM' & NUREDDİN YILDIZ
  2. TAVSİYE 4 KİTAPTAN İKİNCİSİ 'İLMİHAL' & NUREDDİN YILDIZ ...
  3. Dünyanın En iyi 10 LED Televizyonu (TV)
  4. Tavsiye edebileceim en iyi 4 mobile oyun - YouTube
  5. 7 GÜNDE Boy Uzatan 4 Önemli Tavsiye - YouTube
  6. Tavsiye Serisi-4 Film Tavsiyesi
  7. 4 Büyük ayetlerin ilk 10 ayetleri RUKYE çok İyİ herkese tavsiye ederim
  8. İKİ KİTAP TAVSİYESİ... & NUREDDİN YILDIZ
  9. 2019’da izlediğim EN İYİ 19 FİLM - YouTube
  10. Hadise - Tavsiye (Tavsiye)

Ücretsiz Boy Uzamasını Etkileyen 5 Faktör E-Kitapçığını İndir: https://goo.gl/usyhWh 7 günde boy uzatan 4 önemli tavsiye verdiğimiz içeriği izlediniz. Eğer m... Fam TV'nin yeni videosuna hoşgeldiniz. Artık her salı attığımız öneri videolarından birisi ile karşınızdayız. Umarım videomuz hoşunuza gitmiştir. Videoyu beğenmeyi ve abone ... Herkes bir hikaye anlatıyor. Herkes kendi hikayesinin peşine düşülmesini istiyor. Bunu en iyi başaranlar da genellikle sinemacılar oluyor. 2019’da çeşitli ka... 4:37 50+ videos Play all Mix - Hadise - Tavsiye (Tavsiye) YouTube Sezen Aksu - Levent Yüksel - Sertab Erener - Aşkın Nur Yengi - 2010 Kral Türkiye Müzik Ödülleri - Duration: 7:59. Videomuzda Dünyanın En iyi 10 LED Televizyonu (TV)'nu sizlere tanıtacağız. Dilerim beğenirsiniz. İyi Seyirler. 50+ videos Play all Mix - 4 Büyük ayetlerin ilk 10 ayetleri RUKYE çok İyİ herkese tavsiye ederim YouTube Bu Rukye Yaka Yaka Ifritleri Eritir yok Eder Biiznillah Çok Faydasını gördüm ... Zamanımızı en iyi şekilde nasıl değerlendirebiliriz? ... 4:19. Sosyal Doku ... Gençlerin öncelikli olarak hangi kitapları okumasını tavsiye edersiniz? - Duration: 5:23. Furkan TV 16,451 ... Abone ol like at TAVSİYE 4 KİTAPTAN İKİNCİSİ 'İLMİHAL' & NUREDDİN YILDIZ - Duration: 4:09. Muvahhid Mü'min 15,937 views. 4:09. Dr. Ebubekir Sifil l Tefsir Kitabı Tavsiyesi - Duration: 3:26. Dersin tamamı için: https://youtu.be/M6Q3F78CXeg [ SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZI DA TAKİP ETMEYİ UNUTMAYIN ] Facebook: https://www.facebook.com/muvahhidmuminn/ ...